Bunu da ben mi anlatayım bajım?

18.04.2015 20:06:35
A+ A-

Bir evlilik programındaki kadın yarışmacı diyor ki :

  -  2500 TL maaş ile bana bakabileceğinize inanıyor musunuz? 2500 TL benim mazotuma bile yetmez.

Sanırsınız dizel araba satın alıyoruz. Allahtan dizel araba ! Ya 95 oktan kurşunsuz olsaydı? 11 kuruştan yemiştik bugün zammı.

Diyelim ki en kötüsünden bu kadınla evlendiniz. Litresi 3. 76 liradan evliliğiniz devam ediyor.

Para, pekmez gibi akıyor cüzdanınıza ondan ötürü koymuyor  ne ortadoğuda patlayan bombaların ne de FED’in kararlarının yakıta etkisi.

Sabah uyanıyorsunuz ve karşınızda yine aynı pilav. Bıkmadan 3000 gündür aynı pilavı yemişsiniz. Onun menüsünde hergün farklı mutfaklardan farklı lezzetler mi var? Kadın hergün soğan ekmek yiyiyor ama sen farkında değilsin. Akşam içmişsin bir paket sigara, devirmişsin iki numara rakıyı, ağız çamur gibi,  ayakta iki günlük çoraplar… Kadın pilava hasret.   “Bunu değiştir” dese yeri.

Günlerden Cuma. Haftanın yoğunluğu bitmiş mahalleden, işten, liseden arkadaşları toplamış akşamına mis gibi halı sahayı çeviriyorsun. Defans sert, maç golsüz ama heyecanlı. Tribünde Cemil’in sevgilisinin kankaları. Haliyle sahada herkes Alex, Hagi, Ronaldo, Messi…  İki farkla kaybediyorsun maçı, dönüyorsun eve. 3000 günlük eşin hazırlamış tonbalıklı sandviçi oh gömüyorsun banyodan sonra. Odaya giriyorsun ve eşin geceliği ile uzanmış seni bekliyor. Şakalar, gıdıklamalar derken “çok yorgunum Gamze” diyor ve uyuyakalıyorsun. On beş dakikalık bir İclal Aydın kitabından sonra uyuyakalıyor o da.

Akşam spor yapılmış, günlerden Cumartesi … Kondisyon yerinde.

“Kebabın tadını bir kere aldım, pilavı ne yapayım?”

Düşüneceksiniz elbet. Hatta:

Kahvede erkek erkeğe izlediğiniz maçları artık evde izlemeye başlayacaksınız. Çünkü eve ekmek getirdiğiniz kadar o evi koruyorsunuz da. Neden eşinizin dizilerinin elektirik faturasını siz ödeyesiniz? İki bin beş yüz lira mazot alıyorsunuz zaten kadına. Arabanın parası da sizden çıktı. Hergün masanın üzerine bir yüzlük de ateşliyorsunuz. Ekonomik özgürlük sende yani. İstersen televizyondan dizi kanallarını bile silersin. Yapamaz mısın? Mazotunu alıyorsun, altına araba çekiyorsun . Bal gibi yaparsın. Size yemek hazırlayacak, çamaşırlarınızı yıkayacak, evi temizleyecek, kırmızı geceler için hep hazır olacak. Bastınız mazotu aldınız.

 Size modern olmanızı söyleyecekler ve siz de kolunuzdaki saati göstereceksiniz. Onlar da buna inanacaklar.

Evliliğiniz büyük çatlaklar vermeye başladığında “evlilik sözleşmesi” diye bir şey çıkacak karşınıza. Hani olurda boşanırsanız diye . Bana kalırsa bu başlı başına bir boşanma sebebidir fakat para üzerine kurulmuş evliliklerin/ilişkilerin  evlilik cüzdanından sonra gerekli olan ikinci yasal evraklarıdır evlilik sözleşmeleri.

Masraflı bir sürecin ardından boşandınız. Siz ona eziyet ettiniz, o size hizmet etti.

Tüm bunlar neden oldu?

Çünkü ortada bir salatalık bir de hıyar vardı.

Birincisi sizdiniz. Yani hıyar. Çok paranız var diye kendinizi çağdaş medeniyetlerin üzerine çıkarttınız. Bir kadınla değil hizmetçiyle evlendiniz. Yediğiniz pilava şükretmediniz. Eşek gibi çalışıp her ay iki bin beş yüz lira mazot parası ödediniz.

İkincisi de salatalıktı. Yani burada bile kendisine “pozitif ayrımcılık” hakkı tanıdığım ve kabalaşmadan salatalık dediğim kadın . Kendini buna muhtaç bıraktırmış olan kadın.  Ekonomik özgürlüğünü eline almamış ve başkasının sırtından yaşamış, şımarık istekleri için özgürlüğünü satmış bir kadın .

Peki böyle gelmiş böyle mi gider? Maalesef gider. Çünkü bu insanlar da çocuk yetiştirecek ve soyları hiç tükenmeyecek.

Aşçıların elinden yemek yemesek bile “Erkekler daha iyi aşçıdır”  diyebiliyoruz ama yemekleri hep kadınlara hazırlatıyoruz. Neden? Kötü yemek yemek için mi?Hayır. Kadın hizmet eder mattığı yüzünden. Hatta daha kötüsü (ki bu kendini aşağılamanın daniskasıdır) “ben erkeğime yemek hazırlayacağım” zihniyetidir. Sen bu kafayla amele gibi çalışır, yedi yirmi dört çay koyar,  hayatının baharında ölürsün.

Onca dizi, yüzlerce film izledim . Hepsinin içinde yemek yapan bir kadın biyerlerde gözüküyordu.   AHA ! DEMEK AVRUPA’DA DA BÖYLE. Neyse içiniz rahatlayabilir. Yemekleri kadınlar hazırlayabilir. Modernizminiz bozulmadı.

Duydum ki bana darılmışsın

Üzme beni arkadaşımsın

Langır Lungur , tarhana bulgur

Bana gönül koyma, çay koy

Çetin Parlar

50 yaşında. Ankara'da yaşıyor.

 Kadın sorununu erkekler çözmeyecek. Kadınlar çözecek. Zengin kocayla evlenme algısı bitene kadar da hirbirşey değişmeyecek.   Lakin bu algı da hep biyerlerde yaşayacak. Kadının hergün hazıladığı yemekten iki tabak hazırlayan erkek o gün romantik sayılacak. En güzel sosyal aktivite altın günü yapmak, gıybet çevirmek olacak. Sevişmediği için öldürülen kadının kocası savcıya olay anını anlatırken haklı çıkacak. Savcı bey az ceza isteyecek,  hakim iyi hal kılıfı uydurup cezayı azaltacak.

Siz iyisi mi acilen mor yazma bağlamış, siyah oje sürüş, etnik eteği ve elindeki gazetesiyle İstiklal’de  yürüyen bir hanım ablanın yolunu kesin.

Kimse bataklığa düştüğü için ölmez. Orada kaldığı için ölür.

İnsanlar sen dinlediğin kadar konuşurlar.

Kadın, suça teşvik etmiş.

HANIM YEMEKTE NE VAR? 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.