Gebe kadınlar neden arıza olur?

03.09.2014 14:00:08
A+ A-

Başlığı biraz kabaca attım ama bu yazıyı daha ziyade babalar için yazmam nedeniyle onlara uygun bir dil kullanmak istedim. Olası diğer başlıklar şöyle sıralanabilir:

 

Gebe/Hamile kadınlar neden çok ilgi ister?

Gebe/Hamile kadınlar neden mutsuz olur?

Gebe/Hamile kadınlar neden gergin olur?

Gebe/Hamile kadınlar neden alıngan olur?

 

Aslında cevabı çok basit bir soru.

 

Erkeklere kalsa her ters hareketimizi, göya kapris dedikleri davranışlarımızı hormonların başımıza vurması teorisiyle çözüp geçiştirebilirler. Kendileriyle birebir ilgili problemleri dışsallaştırma becerileri şaşırtıcı oranda iyi olan bu insanoğulları yine sorunun kaynağı olarak dışsal bir neden bulmayı başarıp, huzur içinde hayatlarına devam ederler...

Peki işin aslı nedir?

Gebelik nedir?

Gebeyken neler olur biter de gebe kadın dengesiz davranışlar içine girer? (Gebe kadına dengesiz diyen karşıma çıkmasın!)

 

İşte bu soruların cevaplarını elimden geldiğince basit anlatmaya çalışacağım.

 

Gebelik nedir? Bir kadının içinde, karnında başka bir insanın var olmasıdır.

Bir anne için evladının kilosu, hücre sayısı varlığının gerçekliğinin bir ölçüsü değildir. Bir evladı vardır. Karnında yaşamaktadır. Tüm yaşamsal ihtiyaçlarını onun üzerinden karşılamaktadır.

 

Gebenin karnındaki kimdir/nedir? Gebenin hayatındaki en değerli varlık, canlı, insandır. En sevdiği, seveceği şeydir. Umududur. Aşkıdır. Gücünün kaynağıdır. Yaşama amacıdır. Yaşama sevincidir.

Gebenin karnındaki aynı zamanda (eğer şanslıysa) kendine eş seçtiği, sevdiği, güvendiği adamın evladıdır.

 

Gebeliğin karnında taşıdığı evladıyla ilişkisi nasıldır? Gebe hayatındaki en değerli varlığın, evladının yaşamından yüzde yüz sorumludur. Onu kanıyla, nefesiyle, uykusuyla besler. Onu duygusal ve fiziksel varlığını, hareketlerini, yani canlı oluşunu hisseder, bilir. Her anını onunla paylaşır, onu korur, sever, özler, merak eder,dinler... kendine dost bilir.

 

Gebelikteki tedirgin edici riskler nelerdir?

Gebe öncelikle bebeğini kaybetme riskini içten içe hisseder. Bu ihtimal aklına düştüğünde korkar. Kayıp halinde ne olacağını, ne yapacağını, kime nasıl sığınacağını, kendini nasıl avutacağını, hatta avutup avutamayacağını bilemez. Bu düşünceden kaçabilir veya bu düşünceler içinde boğulabilir.

Gebe için ikinci risk her ne kadar birincisi ile aynı da olsa, eşinin çocuğunu da kaybedecek olma riskidir ve kimi zaman bu daha da korkunç bir düşünce olarak gebenin içinde yer edebilir.

Gebe üçüncü olarak, gebelik sürecinde kendi hayatını kaybetme riski olduğunu bilir, zaman zaman düşünür. Bebeğinin yaşamına öncelik verir. Olası senaryoları, eşinin bir bebeğin yükünü kaldırıp kaldıramayacağını hesaplar.

 

Gebe eşinden neler bekler?

Gebe eşinin de kendisi kadar sürece dahil olmasını, olan bitenin gerçekte ne olduğunu içtenlikle anlamasını ve paylaşmasını bekler. Çünkü, bu gebelik gerçekliğini eşinden daha iyi hiç kimse anlayamaz. Çünkü içindeki can, eşinin de canıdır. Onun da aynı derecede mutlu, endişeli, heyecanlı olmasını bekler. Onunla her detayı kendini sakınmadan paylaşabilmeyi bekler. Bu paylaşım ortamının eşi tarafından yaratılmasını veya desteklenmesini bekler.

Gebe, taşıdığı fiziksel ve duygusal yükler nedeniyle tüm işlerini gerçekleştiremez. Destek ister. Su ister, yemek ister, arkadaşlık ister, dostluk ister, annelik ister.

Gebe eşinin çocuk bakımında ve eğitiminde destek alacağının işaretlerini gebelik süresinde görmek ister. Kendi anneliğe hazırlanırken eşi de babalığa hazırlansın ister. Hazırlandığını göremezse tüm bebek bakım yükü üzerine kalacağı için endişelenir çünkü bu yükün ağırlığı bilir.

 

Gebe doğum sonrası ile ilgili ne korkular taşıyabilir?

Gebe, bir insanı fiziksel ve diğer yönlerden yetiştirmenin ne kadar büyük ve zor bir sorumluluk olduğunu bilir, korkar. Ama buna rağmen derin nefesler alır, hazırlanır ve anne olduğunda ne gerekirse yapacak gücü de içinde yaratır.

Gebe eşinin hayatından çıkmasından (ayrılık veya ölüm) korkar. Bebeği için babasızlıktan, kendisi için yalnızlıktan korkar. O nedenle eşini merak eder, arayıp sorar, yanında ve güvende olduğunu bilmek ister.

 

Sonuç...

Yani babalığın ne olduğunu henüz anlayamamış erkekler birbirlerine eşlerinin ne kadar çok ilgi istediğinden şikayet ederken, anneler bazen bütün gün, bazen akıllarına kimi düşünceler düştüğünde, can savaşı verirler...

 

Laf sokmaca...

Gözlerimizi, kulaklarımızı açalım beyler!

Bu kadınlar size dırdır ediyorsa, karınlarında sizin evlatlarınızı taşımanın yükünden ve bunun her aşamasını kafalarında evire çevire değerlendirdiklerinden dolayı yapıyorlar...

Akıllı olun ve annelere iyi bakın ki size sağlıklı, huzurlu evlatlar doğurabilsinler... :)

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.