Acınası çocuk damatlar

13.08.2014 18:46:10
A+ A-

 ACINASI  ÇOCUK DAMATLAR

                                                                                                                                                                Ali Taşkın BALABAN*

Ali Dedem hakkında emri hak üç gün sonra vuku bulsa ya da ben biraz elimi çabuk tutsaydım muhtemelen onun adı bana verilmeyecekti. Bu durum sizi pek ırgalamasa da onun hikayesi şimdilerde çokça dillendirilen “çocuk gelinler” mevzuusunun tarihsel temelini ve de derinliğini gösteriyor.

Dominat Anne - Büyük Ebem, belki miras düzenlemelerininde etkili olduğu nedenlerle belki de ahir ömründe kendisine bakacağını umduğu, yaşı azıcık geçkin, pekte güzel hanım hanımcık yeğeni ebemle -yeni ergen- oğlu dedemi  baş göz ediyor. Yaş farkları on yıl civarı. Evleniyorlar, çoluk çocukları oluyor ve mutlu bir yaşam sürüyorlar. Ne zaman ki Büyük Ebenin ahir ömrü sonlanıyor, rahmetli dedem ilk iş olarak halamla yaşıt bir “terütaze avrat” kapıyor. Çocukları ayaklanmışlar, o ise “Ne yani, ömrüm hep solmuş çiçek koklamakla mı geçecek benimde taze gül hakkım” deyip tartışmaları sonlamış kendince. Tartışmalar tabi ki bitmedi, benim çocukluğumda da sürdü. Çocukları, gül gibi melek gibi anneleri varken babalarını, Kart Horoz – Azgın Teke sendromu yüzünden aileye üvey anne dolayısıyla ikilik soktuğu gerekçesiyle suçladılar hep. Şu gün için gelinen noktada benim fikrimi sorarsanız: Geçmişin faturasını ödememiş biri olarak ne güzel, bir çok harika insandan oluşmuş akrabalarım var.

On Üçünde Cevr-ü Cefa Çekerler / On Dördünde Hamre Şekere Benzer  Ah ah ahk

On Beşinde Güzelliğin Çağıdır, leyli leyli .....

Otuzunda Akan Sular Durulur / Otuz Beşte Günahları Sorulur / Yalana Karışmış İrfana Benzer, leyli leyli ( Türkü, Celal Güzelses)

Türkümüzünde ifade ettiği gibi belki ortalama ömrün 40-50 yıl olduğu devirlerde genç evlilikler teşvik görmüş olabilir. Ayıp atfedilmiş olmayabilir. Günümüzde ise 15 yaş artık reşit ve mümeyyiz sayılmıyor, gençlerde sorumluluktan kaçınan tavırlarıyla (!) bu algıyı sürekli ileri yaşlara taşımaya çalışıyorlar sağolsunlar; Otuz yaş evlilikleri bile erken bulunuyor artık.

Bir Sosyal Yardımlaşma Vakfı çalışanı sıfatıyla işim gereği nüfus aile tablolarını incelemek zorundayım. Kim kimin nesi? Kim kimin nafaka sorumlusu vb?

Yardım müracaatı yapanların önemli bir kısmının aile hikayesi aynı. Şöyle ki: Aileye kuma giriyor, koca yeni kumayla yaşamaya başlıyor, eski karısı çocuklarıyla birlikte çaresiz ortada kalıyor gibi. Burada ailedeki akrabalık ilişkilerini çözmek için epey uğraşmanız gerekli. Malum bizde tanımayla çocuk, tanıyan üzerine kaydediliyor. Evlilik dışı birlikteliklerde bazı çocuklar baba üzerinde, bazıları anne üzerinde kayıtlı oluyorlar. Dolayısıyla bunları akrabalaştırmak uğraş gerektiriyor. Neyse, teknik detayları bir yana bırakırsak bu vakalarda benzer durumlar görüyorsunuz.

29 yaşındaki Hadle Hanım, 15 yaşındaki Agit Beyle evlenir. Agit hiç yüke-topa girmez. Hadle evin ve Agit'in mutlak sahibidir, belirleyicidir, dört beş çocuk doğurur, aileyi yönetir, geçindirir; kırkını geçince – hayız nifasta gidince – kılıcı düşer. Artık en bıçkın çağını yaşayan Agit'in gözü etrafı kesmektedir. Boyunduruğunu kırmıştır. Alıştığı üzre cebine cepkenine hiç bakmaz, donu şalvarı ağır basar. Güçlüdür, kudretlidir. An hayattan rövanşı alma vaktidir. O da yaşıtı bir hanımı değil de kendi evlendirildiği yaştaki komşu kızını ilgi alanına koyar ve bir şekilde de onu alır. Gerisi kadınların ve toplumun problemidir. Çoğu örnekte ailelerin geçimi, genç yaşta fiilen veya hükmen dul kalan eşin “namusu lekelemesi”, töre cinayetleri, çocukların suç makinasına dönüşmesi gibi teferruat Agit'in gündeminde makes bulmaz.

Bu tip hikayeler doğu ve güneydoğu bölgelerimizde kısmen önde görülse de başta karadeniz olmak üzere yurdumun her karış toprağında rastlanan bir yurdum gerçeğidir. Mamafih birazcık haddimizi aşarak Dr. Haydar Dümen'lik yapacak olursak “İnsanın evlenirken birlikte kocayacağı biriyle evlenmesi önemlidir.” diyebiliriz. Erkek açısından bakarsak -fizyolojik gerçekleri de göz önünde bulundurarak, tartışmaya açık bir yaklaşımla- yaşıtı veya makul küçük yaşta (3, 5, azami 8 yaş) hanımla evlenmesinde yarar vardır. Çocuk gelinle evlenenlerin kahir ekserisi evli Agit'lerdir. Zaten kırkını/ellisini bekar geçirip son fasılda çocuk geline takılan memleket evladı nadirattır. Zira ki öyle yüksek erkeklik hormonu sahibi amca o çağlara kalmadan bir yerlere toslamış olmalıdır. Çocuk yaştakilerin birbirleriyle evlendirilme hallerinde ise gelinlerle birlikte damatlarında korunmaları gerekmektedir tabiatıyla.

Ol sebepledir ki Yurt içinde – Yurtdışında ve Yavru Vatanda çocuk gelinlerin önünü kesmenin önemli bir yolu çocuk damatları engellemekten geçer.                              

Diğer bir ifade ile her çocuk gelin olayının ardında bir gizli çocuk damat saklıdır. Ey yiğitler, Ey Delikanlılar yaşıtınız veya kendinizden makul küçük yaşlı hatunlarla evleniniz. Partnerini sanal dünyadan ayarlaman bu kuralda fark yapmaz. İleri!

* İş bu saptamalar bilimsel ve ampirik çalışma ve temellere dayanmamakta bilakis bir memurun el yordamı rastladığı ya da algıladığı durumlardır. Binaenaleyh araştırmacıların veya bilim insanlarının konuya bir de bu açıdan yaklaşmaları memnuniyetle izlenecektir. Ağustos 2014 İstanbul

 

*Eyüp Kaymakamı

( fotoğraf www.aktifhaber.com dan alınmıştır.)

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.