İnsanı olduğu gibi kabul etmek gerekir!

16.09.2014 10:03:28
A+ A-

Bu sabah dikkat eksikliği ile ilgili bir haberi okudum ve ne hale geldik demeden edemedim. Dikkat eksikliği mi? Bu, insanın olduğu şeklidir. Bir konu bizi ne kadar ilgilendiriyorsa o kadar da dinleriz okuruz seyrederiz dikkatimizi veririz. Bir konu bizi ne kadar sıkıyorsa başka şeyler o kadar da dikkatimizi dağıtabilir. Biz yetişkinler bile hala öyleyiz. Toplantı veya telefon görüşmesinin ortasında bazen dinlememeyi başlarız çünkü başka bir konu aklımızı meşgul eder ya da konu bizi pek ilgilendirmiyor. Bunun en basit örneği yakını vefat etmiş ya da çocuğu ciddi hasta olan insandır. Sürekli aklına gelir. Normal olarak algılanıyor. Çünkü normaldir! Duygusal bir durum mu? Hayır. Önce akıl o konuya gider sonra ilişkin duygular ağır basmaya başlar. 

Durum çocuk ve yetişkinde aynı. Normal olan da bu. Bizi insan yapan bu! Anormal olan, her durum ve koşul altında aynı derecede dikkatini verebilendir.

Çocukların her koşul altında "başarılı" olması beklenir artık. Bu mümkün değil. İnsan doğasına aykırı. Kaldı ki çocukların dikkatini çekmek içerikten çok anlatış tarzıyla alakalı. Daha güzel anlatınca daha kolay öğrenirler. Anlatış biçimi bize daha yakın olan bir romanı ilgiyle okuruz, yazılış şekli bize hitap etmeyeni zorla bitiririz ve hemen de unuturuz, eğer tam olarak anladıysak. Çocukla farkımız yok. Çünkü
insan doğası böyledir.

"Tedavi" çocuklarının hayatını kolaylaştırır, güya bunun gerekliliğine toplum karar vermiş durumda. Ancak çözüm değildir çünkü çözüme ihtiyacımız yok. Doğallığımızı kabul etmemiz gerekir sadece. 

Bu bir arz talep meselesi. Normal durumuyla başa çıkmayan ve bundan rahatsız olan aileler talep oluşturduğu anda arz üreten daima olur. Sonra buna sadece adı takmak kalır, dikkat eksikliği ya da DE, HB, neyse... Çocukların dikkati dağılır. Nokta. Çocuklar aktiftir. Hem de çok. Hem de bizi yorabilecek derecedir. Nokta. Bunlar normal! Anormal, bunu çoğunda tuhaf olarak görendir Aileye yardım etmek için çocuğu tedavi edilmesine gerek yok. Esas yardım edilmesi gereken aile, çocuk değil. Çünkü onlar içinde bulundukları durumdan farklı nedenlerden dolayı rahatsız.

İlaç ya da seanslarla sözel ya da işitsel kabiliyeti arttırarak dikkat eksikliğini gidermek mi çözüm? Eskiden bir çocuğun sözel ya da işitsel algılaması daha yüksek olunca buna yetenek dendi. Ancak artık yetenek de istenmiyor zaten. Olur ya, yetenek "işe yaramayan" bir mesleğe doğru gider. Yetenek, ancak ucunda bol para kazandırmak varsa ya da gösterişli olursa aranır oldu.

Kolay bakılabilen, az uğraşla "başarılı" yetiştirilebilen çocuk mu lazım? Yoksa kolay kesilmesi çekirdeksiz dört kareli karpuz mu aradınız? İnsanı her pahasına değiştirmek mi gerekiyor?

 

İNSANI OLDUĞU GİBİ KABUL ETMEK GEREKİR!

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.