Çocuk ve Kedi

04.04.2014 11:14:30
A+ A-

Bugün size adı Prenses olan kaprisli bir kediden bahsedeceğim.O evin prensesi. 15 Ocak 2008 de doğdu ve annesiyle geçirdiği 2,5 aylık süre sonunda  yeni evine geldi.Onun gelişi en çok evin gözdesi olan küçük çocuğu sevindirdi.Artık evde ortak yaşam süreceği bir arkadaşım var diyordu.Tek çocuk olmanın verdiği yalnızlık hissi küçücük bir kedi ile kaybolmuştu.

 

İlk günler minik kedi oyuncak kediden farksız bir yaşam sürüyordu kucaktan inmiyordu.Hangi odaya gitse  hangi oyuncakla oynasa kedide hep yanında yada omzunda bir kuş gibi tünemiş halde beklerdi.Küçük çocuk çok mutlu minik kedi ise ondan daha mutluydu.Öğlen uykusu yapmak için yatan küçük çocuğun baş ucuna yatar ve mırıltılar içinde uyumaya devam ederdi.

 

Kedinin gelişi küçük çocuğun alerji kökenli bir çok hastalığının gerilemesine de neden olmuştu sanki.Sık sık yaşadığı alerjik astım atakları tekrar etmez olmuş ,her geçen gün gülen gözleri ışık saçar olmuştu.Aslında evdeki anne ve baba da bu durumdan çok keyif alır olmuşlardı.Çünkü Prenses küçük arkadaşı akşamları erken uyuduğu zamanlarda anne ve babanın yanına gidiyor ve onlara sevgi göstermeye devam ediyordu.Hani derler ya ''sevgi budalası '' işte bu kedi de tam bu tabire yakışır tavırlar içinde evde kendine yer edinmeyi başarmıştı.

 

 Ağustos ayında bir Pazar günü  evin sevgilisi güzel kedi balkonda gördüğü kuşları yakalarım düşüncesi ile ani bir hareket yapar ve 7. kattan yere düşer.İlk fark eden annedir.Çok üzülür ama panik yapmak istemez çünkü kedisine düşkün oğlunu telaşlandırmak istemez o salonda oyun oynarken usulca dışarı çıkar ve hızla aşağı iner.Gördüğü manzara karşısında ağlamaya başlar kedicik acı içinde kıvranıyor ve ağzından kan geliyordu. Yanında getirdiği havluya kediyi  sarsmadan taşır ve eve çıkartır.İlk yaptığı kediyi merdivene yatırıp ıslak pamukla yüzünü silmek olur.Kanamanın nereden geldiğini anlamaya çalışır.Kedi artık hırıltılar içinde nefes almaya başlar sanki son nefesini vermek üzeredir. Yüzünü silince kırılan dişler yüzünden kan geldiğini gören anne rahatlar kafasında herhangi bir kırık yoktu. Anne kedinin nefes almasını kolaylaştırmak için ağzının içine dolan kanı temizledi.Bir yandan da veterinere ulaşmaya çalışır.Nihayet veterinere ulaşmıştır. 10 dk. içinde veteriner eve gelmiştir.

 

İçeri odada hiç bir şeyden haberi olmadan oyun oynayan küçük çocuk veterineri görünce ne olduğunu anlamaya çalıştı.Anne kedinin biraz rahatsızlandığını ve o yüzden veterinerin geldiğini anlatarak onu oyun oynamak için odaya geri gönderdi.Çocuk şaşkın bakışlar arasında annesinin sözünü dinleyip oyun oynamaya geri gitti.

 

Kediyi muayene eden veteriner ön iki ayağında kırık olduğunu ve dişlerinin kırıldığını söyledi.Olası bir iç kanamaya veya beyin kanamasına karşı bir sürü iğne yaptı.''Bu geceyi atlatırsa yarın bacaklarını ameliyat eder alçıya alırız'' dedi.Veteriner anneden de çok üzgündü.Çünkü yaralı kedicik kendi evine bulunan kedinin yavrusuydu.

 

Veteriner gidince anne çok ağladı .Kedinin ölmemesi için dua etti.Sonra oğlunun yanına gitti ve özenle seçilmiş kelimelerle oğluna kedinin başına gelenleri anlattı.Küçük çocuk kocam yüreği ile annesini teselli etti.''Bizim kızımız güçlü anne iyileşecek merak etme senin suçun değil '' dedi.Anne oğluna sarılmış bir kez daha ağlamaya başlamıştı. Bir birilerine güç verdiler sanki sonra birlikte sepetinde yatan Prenses'in yanına gittiler.Kedicik onlara bakıyor ve ben iyi olacağım der gibi ses çıkartıyordu.Usulca başını okşayan küçük çocuk kısık sesle kedisine bir şeyler mırıldanıyor, kedide ona cevap veriyordu.Bütün gün yanından beklediler.Gece de sabaha kadar anne kedinin yanında kanepenin üzerinde yatarak bekledi.

Günün ilk ışıkları ile kedinin yaşadığını görmek hepsini mutlu etmişti.Riskli gece bitmiş artık iyileşmesi için gereken her şey  yapılacaktı.

 

Küçük çocuk koşarak kedinin yanına geldi onun yaşadığını görünce çok mutlu oldu onu incitmeden sevip ona yine bir şeyler mırıldandı sessizce kedide ona cevap verdi hiç duyulmamış mırıltılarla.İkisi arasında kimsenin anlamadığı bir iletişim bağı kurulmuştu.Bu konuşmayı gören anne ve baba şaşkınlıklar içinde izliyorlardı.Küçük çocuk okula gitmek için evden çıkarken ''Akşam görüşürüz Prenses'' dedi.Kedi de  ona bakıp miyavladı.

 

Veteriner bizi bekliyordu.Kedinin yaşadığını görmek onuda mutlu etmişti.İğne ile uyuttuğu kediyi uzun bir ameliyata aldı.2 saat sonra çıktıklarında kedinin ön iki ayağı alçı ile ile sarılmıştı.Sağ ayağında uzun metal bir çubuk vardı.Veteriner  ''kırık çok kötüydü toplaması için çivi kullandım. 10 gün sonra röntgen çeker durumunu kontrol ederiz.Çivinin kalacağı süreye kara veririz ''dedi.

 

Hiç bitmeyen 2 saat sonra kedi ile  beraber iş yerine giden anne rahatlamış ve kedinin narkozdan uyanmasını beklemeye başlamıştı.Yavaş yavaş kendine gelen kedi ne oldu bana der gibi etrafına bakıyordu. Ayaklarına sarılan alçının kokusu onu mutsuz etmişti.Mutlaka canı da acıyordu.Anne veterinerden aldığı ağrı kesici iğneyi öğrendiği gibi kediye uyguladı.Hayatında ilk defa bir canlıya iğne yapıyordu ve iğnenin kediye batışı sırasında çıkan ses kulaklarında çınladı sanki.Başarmıştı ,doğru şekilde ilacı kediye  vermişti.

 

Bütün gün sakin bir şekilde uyuyan kedicik akşam eve gittiğinde onu bekleyen küçük arkadaşına kavuşmuştu.İkisi de yaşanan kötü olaya rağmen bir araya gelmekten mutluydular......

 

 

Bu hikayenin başında adı Prenses olan kaprisli kediden bahsedeceğimi yazmıştım.Prenses 'in hikayesi uzun.Hepsini anlatacağım tabii.Şimdilik görüşmek üzere....



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.