Anne dediğin...

11.05.2014 01:39:48
A+ A-

Malum, bugün Annelerimizin Günü. Analarımızın. "Anne" iyi hoş da, şöyle damardan bir "ANA" demenin de tadı ayrı. Yine de "Anamm, garib anamm, güzel anamm." diye Küçük Emrah'a bağlayıp demagojinin dibine vurmak gereksiz tabi.

Hafta başından itibaren yurt genelinde yüzlerce, hatta binlerce kişide bir kaşınma baş gösterdi. Bünyeler huzursuzlandı. "Anneme ne alsam, Allah'ım ne alıcam ben ya!" gibi cümleler beyinlerde uçuştu. Kimi açık açık "Anne ne ihtiyacın var? Söyle alayım." diye girdi meseleye, kimi çaktırmadan ağız aradı. Kimisi "Ben anneme bi hediyeyim zaten!" diyerek beyninde bitirdi olayı. "Anneler Günü kapitalizmin icadı, benim için her gün Anneler Günü" diyen Vatan Kurtaran Şaban'lar bile sonunda gidip paşa paşa kutladı annesinin gününü. Hele bi kutlamasın!

(Yeri gelmişken, Anneler Günü'nün kapitalist emellere alet edilmesine, anne sevgisinin alınacak hediyenin değeriyle ölçülmesine son derece karşıyım. Aslında genel olarak kalbimizde yeri olan herşeyin kapitalizm tarafından kullanılmasına karşıyım ve bunu yapanlara güzel, sağlam küfürlerim var. Neyse.)

Tam tarihini hatırlamıyorum, bir süre önce mikroblog şeysi Twitter'da #annededigin diye bir hashtag peydah olmuştu ve hatta sanırım TT'ye de girmişti. İşte ben de şimdi o hashtag'i kullanarak kendimce hayatımızdaki "anne" kişisinin analizini yapıyorum.

Anne dediğin: her türlü telepatik yeteneğe sahiptir. Sen söylemeden acıktığını, susadığını, sevindiğini, üzüldüğünü bilir. Ve harekete geçer.
Anne dediğin: Sadece nasıl olduğunu değil, nasıl olacağını hatta nasıl olman gerektiğini de bilir! Örnek: -Acıktın mı oğlum? -Yok anne tokum yea. -Ama acıkmış olmalısın, bak saat kaç oldu!
Anne dediğin: doktordan iyi doktor, hemşireden iyi hemşiredir. Başın mı ağrıyor? Bir-iki kere "Öhö!" mü dedin? Biraz halsiz gibi misin? Şıp! diye teşhisi koyar, Şak! diye ilacı bulur. Tedaviye başlar. Hasta olup anne tarafından bakılmak keyiflidir.
Anne dediğin: sevecendir. Hatta bazen biraz fazla sevecendir. Onun nazarında kaç yaşında olduğunun bir önemi yoktur. Ha 50 yaşında ol, ha 10 yaşında. Farketmez. Öpme krizi geldiyse kolay kolay geçmez.
Anne dediğin: sevgi dolu olduğu kadar, disiplinlidir de. Düzen, intizam, kurallar ve kaideler onun iktidarının temel yapı taşlarıdır. Söz konusu senin iyiliğinse seni bile es geçmeye hazır ve nazırdır.
Anne dediğin: sabırlıdır. Öyle ki "Sabırla koruk helva olur" sözünün ete kemiğe bürünmüş halidir. Her "Öff, tamam anne!"ye karşı "Ben söyleyeyim de sen yine beni dinleme." cevabını verir, sineye çeker ve sabırla "Ben sana demiştim yavrum, sakalım yok ki sözüm dinlensin!" diyeceği günü bekler.
Anne dediğin: pohpohlayıcıdır. Hem de en kusursuzundan, en inandırıcısından. Eş dost akraba ortamlarında konu çoluk çocuktan açıldığında bizi öyle bir överler, öyle bir ballandıra ballandıra anlatırlar ki "Ulan hakikaten, ben neymişim bea!" diye şaşırırız. Utanıp "Hehe, yok canım o kadar da değil." falan desek de tatminsiz ruhlarımızın hoşuna gider aslında.
Anne dediğin: hesaplıdır. Hesabını kitabını iyi bilir. Bir alışverişe çıkar, bir fiyat karşılaştırır, şaşar kalırsınız. En iyi mal-en iyi fiyat nerede bilendir o.
Anne dediğin: tok gözlüdür. Hediye olarak çiçek de alsan, pırlanta kolye de alsan aynı derecede sevinir.

 

Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun...

 


YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.