scorecardresearch.com

Ankara?nın temiz sevdası

22.05.2013 02:31:00
A+ A-

Hep Ankara'ya sevdalılar konuştu Ankara dinledi. Bu sefer Ankara konuşuyor, öyküsünü anlatıyor sevdalılarını anlatıyor.

İlk aşklar unutulmaz derlerdi ya hani. Doğru mudur bilmem ama. İlk sevgili Ankara'ysa unutulmazmış aşk. Gök gürültüsü, sağanak yağışlar derler ya hani, yalanmış bunlar, şimdi anladım, Ankara bu zamanlarda arkasından ağlarmış sevdiklerinin.

Hep karşılıksız sevmiş Ankara, hep çıkarsız. İnsanı insan olduğu için sevmiş Ankara. Sevgisinin mayasında isyan varmış, isyanının mayasında güzel günler varmış ve bu güzel günleri elde etmek için sevdiği yiğitleri varmış.

İlk ne zaman sevdin diyorum Ankara'ya susuyor. Gözlerinde bir umut parlıyor o an. Belli ki susturulmaya çalışılmış dili çözülecek gibi oluyor. Ama konuşmuyor. Belli ki ilk sevdaya çok önceleri tutulmuş, ama konuşmuyor, konuşamıyor.

İlk ne zaman ağladın diyorum, çok uzun zaman önceydi hatırlamıyorum diyor. O an büyüleyici ihtişamıyla ayağa kalkıyor, Ankara'nın üstünü sisli gözler gibi bulutlar sarıyor, gök gürültüleriyle sanki yer yerinden oynuyor, eskiden kalmış bir takvime götürüyor beni sararmış takvim yaprağı 6 Mayıs 1972'de kalmış. Hiç durmadan ağladığım gündü işte bugün diyor. Mayıs'ın sıcaklığında, baharın güzelliğinde ağladım hüngür hüngür diyor. Ve Ankara'yı o gün gözyaşlarımla boğmak istedim, ama yapamadım diyor. Kelimeler tıkıyor boğazını konuşamıyor gözlerinden dökülüyor yaşlar sağanak sağanak Ankara'nın üstüne.

Ankara'da bir Deniz'imiz vardı biliyor musun diyor. Çok yer Gezmiş ama en çok Ankara'yı sevmiş diyor. Aldılar Deniz'imi elimden, sevdamı aldılar elimden işte bugün diyor. Susuyor.

Ankara'nın kavurucu sıcaklarıyla sevdiklerine umut oluyormuş Ankara, şimdi anladım bunu da. 80'li yılların kış günlerinde Mamak'ı ısıtmış o an Ankara bir Eren gücüyle. Sevdiği bir Erdal varmış Mamak'ta hücresinde üşüyen, ısıtmış Mamak'ı Ankara, ısıtmış hücreyi Ankara ve ısıtmış Erdal'ı. Güzel günler gelecek diye umut olmuş Mamak'a. Lakin onu da almışlar ellerinden 13 Aralık 1980'nin karanlık gününde.

Ve şimdi diyor Ankara, bugünden umut olup görünürüm sık sık onların yattığı yere, üşüyorlarsa ısıtırım, susuyorlarsa gözyaşı dökerim üzerlerine. Sokaklarıma onların isimlerini vermeseler de ben hep seveceğim sevmeye devam edeceğim diyor. Sen de biliyorsun ki Ankara'nın sevdası çıkarsız, karşılıksız olur çünkü.

Ankara hep kucak açmış bağrına gelen insanlara. İlk başlarda hep sevmiş karşısına çıkan insanı, lakin sevdiği insanları ellerinden alan insanları da sevmiş ilk başta. Şimdi diyor ki unutamadığım insanlar gibilerini seviyorum, hep sıcak kucağımı onlara açıyorum. Onlar gibi düşünenlerden selam götürüyorum sürekli onlara.

Çektiği onca acıya rağmen sevmeye ve direnmeye devam ediyormuş Ankara. Göğüs kafesine sığmasa da çoğu zaman öfkeli yüreği, kendini dizginlemeyi öğrenmiş acılarından Ankara.

 Ve diyor ki seviyorum göğsümde yaşayan yoksullarımı, gökyüzünün maviliğine topaç fırlatan çocuklarımı, kirlilikten yoksun en masum bebelerimi, amele pazarında 'sahip'ini bekleyen köleler gibi duran işçilerimi, seviyorum güzel günler getirecek olan yoldaşlarımı.

Bakma diyor adımın kara olduğuna, aslında unutmaz Ankara haksızlığı. Adımı karaya çıkaranlar kendi suçlarını sürekli üstüme attıklarındandır, adımın karalılığı diyor. Selamını söylerim sevdalılarıma diyor kalkıyor yerinden. Sanki bunca yıldır çektiği acılar bir bir dökülüyor yeryüzüne, yer kabuğu durmaz oluyor sarsıntıdan. Ve Ankara'nın üstünde gecenin karanlığında yıldızlar görünüyor tekrardan.

Ve Ankara tekrar görüşmek dileğiyle deyip sıcacık sarılıyor bana görünmez oluyor bir anda karanlıkta.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.