İSİMLERİN EVRENSELLİĞİ!

23.06.2014 00:43:57
A+ A-

İnsan; bir yeri dolaşırken, ister istemez o yeri tanımak istiyor, toplumsal yaşam şeklini ve sosyolojik yapısını da gözlemlemeye çalışıyor. Sene sonu sınavları için, Kocaeli Üniversitesinde okuyan kızımın yanında bulunmak üzere, eşimle birlikte İzmit'e geldik.

İzmit'in içinde gezinirken, İnönü Caddesi üzerinde, Çınarlı Camisinin yanında, köşe başında, 'Milas Büfe' yazan tabelalar dikkatimizi çekti. Milas'tan uzak bir yerde, 'Milas' ismini taşıyan büfenin varlık nedeni ne olabilirdi? Doğduğun, yaşadığın yerden uzakta, kentinin adını taşıyan bir işyeriyle karşılaşmak insana ilgi çekici geliyor ve sanki bir hemşerinle karşılaşmış gibi oluyorsun!

Merak içinde büfeye yöneldik. İlk anda aklıma, bu büfenin sahibi, mutlaka Milas kökenli, Milas'la bağı olan birisidir diye düşündüm. İçeri girdik. Karşımızda güleç yüzlü, sarışın bir bayan vardı. İsmi Veronica'ydı. İsveçliydi. İsveç'in, Malmö kentinden. Sosyal hizmetler uzmanı olarak çalışmış orada. 8 aydır İzmit'teymiş.

Sorduk kendisine, neden "Milas Büfe" diye? Eşiyle evlendikten sonra, buraya geldiklerini, bu büfeyi işletme başladıklarını ve 3 yaşındaki oğullarının isminin 'Milas' olduğunu söyledi. Bu durum daha çok dikkatimizi çekmişti.

İsveçli bir bayanın oğluna 'Milas' ismini koyması, ilk anda bende şu çağrışımı yapmıştı: Milas-Labranda antik kentinin kazılarına; 1948'de, Uppsala(İsveç'in; Stockholm, Göteborg ve Malmö'den sonra dördüncü büyük kenti) Üniversitesi arkeologları tarafından başlanılmıştı. O tarihten buyana Labraunda ören yeri kazıları, İsveçli arkeologlar yönetiminde sürdürülüyordu.  Bu nedenle, Milas, İsveç'te tanınan bir yer miydi acaba? Veronica, bunun için, "Milas" ismini koymuş olabilir miydi çocuğuna?

 "Bu nedenle mi?" dedim Veronica'ya. Hayır dedi. Labranda ve İsveçli arkeologlar bağlantısından haberi yoktu. Öyleyse neden 'Milas' ismini koymuşlardı? Veronica, "Biz Milas'a gittik, gezdik, orayı çok sevdik. Daha sonra oğlumuz olunca adını 'Milas' koyalım dedik. Değişik bir isimdi ve İsveçliler tarafından da çok kolay söylenebiliyordu, söyleyiş zorluğu yoktu" dedi. İsmini şehirden alanlara örnek olarak da 'Paris Hilton'u gösterdi.

Veronica'nın eşi Gökhan, İzmitliymiş. İsveç'e çalışmaya gitmiş. Veronica'yla tanışmış ve evlenmişler. 8 yıldır evliler. Yazları İzmit'e gelip gitmişler ve 8 ay önce de temelli gelmişler. Şimdi çocuklarının adını taşıyan 'Milas Büfe'yi işletiyorlar.

 Veronica, güzel Türkçe konuşuyor. Müşterileriyle iyi anlaşıyor. Türkçeyi, nasıl öğrendiğini sorduğumda, önce internet üzerinden öğrenmeye başladığını, yazları Türkiye'ye gelişlerinde Türkçesini ilerlettiğini söylüyor. Hiç uyum sorunu yaşamadığını belirten Veronica, İzmit'e alıştığını ifade ediyor.

Veronica, facebook'ta yer alan arkadaş gruplarından, 3 ailenin daha(anne İsveçli, Baba Türk) çocuklarının isminin 'Milas' olduğunu belirtiyor. Burada eşi Gökhan devreye girerek, bizden kopya çektiler diyor. "Bizim isim tek olmalıydı" demek ister gibi... Çocukların ismi 'Milas' olan ailelerden, birisi Marmaris'te, ikisi de İsveç-Malmö'de yaşıyormuş.

 Çocuklarının ismini 'Milas' koyan bu ailelerin tutumu bir Milaslı olarak beni sevindirmiş, mutlu etmişti. 'Milas', soy isim olarak kullanılıyordu ama bir isim olarak kullanılmasına ilk defa tanık oluyordum.  Milas dışından olanların bu ismi çocuklarına koyması çok anlamlıydı. Güzel bir davranıştı.

İnsanlar ve kentler, birbirini yaşatırlar... Söylenceye göre, ismini kentlerden alanların, ölümsüzlüğüne inanılırmış. 'Milas' gibi ismini kentlerimizden alanların çoğalmasını dilerim...



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.