İlginç Bebek Adetleri

24.01.2014 20:51:16
A+ A-

Göbek bağıyla geleceğin mesleğine mesaj yollamak, fareden yeni diş istemek, ağaç dallarına emzik asmak, saç ağırlığınca altın hediye etmek. Kulağa biraz fantastik gelse de dünyanın her yerinde, her kültürün kendine has ve ilginç bebek adetleri var. Bazı anne babalar sürdürme konusunda hevesliyken bazıları da bunların artık geçmişte kalması gerektiğini düşünüyor.

Geçmişten günümüze süregelen bazı gelenekleri sürdürmeyi seviyorum ben, özellikle de anne olduğumdan beri bebekle ilgili olanlara ayrı bir meraklıyım. Çünkü bu geleneklerin hayatımıza kattığı zenginlikleri ve kuşakları birleştiren yanını seviyorum. Bu değerleri kaybetmemek, biraz da güzel anılar saklamak için kızım doğduğu andan itibaren göbek bağıydı, ilk banyosuydu, mevlidiydi,  40 gezmesi, diş buğdayıydı, bayramdı, süt dişiydi derken, hemen hemen hepsinden biraz bir şeyler yapmaya çalıştım. Aslında günümüzde dünyanın farklı yerlerinde pek çok anne baba, ailelerinden ya da kültürlerinden gelen bu tür gelenekleri sürdürme konusunda istekliler, bu gelenekleri çağa uygun hale getirerek sürdürmeyi ya da onlardan yeni aile gelenekler oluşturmayı tercih edenler de var. Eğer benim kadar meraklıysanız, yazının devamında size dünyanın çeşitli yerlerinden ilginç, keyifli, farklı bebek/çocuk geleneklerinden bahsedeceğim biraz, işte bunlardan bazıları:

100. gün kutlaması, Çin ve Kore'de bebeklerin doğumundan sonra yüzüncü günde yapılan bir kutlama. Bebeğin zor bir dönemi atlatması ve annenin sağlığına tekrar kavuşması şerefine bir ziyafet verilerek bu gün kutlanıyor. Bebeğin 1. doğum gününde ise bundan daha büyük bir kutlama yapılıyor ve bizim diş buğdayımızdakine benzer bir meslek seçme ritüelleri var; bebeğe kitap, kalem, para, iğne, yiyecek gibi nesneler sunularak gelecekte yapacağı mesleğe dair ipuçları bulmaya çalışıyorlar.

Emzik ağacı benim favorilerimden birisi, Danimarka'dan bir gelenek. Emziklere veda etmek dünyadaki bütün çocuklar için aynı zorlukta ama Danimarkalı ebeveynler buna hoş bir veda şekli bulmuşlar. Anne babasıyla parka giden bebekler ağacın dallarına emziklerini bırakarak vedalaşıyorlar. Yolunuz Danimarka'ya düşer de ağaç dallarında emzikler görürseniz şaşırmayın.

Diş perisi gelenekleri ise hemen hemen her ülkede farklı. Bazı kültürlerde düşen diş yastık altına bırakılıp diş perisi bekleniyor -ki biz de böyle yapmıştık, ben dişi atmaya kıyamadığımdan da olabilir. Dünyanın pek çok yerinde yeni diş, dişlerinin sağlamlığı ile bilinen fareden isteniyor. Güney Afrika'da düşen diş gece terliğe bırakılıyor, gece fare gelip onu alıyor ve yerine para bırakıyor. Hindistan, Kore ve Vietnam'da çocuklar düşen dişlerini ekmek içine saklayarak çatıya atıyorlar ve kargalardan eski dişi alıp onlara faredişi getirmesini istiyorlar. Arjantin'de çocuklar düşen dişlerini bir bardak suyun içine koyarak gece küçük bir farenin gelmesini, bütün suyu içip, dişi alıp yerine şeker ve para koymasını bekliyorlar. Çin'de üst dişleri yatağın altına, alt dişleri çatıya atıyorlar ki bence Çinliler bu gelenekle zekice bir orta yol bulmuşlar.

Yunan geleneklerinde isim günleri var, her çocuğa doğduğunda bir Aziz ismi veriliyor ve kendi doğum günleri haricinde bir de bu isim günlerinde kutlama yapıyorlar. Bir yılda iki kutlama? Şanslı çocuklar!

Almanya'da çocuklara okula başladıkları ilk gün, içi okul malzemeleri, çikolatalar ve şekerlerle dolu kocaman kâğıt külahlar veriliyor. Güzel fikir!

Navajo Kızılderililerinde kız çocuklarının adet gördükleri gün kutlanıyor. Kızlar özel giysiler giyerek saçlarını tanrıları Navajo'nun sitilinde yapıyorlar. Bu onların değiştiklerinin göstergesi ve kadının gücünün uzun ömürlü olması için gerçekleşen anlamlı bir ritüel.

Nijerya'da bebeklerin ilk banyosunu ?hayattalarsa- mutlaka büyükanneleri yaptırıyor. Bu bir nevi karşılama töreni ve onların bebeğe, "aileye hoş geldin" deme şekli.

Guatemala'da doğumdan sonra annenin 40 gün boyunca evden çıkmasına izin verilmiyor, böylece gücünü tekrar toplayacağına, sağlıklı ve bol süt vereceğine inanılıyor. Ayrıca anneye doğumdan sonra ilk olarak tavuk çorbası yediriliyor.

Maya geleneğine göre doğduktan sonra bebeğin bileğine mutlaka kırmızı bir bileklik takılması gerekiyor, bu onu kötü ruhlardan koruyor.

Pakistan'da ise bebek doğduktan 7 gün sonra Aqiqah diye bir tören düzenleniyor, bu törende bebeğin saçı kazınıyor, tartılan saç ağırlığı ne kadarsa o miktarda altın veriliyor. Pakistan'da yaşasak kel bir bebek doğurduğum için elimiz boş dönecektik demek!

İran geleneğine göre doğumdan sonra taze anneye 10 gün boyunca kendi annesi hizmet ediyor ve anneye mutlaka un, tereyağı, şeker, safran ve diğer baharatlardan oluşan Kachi isimli geleneksel yiyecek pişirilip yediriliyor.

Brezilyalılar için aşerme konusu hassas bir konu ve anne adayı aşerdiği yiyeceği bulamazsa bebeğinin doğduğunda o yiyeceğe benzeyeceğine dair yarı şaka, yarı ciddi bir inanış var.

İrlanda'da ise yine ilginç bir gelenek var; çiftler evlenirken düğün pastalarının üstünden bir parçayı dondurarak ilk bebekleri olana kadar saklıyorlar, bebekleri doğduktan sonra vaftiz töreninde bu pastayı ufalayarak bebeğin başına serpiyorlar. Bu, onlar için yaşamın döngüsünü sembolize eden bir gelenek.

İlginç bir gelenek de İskoçya'dan; bebek doğduğunda avucuna şans getirmesi için gümüş bir para konuluyor ve eğer bebek bu parayı hemen sıkı bir şekilde kavrarsa tutumlu olacağına, çabucak elinden düşürürse de savurgan olacağına inanılıyor.

Nasıl? Okurken, aslında farklılıklarımızın bile özünde birbirine ne kadar benzediğini siz de düşündünüz mü? Siz de bu tür gelenekleri sürdürmeyi anlamlı buluyor musunuz? Dahası, sizin de paylaşmak istediğiniz farklı bebek gelenekleriniz var mı?



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.