Hasta engelli çocuğu olan anne babalara ithafen…

28.08.2015 23:32:16
A+ A-

Ünlü fotoğrafçı Nancy Borovik dokunaklı bir çalışmaya imza attı.

İran'daki kanser araştırmalarına göre, yılda 7 bin yeni vakanın görüldüğü meme kanseri, İranlı kadınlar arasında en sık rastlanan hastalık türü. İran'ın başkenti Tahran'da yaşayan Farvah da o kadınlardan biri..

Farvah 2013'te meme kanseri olduğunu öğrendiğinden beri hastalıkla mücadelesini sürdürüyor.

Mücadelesi boyunca hissettiklerini ise cümlelere dökerek Facebook hesabından paylaşıyor. İşte genç kadının dile getirdiği o cümlelerden bazıları...

“Meme kanseri ya da kötü huylu tümör--adını ne koyarsanız koyun. O kadar uzakta bir yerde duruyor ki sizin başınıza da gelebileceğini hiç düşünmüyorsunuz...

Ama siz farkına bile varamadan arkanızdan yaklaşıyor ve göğsünüzün içine giriyor. Ve eğer hazırlıklı değilseniz, eğer güçlü değilseniz, o korkunç isminin altında eziliyorsunuz.” Temmuz 2013

“30 yıllık hayat tecrübesini sırtlayıp yeni bir döneme yelken açmadan önce, korkunç tedavisi ve iğrenç ismi beni gün be gün yok eden bir hastalıkla mücadele etmeye başladım. Yazın keyfini çıkaramadım. Sıcaklığını hissedemedim...

Otuzuncu yaş günümü hastanede doktorlarla birlikte kutladım. Kemoterapiden ve mide bulantısından o kadar bitkindim ki, ne pasta ne mumlar, ne de umutlu bir dileğim vardı...

Hayatımın en iyi zamanları olması gereken önümdeki 30’lu yaşlarıma, hastalığın pençesinde girdim.” Temmuz 2013

“Korkuyordum. Ne zaman gerçekleşeceğini, sonunda vücudumun nasıl bir şekil alacağını bilmiyordum. Ameliyattan hemen önce, izin formlarını imzaladıktan sonra...

O asansörün yanındaki sedyede otururken, kaçma fikri beynime hücum etti. Sedyeden fırlayıp kimsenin beni bulamayacağı bir yere doğru koşmak istedim.” Ekim 2013

“Ameliyat tam bir mucizeydi. Sadece kanserli dokuyu çıkarmayı başardılar. Şu an evdeyim ve mutluyum. Omuzlarımdan iki ‘mutluluk kanadının’ çıktığını hissediyorum.” Ekim 2013

“Eğer hayattaysam, sağlıklıysam, mutluysam ve önümdeki yaşama hazırsam, bunu etrafımdakilerin sonsuz ilgi ve sevgisine borçluyum...

Değerinizi biliyorum ve kalbimin en derinliklerinden size karşı daha iyi bir insan, daha şefkatli bir arkadaş, yüce gönüllü bir dost olabilmeyi diliyorum.” Ekim 2013

“Hastalığı yendim, son radyoterapi seansı da bitti ve ben artık özgürüm’ 22 Aralık 2013

(http://www.ntv.com.tr/galeri/yasam/bir-kanser-hastasinin-facebook-guncesi,vuESfCAv9EGyLQIbykP6RA/xZkHK6YaLk6j52pJkABHcA)

   Ünlü fotoğrafçı Nancy Borovik’e ne kadar teşekkür etsek az değil mi? Burada kilit cümle şu bence;

“Eğer hayattaysam, sağlıklıysam, mutluysam ve önümdeki yaşama hazırsam, bunu etrafımdakilerin sonsuz ilgi ve sevgisine borçluyum...

İşte Anne babaların hasta engelli çocuklarına ilgi alakaları bu kadar önemli. Şifa Allah’tan. Yeter ki siz dualarınızda gönülden Allahu Teala’dan istemesini bilin. Bu arada Yakup Peygamberin görme engelli olduktan sonra oğlu Yusuf peygambere kavuştuğunda tekrar mucize ile Allah’ın izniyle gözlerine kavuşması da ibretlik bir vesikadır. Allah dilerse olur. Şifa Allah’tandır. Engelli çocukları hasta olan ailelerin Yapmaları gereken tek şey moralli olmaları, sabırlı olmaları ve Yüce rabbimize bol bol dua etmelidir.    

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.