Annelik ve Bencillik

10.05.2015 12:44:05
A+ A-

''Sert bir yazı oldu ve daha çok düşünen, eğitiml şehirli kadına/anneye bir eleştiridir. Zor durumda, fakir, eğitimsiz bırakılmışları dışarıda bırakırım...''

Woody Allen sık sık Sofokles'ten bir alıntı yapar: ''Asla doğmamış olmak, belki de en büyük nimettir.'' Kierkegaard ve Sartre da benzer şekilde varoluş üzerine düşünüp ''aslında hiç varolmamayı'' kutsar...

İşte bugün varedenlerin günü. 
Ahlak dediğimiz prangayla insanı doğasından koparan, en birincil iktidar ilişkisinin kurgulandığı ''kutsal aile'' kavramının merkezindeki anneyi kutlama, övme, sevme günü. Eyvallah!

Peki tüm bu kavramlar ışığında gerçekten anne olmak bu kadar kutsal mı?

Kadınların çoğu, hormonel saatleri çalıştığı için anne oluyor ve diyor ki ''anne olmak istiyorum''. Tamamen bir özsevme durumu, tamamen bencilce. iPhone 6 almaktan bir farkı var mı?

Ya da ''çocuk sahibi olmak istiyorum''  diyor. Kadınlar mülkiyet ilişkisini döllenmiş yumurtası üzerinde bile kurgulayabiliyor, kadın rahmi iktidarın ilk aracı oluyor. Yine son derece bencilce ve yine son derece kendini düşünen bir durum.

Sevdiğim adamdan çocuk sahibi olmak istiyorum.
Evliliğimi kurtarmak istiyorum.
Genimi devam ettirmek istiyorum.
Çocuk sahibi olmanın tadını/mutluluğu yaşamak istiyorum (Ki zaten herkesin söylediğine göre hayattaki en büyük mutlulukmuş -Bencilce-)
Vs.
Vs.
Vs.

Bana bencilce bir sebep olmadan anne olmuş tek bir kadın söyleyemezsiniz.

Hadi bunlar ilk çağlardan beri geliyor. Nefes aldığını şu anda dünyada tam 400 MİLYON Yetim çocuk var. 400 MİLYON.

Evet zaten siz de bir tane daha yapın ki tam olsun. Bencil olmayan tek anne evlat edinip doğmuş bir çocuğa şans verendir.

Onların günü kutlu olsun...

 

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.