scorecardresearch.com

500 mg?lık Apranax

18.11.2012 11:59:56
A+ A-

Koyulduğumda yola Cumartesi'ydi ve istiklal Caddesi olanca ateşiyle yanıyordu.
Cumartesi ateşiyle.
Kapitalizmin dayatması ve büyük çoğunluğun olumlamasıyla flört ve aşk gecesiydi.ve girerken kışa acele etmek gerekti sevgili bulmakta.
...
Bu akşam kapitalizmin ritüelinin aksine Huzurevinde geçirilicekti.
Mustafa Kaplan, Tülin Özen Aytül Hasaltun ve Lesli Karavil'in performansı vardı.
Barınyurt'a gidecektik.
Galata'nın çıkmaz sokağına.
Galata'nın en sessiz sokağına.
Kimsenin yerini bilmediği belki de bilmek istemediği huzurevine.

Video ile başladık geceye, Galata esnafı ile kısa ropörtajlarla.
Sormuş Mustafa, esnaflara Barınyurt'u biliyormusunuz diye.
Birkaçı hariç çoğunluğu hiç bilmiyor, Barınyurt'u
Başındaki bar kısmından alıp bar zannedeninde olduğu cümleler döküldü ağızlardan.
Üstelik 35-40 senelik esnaf oldukları halde.
Ne Barınyurt'un kendisi bilinmek istiyordu
Ne esnaf bilmek istiyordu belki de.
Kimse suçlu değildi aslında
Oysa orası Yahudi yaşlıların kaldığı bir huzureviydi sadece
Bir kısmı alzheimer
Bir kısmı diyabet
Bir kısmı düşkün.
Herkes görünür olmaya çalışırken onların görünmemesi.
Uzatmayayım ama gerilimi anlatmak içinde söyleyeyim
Biz ne kadar mesul tutulabilirsek Roboski'den Dersim'den, onlarda o kadar mesul tutulabilirdi Filistin meselesinden.
Ama tutuluyorlardı işte günlük hayatlarında.
Ve herşeyden öte Yahudi olmaları yeterliydi
Sanki bütün Yahudiler birmişcesine
Aynı fikre zikre inanırlarmışcasına
Bütün Türk'lerin bir olduğunu zannetme hali gibi
O ülkenin iktidarı kimse, herkesi onlardan zannetme hali.
Benimse hala aklımda, 5-6 sene kadar önce 28 İsrailli pilotun Gazze'yi bombalamayı reddettiği.
Hala aklımda Telaviv'deki dev Barış mitingleri.
Bu olabilir mi kendi ülkemde, polislere sendika dahi kurdurtulmuyorken.
Roboski'yi bombalamayı rededecek bir pilot.
İkinci bir adı daha var günlük hayatında başına birşey gelmesin diye. Türkçe bir ismi daha var, dün akşam performanstan sonra oturup iki çift laf ettiğim arkadaşımın.
Bana anlattıkları yenimiydi benim için.
İnsan niye ikinci bir isim takmak zorunda kalır ki.

Hepimiz biliriz ve genelde dalga geçilir çağdaş performanslarla
Orada ve burada, her yerde.
Dalga geçen değil, dalga geçilen de mesuldur bu durumdan aslında.
Bense  sahnedekinin hayatıyla, sahnede söyledikleri arasında tutarlılığa da bakarım,
Sahneden söylediğine inanıyor mu acaba diye,
ki inanmadan yapsa dahi inanmadığını da anlatabilmelidir diye.
Basit bir tutarlılık aradığım...

Dün akşam tutarlılık şahikasıydı benim için
Geçirebilecekken Cumartesi gecesinin başka başka mekanlarda.
Kimse onlara niye bunu yapıyorsunuz ya da yapmıyorsunuz dememişken, demiyorken.
Sessizce ve kimsesizce.
Huzurevinde kalanların ne bir gram üstünde ne de altındaydılar.
Dans ettiklerinde her yaşlıyla, kendileri için değil onlar için dans ediyorlardı..
Ve hepimiz biliriz ki huzurevi, sonsuz huzuru aradığımız yerdir
Artık 'tamamlanmıştır' yapacaklarımız.
Bekleriz sonsuzluğu.
Bu haliyle naifliği hakeden nadir performanslardan biriydi benim için
Profesyonellik, ruhla ve naiflikle hemhal olmuştu.
Birçok performansda yapılmaya çalışılan seyirciyle etkileşimli işlerin belki de en başarılılarındandı
Yaşlı insanların 'pervasız' rahatlığı, sahneye inceden inceye lafatmaları oyunu bozan değil yapandı.

Biz kaskatı dolaşırken günlük hayatımızda ve bazen böyle performanslarla bazen terapilerde tedavi olmaya çalışırken onlar çoktan aşmışlardı bunu.
Sizin dans etmeye, kendiniz olmaya ve ya herneyse ona dair her türlü aforizmanız veya biliminiz anlamsızdı orada
İstedikleri gibi oynadılar
İstedikleri gibi sözlerinin söylediler.

Ve konuştuk gecenin sonunda
Bir marangoz kendine marangoz demekte sorun görmüyorken
Siz neden hala sanatçı demezsiniz kendinize diye...
Sistem öyle bir yüceltiyor ve ulaşılmaz kılıyor ki sanatı ve sanatçıyı; sanatçı olan dahi ben sanatçıyım diyemiyor kendine.
Bu ulaşılmazlığın üretimleri 'pahalı' ve 'alınamaz' piyasayı oluşturuyor işte.
Sanat sadece burjuvaziye aittir hissiyatını yaratıyor.
Piyasa değerleniyor böylelikle.
Ne sanat ne de aşk ulaşılmaz değildir benim için.
Gökyüzünde, tanrıların arasında gezinen birşey değildir o
Yeryüzüne inmelidir ve aslında yeryüzündedir de.
Ve sizin bu akşam yaptığınız budur
Hepimizi iyileştirdiniz
Kendiniz dahi
Sanat iyileştirir.
500 mg'lık Apranax gibi ruhumuzun ağrı kesicisidir
onlar Picasso'nun Guernicasıydı dün gece.
Sartre'ın Halkın Günlüğü gazetesinde bir makale
Ahmet Telli'nin soluk soluğa şiiriydiler benim için
ve söylendiğinde finalde şarkı
ezgileri ve sözleri tüm inasanlığa aitti.
Sanat da yeryüzünde.
Sanatçı da...

500 mg'lık Apranax from Kemal Bozkurt on Vimeo.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.