scorecardresearch.com

Hoşça kal Efsane

17.01.2013 21:19:19
A+ A-

             Hayata başladığında daha 2 yaşında babasını kaybetti. Babasını kaybetmek ve onu tanımadan büyümek bir çocuk için en büyük travmalardandır. Çocukların ilk örnek aldığı ve ilk kahramanıdır baba. Dul kalmış ve maddi yönden yeterli olmayan bir anne ile kalakalmış bu hayatta.  3 yaşında ise soba üzerinde kaynayan su üzerine dökülmüş ve beklide ileride hayatını değiştirecek bir şeye neden olmuştu bu olay. Bu olaydan sonra 5 kez ameliyat olmuş ve en sonunda bir tanıdığının vasıtasıyla Vehbi Koç tarafından yurt dışında ameliyat ettirilmişti. Galatasaray lisesini kazanmış çok fazla geliri olmayan dayısı tarafından bir şekilde okutulmuştu. Sonra üniversite hayatı ve Abdi İpekçi ile tanışıp gazetecilik hayatına girmişti. Bir nevi Abdi İpekçi sayesinde Koç holdingde çalışmak yerine bu büyük kariyere sahip oldu. İşte bu adam yani M. Ali Birand gazetecilik  hayatına bir efsane olarak veda etti.

Bir efsane bu dünyadan geçerken arkasından büyük başarılarla dolu bir hayat bıraktı. Saddam Hüseyin den  Gorbaçov'a, Arafat dan  Mitterand'a  kadar bir çok dünya lideriyle röportajlar yapmış, kitaplar, tv programları  ve belgeselleriyle bu kariyerini zirveye taşımış bir isim Birand.

Her akşam haber bültenlerinde izlediğiniz o enerjik, sempatik yüzlü ihtiyarın ölüm haberini almak gerçekten zor ve acı. TRT yıllarında diğer spikerlerin ağdalı Türkçesine karşın onun pek ağdalı olmayan Türkçesiyle sunduğu  32. Gün programı ile tanıdım onu. Ayda bir kez yayınlanan bu programın konukları her zaman kalbur üstü kişiler oluyor ve bizleri ekrana çiviliyordu deyim yerindeyse. Son olarak haber sunarken seyrettim onu. Her ne kadar dil sürçmeleri ve gafları olsa da  o güzel enerjisi ile bizleri yine bağlıyordu kendine. Öncelikle gazeteciydi ve bu tutkusu onun başına türlü belalar salıyordu. Saddam Hüseyin ile görüşmesi habercilikti ama  Abdullah Öcalan ile röportaj yapması kabul edilemezdi.  1988 de Bekaa vadisinde o güne kadar hiç kimseyle konuşmayan Öcalan M.Ali Birand'a  konuşmuştu. Milliyet gazetesi o gün toplatılmış röportajın yayını da yasaklanmıştı. M.Alİ Birand bu röportajdan sonra askerle arasının hiçbir zaman düzelmediğini yazmıştı kendi hayatını anlatırken.

Bülent Ecevit'in deyimiyle Kürt sorunu dokunana yapışıyordu ve sadece gazetecilik yapan bir adama da yapışmıştı artık bu sorun. Yapılan bu röportajdan sonra birde andıçlanmıştı. Dönemin kudretli paşaları olan Çevik Bir ve Erol Özkasnak tarafından yollanan sahte belgede PKK'ye destek karşılığında para aldığı ileri sürülmüş ve bundan dolayı gazetedeki işinden olmuştu. İşten olmak bir yana belki bu röportaj yüzünden hayatından da olacaktı . Çünkü bizzat dönemin ünlü celladı Yeşil tarafından takip edildiğini açıklamıştı.

Bu röportaj hala yakasını bırakmamış anlaşılan. Sosyal medyaya baktığımızda daha dünyayı araştırmadan yoksun ve gazeteciliği bilmeyen trollerin açtığı taglar ile yerden yere vurulması bir yana hakaret ve küfürlere maruz kalıyor. Nitekim bu cahil ırkçı kesimin yazdığı tweetler binlerce retweet alıyor. Biz onları Van depreminde de gördük. İnsanlık daha o gün enkaz altında kalmış ve anlaşılan hala o enkazdan çıkamamış.

Kim ne derse desin hak hukuk bilen herkes Birand'a hakkını teslim ediyor ve varsa hakkını helal ediyor.

Hoşça kal Efsane.

Kaynak :

Kendi kaleminden Biran .

deniz0110@gmail.com



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

BAŞIMIZ SAĞOLSUN -

Hergün haberlerde izlediğim insanın şimdi olmaması çok anlamsız ve üzücü.. Yinede arkasında büyük bri gazetecilik mirası bıraktı..umarım bu mirasa sahip çıkılır

0 1
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.