Ahh annemlerin şu saçma dizileri

10.06.2015 02:48:26
A+ A-

Her evde mutlaka televizyon vardır. Olmayanların kafası rahattır valla. Hele ki televizyon olan o evde, sürekli de dizi izleniyorsa, oturun da ağlayın o evin haline.

Ben Ağrı'da ailem ile yaşadığım zamanlarda, sürekli dizi başında oturan annemlere kızar ve daha faydalı şeylerin izlenmesini isterdim. Sürekli dizi dizi dizi. Bu çile hiç bitmeyecek mi? Tamam. Evde küçük çocuk yoktu. Kötü etkilenecek kimse yoktu. Lâkin, o dizileri 18 yaşındaki kız kardeşim de izliyordu. İşte en büyük dert de bu. O dizilerdeki saçma sapan diyaloglar, tavırlar, anne babaya haykırışlar, öpücükler, sarılmalar, arkadaş arasındaki cıvık cıvık aşkları görüp, sonra da kendi ortamında etkileniyor.

Ben bu konuyu ne kadar dile getirsem de, "ne yapalım ki başka? Sen söyle, biz de yapalım?" derlerdi. Ben de cevaben,"dizi yerine belgesel izleyin. Kitap okumaya başlayın. Sohbeti kısa tutuyorsunuz, bari izlediğiniz şeyler böyle saçma olmasın. Daha farklı filmler bakın. Mesela, komik aile filmleri izleyin?" derdim. Pek bulamazlardı onlar da.

Şimdi ağabeylerim, ablalarım; gerçekten de büyük bir oyunun içindeyiz. Siyaseti bir kenara bırakalım. Medya, bizi eğlenceli yarışma ve saçma dizilerle, sorgulama yeteneğimizi, okuma alışkanlığımı elimizden alıyor. Yani burada siyaset de yer alıyor.

Diyorlar ki;"Siz düşünmeyin, siz sormayın. Biz daha iyi biliyoruz, biz yaparız. Siz sadece verilen emri yerine getirin." İşte medyanın bize sunduğu budur.

Bunu anlamak zor değil. Sizler sürekli demiyor musunuz,"Amaaan. Televizyonda da hiçbir şey yok." İşte bunu dediğinizden belli zaten olan biten şeyler.

Diziler, sizin evinizdeki çocukları ve ailenizi etkiliyor.

Mesela;

-Unutma  Beni dizisi,

-Küçük Gelin dizisi,

-O hayat Benim dizisi,

-Karagül dizisi,

-O Aşk Benim dizisi.

Bu isimlerini saydığım ve daha isimlerini hatırlayamadığım birçok dizi, evdeki her insanı, her çocuğu olumsuz davranışlara itmektedir. Sürekli dizilerde yer alan tartışmalar, kavgalar, evin içindeki şiddet ve gereksiz vıcık hareketler ile sizin eviniz de etkileniyor. İster istemez bir süre sonra kendinizi o dizinin içinde buluyorsunuz.

Benim en çok takdir ettiğim ailevi ve komedi diziler, "En son babalar duyar, Çocuklar duymasın." Diziler eskidi, yalnız çok şey katmıştı. Asıl olayımız komedi bizim. Türkiye halkı, elbette komedi seviyor. Komedi izlemek lazım.

Annemler, babamı da öyle alıştırmış ki, babam her işten geldiğinde, gelip dizide olan biten son durumu sorar. Hala soruyor mudur bilmiyorum. En son durum, anlatıyorlardı.

Babama sormuştum bir ara; "evdekiler seni dizilere alıştırdı vallahi?" Gülerek cevap verirdi, "ne yapayım. Evde sıkılmayayım diye başladım, şimdi de böyle oldu."

Evdeki sıkıntı şu. Genç yaşta kendinize uğraşlar katamadığınızda, ileri ki yaşlarda size yapacak bir şey kalmaz. Şimdi diyorsunuz ki, bu yaşta kitap mı okuyalım? Evet, okuyun. Hz Muhammet'e gelen ilk vahiy "OKU" değimliydi? E bizim de okumamız gerekmez mi?

Babam da, başka bir şey yapamadığı için, biraz dizi izledi ve kaptırdı kendini.

Eminim hâlâ izliyorlardır. Ve bu günden sonra değiştirmek zor.

En azından gelecek nesil için hâlâ şansımız var. Televizyon, internetten sonra çok önemli bir icat olabilir. Yalnız bu saçma şeylerin peşine takılmak demek değildir. Medya'nın oyununa gelmeyelim. 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.