Çıplak kadın gören ergen

11.02.2016 21:32:02
A+ A-

Spor, ergenlik çağına girmek üzere olan bir erkek çocuğu için, çok büyük psikolojik çöküntüler yaşatacak kadar zararlıymış meğer. Dün öğrendim. Nasıl mı? Anlatayım.

Her Çarşamba olduğu gibi iş sonrası soluğu uzun süredir üyesi olduğum spor salonunda aldım. Sporumu yaptım, ardından da doğal olarak kendimi "bayanlara özel" olan soyunma odasına attım. Biraz sauna sefasının ardında duşa girdim. Tabii bu işlemleri yaparken mecburen soyunuyor insan! Üstümde küçük bir havlu, duştan dışarı adım attığımda, karşımda 9-10 yaşlarında bir "erkek" çocuğu vardı. İnsan böylesi olağan dışı durumlarda birkaç saliseliğine de olsa, ulan ben mi yanlış yerdeyim, diye düşünür ya hani. Ben de düşündüm. Sonra çevremde yarı çıplak dolaşan diğer kadınları görünce rahatladım. Yoo, doğru yerdeyim. Şimdi yarı çıplak kadınlarla dolu soyunma odasında, annesi tarafından duşa sokulan ergene dönelim. Aslında durun ya, bence önce anneye dönelim. Merak ediyorum, bu anne, babasıyla birlikte spora gönderdiği kızının yarı çıplak erkeklerin dolandığı soyunma odasına girmesine, duşunu orda almasına ne derdi? Ayıp mı, günah mı? Karar veremiyorum.

Bu annenin bir kız çocuğu var mı onu da bilmiyorum ama oldu ki varsa, bu çifte standartla büyüttüğü çocuklarının ileride normal olmalarını beklemesi normal mi? Buna da karar veremedim. Bu anne oğlunu "amaan ne olacak" içgüdüsüyle kadınların arasına sokarken gösterdiği özgüveni, oğlu ona masturbasyon yaparken yakalandığında da gösterebilecek mi? Emin olamadım. Eminim bu anne, oğlunun en iyisini giymesi, en iyisini yemesi, en iyi okullarda okuması, en iyi oyuncaklarla oynaması ve bilimum en iyi şeyleri olmasını istiyordur. Bunun için insan üstü bir çaba içindedir kuşkusuz. Ve hatta eminin oğlan küçükken arkasından kaşıkla koşturup ağzına yemek tıkmışlığı da vardır. Aman aç, açıkta kalmasın diye. Ama erkek çocuğunu yarı çıplak kadınların arasına sokmak onun için anormal bir durum değil, niye olsun ki? Oğlunu çuvalla para döküp bir spor salonuna yazdırmış, onu taşıyıp oralara getirmiş, bekleyip zaman öldürmüştür. Süper bir katkıda bulunmuştur. Aynı kaşıkla arkasından koşturduğu zamanlarda ki gibi, 10 yaşındaki oğlunu yıkayacak, paklayacak, giydirecektir tabii ki. Varsın kadınlar olsun içeride, hem de çıplak olsunlar, ne olacak ki? Erkektir sonuçta çocuğu. Kendimi yapsın canım aaa? Özverilidir anne olarak, hem de çok.

Bebeğin leylekler tarafından getirildiğini anlatıp, kocasıyla oğlunun önünde öpüşmekten kaçınır bu anne. Evde duşa girerken banyonun kapısını kitler ki aman ha oğlan yanlışlıkla içeri dalıp memelerini görmesin. Kitaplarda okumuş, televizyonda görmüştür, erkek çocuğun annesini çıplak görmesi doğru değil diye. "Başka kadınlar" dememişlerdir ki. Annesi demişlerdir. O da öyle yapmıştır. Dedim ya, özverilidir. Ama aynı oranda salaktır maalesef. Çünkü sonra aynı oğlan internette çıplak kadın resimleri aradığında şoka girer. "Bu çocuk ne zaman böyle oldu" der komşusuna. Aynı oğlan kendisine saygısızca kafa tutmaya başlayıp emirler yağdırdığında "babasına benziyor" olur. Aynı oğlan okulda kızları sıkıştırıp eteklerini kaldırdığında müdürün karşısında ellerini kavuşturup otururken "aslanım" diye geçirir aklından gururla. Gazetelerin 3. sayfa haberlerindeki sapıklıkları okuyup cık cık diyen bu kadın, kendi oğlunun da aday olduğunu anlayamaz o vakitler. Taa ki o sayfalara konu olana dek. Sonra dünyanın çivisi çıkar, devir değişir, devran döner, kızlar kötüdür falan. Hep olduğu gibi bir bahane bulunur. Çünkü kaşıkla çocuğun arkasından koşunca, görev tamamlanmıştır aslında, inanılan budur.

Çocuğa dönmeyeceğim. Yazık ki böyle bir annenin oğlu olmuş. Fazla seçeneği yok. Ama bir erkek çocuk annesi olarak diyeceğim o ki kadın olarak dışarıda olup biten saçmalıklara, sapıklıklara, erkek egemen duruma, kültürsüzlüğe, eşitsizliğe, saygısızlığa ve daha bir sürü şeye kızıyoruz ya hani, kızmayalım. Kadın olarak, önce kendi ailemize bakalım. Kendimize gelelim bir. Kendi kocamız koca adam olmuş değişmiyorsa, kendi oğlumuzu koca adam olup değişemez duruma sokmayalım. Kendi içimizi düzeltelim önce. Salak olmayalım ki saçma nesiller gelmesin arkamızdan. Kızlarımızı yetiştirirken gösterdiğimiz özenin onda birini oğullarımıza yansıtsaydık, eminim bugün yaşadıklarımızın çoğu yaşanmayacaktı! Düşünelim azıcık yaa. Azıcık başkalarını değil de kendimizi suçlayalım.

Rahmimizde büyüttüğümüz, memelerimizle doyurduğumuz oğullarımızdan, zaten görüp sahip oldukları bu gerçekleri ayıpmış gibi gizlemeyi seçmektense, sahip olabileceklerinin sınırlarını göstermekle başlayalım işe. Doğru ve düzgün adamlar yetiştirmek için uğraşalım. Ve hatta bunu yapmayanları gördüğümüzde aynı kedi-köpeklere gösterdiğimiz duyarlılığı sergileyelim ki onların da azıcık değişme ihtimali olabilsin.

Çok değil, azıcık!



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.