Gün gelir çocuk tepki verir, daraltmayın

28.01.2015 22:14:06
A+ A-

Dün kendimden nefret ettiğim ve kendimi sorguladığım önemli günlerden biriydi. 

Daha önce de birkaç kez yazdım sinirlere hakim olmak önemli diye, çocuklar ile iletişimimize dikkat edelim diye...  Ne kadar uğraşsak da gerçekten çok zor.

Dün sabah oğlum gayet keyifle uyandı.  Bir gün önce okuldan aldığı takdirnameyi gururla gösteriyordu.  Oğlum çok duygusal ve adilliğe çok önem veren bir çocuk.  Aksi durumlarda tepkisini göstermekten de çekinmiyor.

Sabah erkenden tiyatro kursuna gitmeden önce birlikte dijital bir oyun konsolunda futbol maçı yaptık.  Kendisi bana tost hazırladı.  Yani keyiflerimiz yerinde idi.  Taa ki ben saçmalamaya başlayana kadar.

Evden çıkmak üzeryken üzerine en kalın kışlık montunu giydi.  Oğlum normalde çok az mont giyer.  Her zaman giydiği yeşil deri montunun nerede olduğunu sorunca, bilmediğini söyledi.  Daha geçen hafta sonunda Fenerbahçe montunu ve cep telefonunu kaybetmişti.  Yeni alınnan iki uzaktan kumandalı arabanın da şarjını kaybetmişti.

Tabii sorumlu ve gereksiz bir baba olarak ben hemen başladım nasihatlere,"malının kıymetini bilse ne, sorumluluk sahibi ol biraz, nasıl kaybedersin, madem biliyordun kaybettiğini neden haber vermedin, bu imtiyazlara sahip olamayan binlerce çocuk var"... gibi  arabada yol boyunca çocuğun içini daralttım.  Bir de sorduğum sorulara kısın cevap verince ''sesin çıksın, pısırık konuşma, cevap ver sessiz kalma'' gibi  gereksiz bir dünya laf.

Her ne kadar sesimi yükseltmediysem de, içini daralttım.  Bu sırada zaten ben de çok üzülmüştüm.  Arabadan inerken öptüm onu ve ne olursa olsun onu sevdiğimi söyledim.

Tiyatrodan almaya gittiğimde gene keyifle geldi araca bindi ama montu ve çantası koltuğunda önünde olduğundan hiç aldırmadan üzerlerine basıp oturdu.  Otursun ne olacak değil mi?  Olmaazzzz, söyleneceğim.  "Malının kıymetini bilmiyorsun, nasıl üzerine basarsın, kaç kere söyledim sana"...  Gerçekten de hepsini belki 50 kere söylemişimdir ama ne olacak yani basarsa bassın.  Hayat kısa.

Tabii bozuldu çocuk.  Baskete bıraktım ve almaya gittiğimde koridorda bir arkadaşı ile yerde boğuşurken gördüm.  Sadece "Deniz" dedim.  Bağırmadım bile ama oğlum yerden kalktığı gibi herkesin içinde bana sinirle öyle bir tepki verdi ki, dondum kaldım. 

Yarattığım canavarı o zaman gördüm.  Ne hatalar işlediğimi o zaman anladım.  Eşim çok söylüyordu bana, "söylenme, kızma, fazla üzerine gitme" diye.  O zaman ancak anladım.  Çok üzüldüm.  Ne yapacağımı, nasıl tepki vereceğimi bilemedim.  Hiç sesimi çıkarmadım, onu anneannesine bıraktım ve daha sonra normal davranmaya karar verdim.  O da zaten sakinlemişti.  Oğlum daha 10 yaşında.

Çocuklara söylenmekle onları eğitemeyiz, kızmakla, bağırmakla hiç eğitemeyiz.  Örnek anne babalar olmak için önce biz sakin olmalıyız. Önce biz onlar ile sohbet etmeliyiz.  Onlara arkadaş gibi davranmalıyız, sormalıyız, dinlemeliyiz.

Zaten hayat çok kısa.  Bugün varız yarın yok.  Olmuş bir olayın üzerine kızsak ne olur, kızmasak ne olur.   Çocuk okulda başarılı, sosyal, sağlıklı, öğretmenleri memnun, ailesini seviyor. 

Bizler daha ne istiyoruz bu çocuklardan bu yaşta, KENDİ EGOMUZU TATMİN ETMEKTEN BAŞKA.

Çocukları rahat bırakalım. 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.