Boşanma Davalarında Çocukların Mağduriyeti

26.02.2015 10:27:28
A+ A-

Son zamanlarda yapılan istatistiklere göre ülkemizde boşanma davalarının arttığı gözlemlenmektedir. Biz avukatlar da çoğu zaman bu boşanma davalarında işimiz gereği taraf olmak zorunda kalmaktayız.

Tarafımıza boşanma talepli olarak başvuran eşlerin bir çoğu genel anlamda "Şidettli Geçimsizlik" olarak tabir edilen nedenlerden dolayı boşanma kararı aldıklarını belirtmektedir. 

Malesef ki eşler şiddetli bir şekilde geçinemezken müşterek çocukları da tabiri caiz ise geçimsizliklerine alet etmektedirler. Boşanma kararı alan her eş, diğer eşe "çocuğu alıp bir daha göstermemekle" tehdit etmektedir. Gözlemlerime göre ağırlıklı olarak erkekler bu imajı sergilemektedir. Oysa ki Medeni Kanunumuz çocuğu korumakta, yaşı küçük çocukların anne şevkatine daha çok ihtiyacı olduğundan aksine bir durum yok ise çocuğun velayetini anneye vermektedir. Boşanmaların bir çoğu da ilk 5 yıl içinde gerçekleştiğinden ve bu aşamada çocukların yaşları da küçük olduğundan anneler bu durumdan epey rahatsızlık duymakta, erkek egemen bir toplum yapısına sahip olduğumuzdan kadınlar kendilerini bu tehdit karşısında çeresiz hissetmektedirler. Bir çok anne "çocuğumu göreyim de ne istiyorsa razıyım" diyerek talep edebilecekleri bir çok haklarında da feragat etmektedirler. 

Medenin Kanunun boşanma için öngördüğü Anlaşmalı Boşanma ise çocuklara en az zarar getiren bir dava türüdür. Fakat bu anlaşmanın da gerçek anlamda bir anlaşma olması esas olandır. Zira yukarıda anlatılan nedenlerden dolayı tahdit ve baskı ile hazırlanan bir protokol eşliğinde gerçekleşen Anlaşmalı Boşanmanın gerçeği yansıtmayacağı aşikardır.

Anlaşmalı Boşanmada taraflar boşanmanın tüm sonuçlarını bir protokol altına alarak gerek kendi menfaatlerini, gerekse de çocukların menfaatlerini korumaktadır. Dava aşamasında hakim ise gerekli görmesi halinde çocuğun menfaati için gerekli düzenlemeleri yaparak tarafların onayını istemekte, aksi halde boşanmanın gerçekleşemeyeceğini de hatırlatmaktadır. Örnek vermek gerekirse çocuğun velayeti ve kişisel ilişki kurma günlerinde adilane olmayan hususlar var ise hakimin bu durumda düzeltme talep etme hakkı mevcuttur.

Tüm bu aşamalar neticesinde taraflar her ne kadar artık görüşmeme kararı alsalar da çocuk için anne yine annesi, baba ise yine babasıdır. Ancak bilinçsiz ebeveynler bu durumu göz ardı ederek çocuğun karşı tarafa ilgisiz davranması yönünde çocukara telkinlerde bulunmakta, çocuğun ileride yaşayabileceği olumsuzluklara zemin hazırlamaktadırlar.

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.