scorecardresearch.com

Yoksa herşey kader mi? Ev Sahibi...

05.07.2013 21:06:06
A+ A-

Baştan söylemek gerekirse, eğer kafa karıştırıcı, yaz gününde biraz beyin jimnastiği yaptıracak, kaderi, kısmeti yargılamaya yönlendiren bir kitap okumak istiyorsanız hoşgeldiniz!!

 

Hürriyet Gazetesi'nde keyifli yazılarıyla tanıdığımız Gazeteci-Yazar Onur Baştürk'ün ''Ev Sahibi'' adlı kitabının tanıtımını okur okumaz, polisiye ve gizeme meraklı bir okur olarak ''bugünlerde almam gereken kitap galiba bu'' dedim.

 

Şimdi çok da sürprizleri bozmadan, ufaktan ufaktan kitaba girmek gerekirse, aslında iki ana karakter ve birçok da renkli yan karakterle örülü bir kitap ''Ev Sahibi''... Asıl karakterler olan Sırma ile Selma'nın birbiriyle örtüşen tek ortak yanı her ikisinin de hostes olması. Onun dışında uzaktan yakından bir benzerlikleri olmayan Sırma ile Selma, adeta Ying ile Yang gibi...

 

Önce Sırma'yı, sonra giderek Selma'yı tanıyoruz kitapta... Bu arada, hiç ortak yönleri yok demişken burada bir parantez açmak gerekirse, bir de aslında hiç dışarıdan göründükleri gibi olmamaları, gizemli olmaları bir başka ortak yönleri diyebiliriz.

 

 

          

 

 

 

-İlginç karakterler karnavalı

 

Bu karakterlerden en ilginci Stephen King romanlarındaki karakterler misali gelecekte olacakları gören ve insanları uyaran Sırma... Bu niteliği sayesinde bir de ''kayıt defteri'' tutan Sırma, hikaye ilerledikçe öyküdeki ağırlığını hissettiriyor.

 

Selma ise en şaşırtıcı karakter bu kitaptaki... Zaten meşhur ''Ana Yemek'' isimli seks partisine de onun sayesinde tanık oluyoruz. Bir nevi Gündüz Güzeli Selma, ama bu iki kutupluluk onun başının en büyük derdi haline geliyor ilerleyen sayfalarda...

 

Geniş bir karakter örgüsüne sahip bulunan kitapta, tanıtılan karakterler hikaye ilerledikçe birbirine bağlanıyor ve girift ilişkiler içine giriyor.

 

Avrupa Sineması'nda ve son yıllarda da Hollywood Sineması'nda görülen karakter zenginliği ve daha sonra aslında bu karakterlerin hepsinin birbiriyle ilintili, aynı hikayenin parçası çıkmalarına ''Ev Sahibi''nde de sıkça rastlıyoruz. Birbiriyle kesişen hikayeler, kitabın asıl teması etrafında da böylece şekilleniyor zaten...

 

 

 

           

 

 

-Herkes kendi kaderini çizer

 

Hikayenin içine girdikçe, bu nefes farklı, birbirinin içine geçmiş öykülerin nerede sonuçlanacağına ilişkin merakı da artıyor okurun... 

 

Sonlara doğru kitabı elinden bırakmak giderek zorlaşıyor ve asıl temaya geliniyor: hayat bir kader midir, yoksa açılan her kapının anahtarı aslında bizim elimizde midir? Ya da bir başka deyişle aslında ''yazılmış'' denilen kaderi bizler değiştirebilir miyiz?

 

Yaşamlarımız aslında bizim seçtiklerimiz midir? Yoksa zaten sonu başından belirlenmiş bir senaryonun oyuncuları mıyız?

 

Özellikle sonundaki sürprizi kesinlikle bozmadan kitabı bitirseniz de birkaç gün boyunca hala kafanızı meşgul edecek bir finale sahip olduğunu söyleyebilirim. Tesadüflere inanın ya da inanmayın!

 

 

Not:  Bu kitaptan çok da güzel bir sinema filmi çıkabileceğini de düşünüyorum.  Bir de bu kitaba tek eleştirim, keşke biraz daha uzun olsaydı ve tüm bu gelişmeler biraz daha geniş biçimde işlenebilseydi...

 

 

Burcu B. Bilgin



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.