Ağaç ve insan

03.05.2015 16:12:54
A+ A-

Geçmiş dönemlerimde daha iyi daha düzgün ticaret yapılabileceğini düşünerek Avrupa'da mağaza açmak için girişimlerim olmuştu. Biraz da akraba-i talukatlardan uzak olmak adına istiyordum!

İstanbul'a sevdalığım ağır bastı ve vazgeçmiştim!

Kıskançlık gibi ucuz komplekslerim yoktur! Zira, sadece İstanbul'u benden fazla seveni kıskanırım! İstanbul'u sevmek, sanki ibadetin bir parçasıymış gibi geliyor bana. Nedendir bilmem! Tarihi dokusundan mı?, geçmişte bir çok medeniyetlerin içiçe barındırması durumundan mı?, bir çok ünlü yazar-çizerlere ilham kaynağı oluşundan mı? günümüz kalabalığı ve  temposundan mı? erguvan ağacından mı? bilemiyorum..

Ne kadar hazin bir durum ki, adeta aşık olduğunuz ve asla kopamayacağınıza inanmış olduğunuz şehirden uzak yaşamak istiyorsunuz!

- "Haydi Avrupa'ya veya dünyanın başka bir ülkesine!" demek zorunda kalıyorsunuz..

Bunca kirlenmişliğe göz yumamıyor oluyorsunuz!

Sorgulamaya çalışıyorsunuz olan bitenleri ve sonuca ulaşamıyorsunuz!

"Meta" eksenli bir dünya oluşturmuşlar insanlar beyinlerine adeta!

Yalan! yalan! yalan! yalan!..

Her şey, ama her şey! adeta yalan üzerine kurulu bir hal aldı maalesef azizim!

Adaletsizlik ve hukuk ihlalleri sinirlerinizi altüst etmeye yetiyor zaten!

Vicdan?

Yabancı geldi size bu kelime değil mi?

Çook uzun yıllar önce insanların iç dünyasında herhangi bir olumsuz durumlarda içini kemiren, vucüdünü terleten, sonra da yüzünü kızartan duygu durumu vardı ya, ondan bahsediyorum.

Ee, ne oldu şimdi o vicdan?

Kuşlar aldı götürdü. Uçup gitti toplumdan!

"Kuşlar" dedim de, aklıma bir şey geldi..

Hiç Avrupalara veya diğer ülkelere yerleşmeye gerek yoktur sanırım.

Bizler toplum olarak tekrar vicdanımızı içimizde yaşatmak istiyorsak,

Adalet, hak-hukuk sistemlerini tekrar işler haline getirmek istiyorsak,

Yalanları içimizde barındırmak istemiyorsak, onu içimizde bertaraf edip içimizden atmak istiyorsak eğer;

Doğaya gidelim!

Uçsuz bucaksız evrenin (insanlar hariç) canlı cansız varlıklarına dokunmaya çalışalım!

Hissetmeye çalışalım!

Gözlemleyelim ağaçları taşları ovaları ve dağları!

Çağlayan suyun ve ağaç yağraklarından damla damla süzülen yağmur damlalarını birlikte hissederek dinleyelim!

Yaşlanmış, dalları kurumuş ve yaşamak için direnmeye çalıştığını hissettiren gürgen ağacının doruğundaki üç-beş yeşil yaprağı ile birlikte fotograf karelerimizi süslemek adına değil, hayatı ve insanları daha iyi anlamak adına denklenşörümüze dokunalım!

Göçmen kuşların batıya seyrini gözlemleyelim!

Bahar çiçeklarini, yaz güneşini, sonbahar yapraklarını, kar-yağmur tanelerini içinde hissedebilen insan vicdansız olabileceğine, yalan söyleyebileceğine inanmam!



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.