İnternet düzenlemesi md.9/A

23.02.2014 10:04:40
A+ A-

İnternet yayınlarının kişi hak ve hürriyetlerinden özel hayatın gizliliği ilkesi ile sıkı sıkıya bağlı olduğu bir gerçektir.

Tabi ki bu düzenlemelerin yapılamasındaki amaç kamu otoritesine güç kazandırmaktan ziyade kişi hak ve hürriyetlerinin korunmasını sağlamaktır.

Bu bakımından öncelikle 5651 sayılı yasaya eklenen md.9/A'yı incelemek gereklidir.

İlgili kanuna eklenen md.9/A özel hayatın gizliliği ve korunması ile ilgili olarak hakkın ihlal edilmesi halinde TİB' e doğrudan başvuru yapılarak hukuka aykırı içeriğe erişimin engellenmesi söz konusu olabilecektir.

Başkanlık, kendisine gelen talebi ilgili birime gönderecek ve erişim sağlayıcılar bu tedbir kararını en geç 4 saat içersinde yerine getirecektir. Ancak söz konusu bu durum sadece özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın hakkında uygulanacaktır. Tabi ki, bu yetki keyfi olarak kullanılmaz. Şöyle ki, bu yetkinin kullanılması ile verilecek tedbir kararı talepte bulunanın talepte bulunduğu andan itibaren 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunması ve sulh ceza hâkiminin de 48 saat içerisinde kararını açıklayıp doğrudan Başkanlığa göndermesi gerekiyor. Aksi halde tedbir kendiliğinden kalkar.

Dikkat edilmesi gereken md.9/A'nın son fıkrası olan 8'inci fıkrasıdır: "Özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde doğrudan başkanın emri üzerine erişimin engellenmesi Başkanlık tarafından yapılır."

Gecikmesinde sakınca bulunması hali her somut olaya göre nasıl değerlendirilecek, kim değerlendirecek ve hangi kriterlere göre değerlendirilecek? Bu ibare idarenin keyfi hareket etmesine zemin hazırlayacak bir ibaredir.

Burada başkanlık doğrudan müdahale gerçekleştirmektedir. Ancak kişi alınan idari kararın yanlış olduğunu düşünüyorsa sulh ceza mahkemesine başvurabilecek. Aksi halde Telekomünikasyon İletişim Başkanı tarafından verilen emrin infazına bir yargı kararı onayı olmaksızın devam edilebilecek.

Olması gerek kişinin hak ve hürriyetini kısıtlayan bir idari kararın yargı merciinin onayına sunulmasıdır.

Hüküm, düşünce açıklaması, özel hayatın gizliliği ve basın hürriyetinin özünü zedeleyeceğinden ve Anayasa' da öngörülen sınırlama usulüne ters düştüğünden (24 saat içinde onay 48 saat içinde karar) Anayasa' nın md.2, 13, 26' ya aykırıdır.     



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.