Bir ülke vardı?

05.05.2015 08:26:54
A+ A-

Bir ülke vardı dostlar hatırlarmısınız bilmem.  1919-1923 yılları arasında tüm dünya önünde ayağa kalktığı bir ülke... Adeta küllerinden doğan bir ülke.. Ayağa kalkan ben daha ölmedim diyen nice toplumu şaşkınlık içinde bırakan ülke.. O ülkenin insanları açlıkta da toklukda  berarberdi.

Peki ne oldu o ülkeye?

 

O ülkede bir kimse dara düştüğünde tüm dostları, akrabaları ve tüm mahalle koşardı derdine; şimdiki gibi aynı apartmanda oturup da birbirini tanımamazlık yoktu. Düğünlerde sevinç, cenazelerde keder beraberdi. Küçüğün büyüğe saygısından bacak bacak üstüne bile atamadığı, şimdiki, gibi büyüğün neredeyse hiçe sayıldığı bir ortam  yoktu. Babayla bir oturulan akşam yemekleri aile büyükleri yemeğe başlamadan yemeğe başlamak yoktu. Televizyon tek kanaldı ne varsa o izlenirdi. ancak toplumun ahlak değerlerinide koruyan programlar vardı. Magazin  programları, saçma sapan diziler, birbirinin arkasından dedikodu yaparak prim yaptıran yarışma programları da yoktu. Baba ve anne bir kere baktımı anlardı çocuk yokluğu şu an için isteğinin olamayacağını; şimdiki gibi doyumsuz da değillerdi çocuklar. Bayramdan bayrama alınırdı ayakkabı ve yeni giyisiler onlar alındı mı yastığın altına koyup yatılırdı. Bir numara büyüktü hep ayakkabılar nede olsa seneye de giyilecekti. Şimdiki gibi doyumsuz değillerdi bir lastik topla bir  iple mutlu oluyorlardı. Bayramlar vardı; büyüklere ziyarete gidilen .. Bayramlar tatil yapmak için fırsat değildi onlar için. Öyle adım başı AVM falan yoktu. Bakkal Necati, kasap Yusuf, manav Ahmet vardı. Aynı işi yapan iki esnaf varsa siftah yapmayana gönderilirdi müşteri. Oralardan alış veriş yapılır para yoksa deftere yazılır ay başında ödenirdi. Sözün senet olduğu yıllardı o yıllar. Aşıklar utanırdı ulu orta bibirlerinin elini tutmaya. Onlar avmlerde değil muhallebicide veya pastahanede buluşurlardı. Latte, Americano, mocca içmezlerdi. Yaz aylarıysa limonata veya gazoz kış aylarında ise salep ve çay içilirdi. O zamanlar chesecake'ler, kreplerde yoktu. Muhallebiler, çikolatalı meyveli pastalar yenirdi. Tiyatroya, sinemalara gidilirdi. İnternet denen şey yoktu ki indirip seyretsin. Yazlık sinemalarda çekirdek, frigo yemek büyük zevkti. O zaman diyet falanda pek azdı çünkü insanlar haraket ediyordu. Alışverişlerini tıklayarak değil yürüyerek görerek yapıyorlardı. Şimdiki gibi bollukta yoktu; ancak huzur vardı. Kapıya kilit vurmadan sadece sandalyesini ters koyarak giderdi esnaf cumaya.. Müslümanı, gayri müslimi aynı mahallede yaşardı. Birbirlerinin kutsal bayramlarını kutlarlar dinsel ayrımcılık yapmazlardı. Türkü, kürdü, lazı, çerkezi, alevisi, sünnisi hep birlikte yaşarlardı. Bilirlerdi ki insan olmak adam gibi adam olmak dine, mezhebe ırka bakmazdı. İnsan olmanın yürek ve gönül işi olduğunun farkındaydı onlar. Temiz siyasette vardı o dönemde elbette herkesin aynı görüşte olamayacağını biliyorlar, birbirlerine hakaret etmiyorlardı; çünkü onlar biliyorlardı Mlletin-Vekili olduklarını .

 

Ya şimdi.. .. .

 

 

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.