scorecardresearch.com

?Demiri demirle dövdüler; biri sıcak biri soğuktu. İnsanı insanla kırdılar; biri aç biri toktu.?

16.06.2013 01:49:46
A+ A-

Gezi Parkı'ndaki vatandaşlara karşı tekrar başlayan şiddetin; polisle vatandaşı yine karşı karşıya getiren ve ortalığın daha da karışmasına neden olan olayların tek sorumlusu; düşmanca yaklaşarak gerilimi her söyleminde artıran...

Daha önceki açıklamasında "...onlar Taksim'e 20 bin kişi mi çıkardı ben de 200 bin, 250 bin, 500 bin kişiyi Kazlıçeşme'ye çıkarırım. Ben de bunu yaparım ama yapmıyorum" diyen, ne ki düzenlediği Ankara mitingiyle dediğini gerçekleştiren, İstanbul mitingiyle ise gerçekleştirecek ve öyleki gerilimi, toplumsal kaosu artıracak olan bu tavrıyla provokatörlüğe kat be kat terfi eden AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dır! 

Bu yaklaşım değil, yüzde elliye tekabül eden seçmenini etkileyebilecek güce sahip bir ülkenin başbakanına, birkaç kişi üzerinde etki edecek sıradan bir kimseye bile yakışmayacak bir tavırdır.

Düşmanca bir tavır!

Yalnız kendisine oy veren insanların başbakanı olduğunu bir kez daha ortaya koyan Başbakan Erdoğan, günlük siyasetin peşinden koşmaktadır.

Meşruluğuna gölge düşüren iktidarını devam ettirmenin hesabı içindedir.

Erdoğan, "Seçimle gelen seçimle gider" diyor. Doğrudur; ama demokrasinin salt seçim olmadığını idrak edecek bir bilince ne yazık ki sahip değildir!

Ya da ülkenin bir totaliter rejime döndüğünün farkındadır ama bunu değil seçmenine, kendine bile itiraf edememenin sancısını yaşamaktadır.

Kendisiyle çelişmektedir!

Kendisiyle savaşmaktadır! 

Bugün ülkede böyle bir kaos yaşanmasının nedeni de Başbakan Erdoğan'ın bu ruh dünyasının yansımalarıdır.

Ve öyle görünüyor ki partisinde ona dur diyecek tek bir insan dahi bulunmamaktadır. Her şey onun iki dudağı arasından çıkacak sözdür.

Bu noktada ne Vali'nin, ne emniyet müdürünün ne de bir robot haline getirdikleri ve itibarına gölge düşürdükleri polisin birebir sorumluluğu vardır. Onların en büyük sorumluluğu böylesine bir baskı ortamında iktidarın bu insanlık dışı uygulamalarına karşı insaniyet namına istifa etmemeleridir. Ve onlar da bir çelişki içindedirler! 

Asıl sorun ülkenin diktayla yönetilmesidir; tek adam rejimidir.

Birden fazla insanın ölmesinin, binlerce insanın yaralanmasının, pek çok insanın görme duyusunu kaybetmesinin, bir polisin şehit olmasının vebali bugünkü hükümet yetkililerinin boynundadır.

Hiç kimse demiyor ki iktidar mitinglerini düzenlemesin. Meydanlara, sokaklara çıkan halkın nasıl ki anayasal hakkını kullanma hakkı varsa ki, b
ugün bu demokratik haklarını kullandıkları için şiddete maruz kalıyorlar...

Diğer siyasi partilerin, sendikaların, sivil toplum örgütlerinin olduğu gibi iktidarın ve yandaşlarının da meydana çıkma hakkı vardır.

Ama iktidar bu hakkı 20 gündür bir direniş gösteren insanların karşısına, galeyana getirmeye çalıştığı seçmenlerini çıkararak kullanmaktadır.

Bu doğru bir şey midir?

Hükümet ülke geneline yayılan eylemleri anlamak, meydanlara inen halka kulak vermek yerine kısasa kısas usulüyle bir savaşı tetiklemeye çalışmaktadır.

Böyle bir yaklaşım bölücülüğün de daniskasıdır.

Bunun başta iktidar partisi olmak üzere tüm parti ve yandaşlarının ve halkın farkında olması gerekir.

"Demiri demirle dövdüler; biri sıcak biri soğuktu. İnsanı insanla kırdılar; biri aç biri toktu." Pir Sultan Abdal 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.