Çocuklarla tartışırken bu sözlere dikkat!

19.07.2014 12:23:14
A+ A-

Bazen sinirli olduğumuz zamanlarda çocuklarımıza sonradan pişmanlık duyacağımız sözler söyleyebiliyoruz. Elbette asıl önemli olan söyledikten sonra pişman olmak değil, bunun öncesinde öfkemizi ve ağzımızdan çıkacakları kontrol edebilmek.  Uzmanlara göre bu kontrolü sağlamak pek çok şey gibi öğrenilebilir bir şey. Bunun için öncelikle tartışma anında kaçınmamız gereken sözleri ve davranışlarımızı kontrol altına alacak basit yöntemleri bilmemiz gerekiyor.

Amerika'da Ebeveyn destek hattı danışmanı Carol Banks'e göre ebeveyn ve çocuk iletişimine en çok zarar veren şey sinirli olduğumuz zamanlarda ağzımızdan çıkan ve basit gibi görünse de ilişkimize tahmin ettiğimizden daha fazla zarar veren sözler.  İşte, Banks'e göre en çok dikkat etmemiz gereken sözlerden bazıları.

1)Bunun için mi ağlanır mı? Bu çok saçma!

Yetişkin gözüyle bize önemsiz ve küçük görünen şeyler çocuğumuzun durduğu yerden bakınca gerçekten önemli olabilir. Banks asla çocuğunuzun duygularını küçümsemeyin diyor. Empati çocuklarla iletişimin en büyük anahtarı. Onların yaşlarındayken nelere kızıp üzüldüğünüzü, ağladığınızı ve biri size bunu söylediğinde kendinizi nasıl hissettiğinizi hatırlamaya çalışın.

2) Tıpkı babana benziyorsun (olumsuz davranışlar için) / Neden biraz daha kardeşini/arkadaşını örnek almıyorsun?

Bu sözler bazen zararsız gibi görünse de, çocuklar anne babalarının birbirlerinin yüzüne ya da arkalarından olumsuz şeyler söylemelerini istemezler. Babası gibi aksi, annesi gibi dırdırcı gibi özellikler günlük hayatımızda basit, hatta espri olsun diye söylenen şeyler olsa bile bu çocuklar üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Banks özellikle de boşanmış anne babaların bu konuda çok daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor. Sürekli babasına benzeyen huylarıyla eleştiren çocuk annesinin bu huyları yüzünden babasından ayrıldığını düşünerek bu tutumu kendisi üzerinde de bir tehdit olarak görebilir.

Aynı şekilde kardeşlerin ve arkadaşların arasında da bu tür kıyaslamalar yapılarak çocukların rekabet haline sokulması ilişkilerinde kalıcı hasarlar bırakabilir. Her çocuk eşsiz ve kendine özgüdür, bunu her zaman böyle kabul etmek en güzelidir.

3) Hiçbir şeyi doğru yapamıyorsun

Bu, çocukların kendine güvenini ve bizim gözümüzdeki yeri hakkında düşüncelerini en olumsuz etkileyen cümlelerden biri. Çocuğun sadece hiçbir şeyi beceremediği duygusuna kapılmasına değil aynı zamanda utanmasına da neden oluyor. Banks çocuğunuz yanlış bir şey yaptığı zaman utanmasını değil pişman olmasını sağlayın diyor.  Banks'e göre bu iki duygu birbirinden farklı; pişmanlık, aslında sağlıklı bir duygu; beraberinde sorumluluk sahibi olmayı ve yaptığı hatalardan ders çıkarmayı da getiriyor ama utanç uzun vadede çocuğumuzun davranışlarını, kendine güvenini ve doğru kararlar vermesini olumsuz etkileyebiliyor.

4)Bıktım senden!

Sinirli anlarda anne babalarımızdan en çok duyduğumuz sözlerden biri de sanırım budur "bıktım senden". Bazen anne babalıktan bıkmamız, oflayıp puflamamız bizi bir canavar yapmaz, bu son derece insani bir duygu aslında ama çocuğumuzdan bıktığımızı söylememiz elbette onu  incitecektir. Böyle hissettiğimiz zamanlarda bu duyguyu kendi içimizde yaşamamız ve bunun anlık olduğunu, birazdan geçip gideceğini kendimize tekrarlamamız gerek diyor Banks.

5)Küstüm/ Git gözüm görmesin seni!

Ne kadar sinirlensek de, biz ebeveynlerin çocuklarımıza küsmeye ya da bunu bir tehdit olarak dayatmaya hakkımız yok. Banks'e göre bu, çocuğu son derece dışlanmış ve yalnız hissettiren, canını acıtan bir yaklaşım ve ebeveynleri tarafından bakılmaya, beslenmeye, giydirilmeye ihtiyacı olduğunu bilen bir çocuk için bir o kadar da ürkütücü. Dahası, sık sık tekrarlanıyorsa uzun vadede çocuğun anne babası ile olan ilişkisini son derece olumsuz etkileyen bir durum.

6) Seni artık sevmiyorum/ Ben de senden nefret ediyorum

Özellikle de istekleri yerine getirilmediği anlarda çocuklardan böyle şeyler duymamız oldukça doğal ama asıl sıra dışı olan "ben de senden nefret ediyorum", "ben de seni sevmiyorum" gibi karşılıklar veren yetişkinler. Banks'e göre bu sadece çocuğumuz aramızdaki ilişkiyi yıpratacak ve çocuğumuzun incinmesine neden olacak bir cevap, yani atalarımızın da dediği gibi çocukla çocuk olmamak gerek. Biz çocuğumuzun akranı ya da rakibi değiliz bu nedenle sorunlara farklı yaklaşmamız beklenir. Carol Banks, eğer ağzımızdan böyle bir şey çıktıysa bile tartışma yatıştıktan sonra mutlaka konuşmamızı ve özür dilememizi tavsiye ediyor.

Çocuklarımızla tartışmamız sırasında öfkemizi kontrol etmemiz için de Carol Banks'in basit önerileri var:

*Derin derin nefes alın (bu gerçekten sakinleşmek ve söyleyeceğimiz sözleri düşünmek için zaman kazanmaya birebir)

* Konuya odaklanın.  Banks'e göre çocuklar tartışma sırasında konuyu saptırma konusunda başarılılar, tartışma bir anda tamamen farklı bir yere ve konuya gelebilir bu nedenle konuya odaklanmalı ve "bu konuyu daha sonra konuşuruz şimdi asıl konumuz bu" diyerek tekrar konuya dönmeye çalışın.

* Bu konuyu şimdi konuşmak istemiyorum. Kızgın olduğunuz anlarda eğer sözlerinizi kontrol edememekten ve çocuğunuzu incitmekten korkuyorsanız bu konuyu şimdi konuşmak istemiyorum ama sonra mutlaka konuşacağız demek, sakinleşmek ve düşünmek için zaman kazandırabilir.

Çocuklarla iletişim üzerine James Lehman'ın çok güzel bir sözü var "Ağzınızdan çıkan her söz, çocuğunuzun kulağına her zaman sizin istediğiniz şekilde girmeyebilir" . Çocuklar ile iletişimimizin sağlıklı ve mutlu olmasını istiyorsak, dinlemekten, anlamaya çalışmaktan, gerektiğinde özür dilemekten, ne hissettiğini sormaktan ve ne hissettiğimizi anlatmaktan çekinmemeliyiz.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.