Kadın Algısı

22.11.2014 09:49:56
A+ A-

Bu topraklar üstünde kadın olmak nüfus cüzdanında kadın ibaresinin yazıyor olması, pembe bir nüfus cüzdanına sahip olunması ve Anayasa’nın 10. Maddesi’nin kadın erkek eşittir fırka değil de fıkrasından başka bir şey değildir.  Türkiye’deki aile içi şiddet istatistiklerine baktığımız zaman bu şiddetin yüzde 87’si kadınlara karşı işlenmiştir. Lise ve daha üstü eğitimli 15-24 yaş grubunda bulunan kadınların yüzde 39.6sı işsiz, kentli kadınlarda bu oran yüzde 37.4 iken kırsal alandaki kadınlar için bu oran yüzde 45.3'e ulaşıyor. Kadınların yüzde 20’si okuma yazma bilmiyor.  Üniversite ve diğer yüksek eğitim kurumlarında görev yapan toplam 53 bin 805 öğretim elemanının 17 bin 828i kadın yani kadın öğretim elemanlarının tüm öğretim elemanlarına oranı yüzde 33.1 oranında.

Türkiye'de kadınların yüzde 40’ı görücü usulüyle evleniyor, yüzde 20’si ise nikahsız yaşıyor. Eğitim gören 100 kadından sadece 2 tanesi yüksek öğrenim görüyor. Kadınların yüzde 55’i doğum kontrolü uygularken, yüzde 64’ü hamilelik döneminde doktora gitmiyor ve yılda 2 bin 500 kadın anne olmak isterken yaşamını yitiriyor. Hal böyleyken bir ülkede kadınların ve erkeklerin eşir olduğunu söylemek safsatadan başka bir şey değildir.

Kadın dünyanın en gelişmiş ülkesinden en az gelişmişine kadar her yerde sömürülen bir varlıktır. Türkiye’de de erkeklerce bütün gün evde oturduğu(!) zannedilen oysaki emek harcayan ve yorulan saçını süpürge etmeye bin yıllardır programlanmış, cinselliğini annelikle bastırmış, erkeğin sadece yemek yaptığı için bir de yatakta insan yerine koyduğu kadın.   En utanılası durumda bu kavramların içinin boşaltıldığı ülkemizde kadın haklarını savunmak feminist olmak utanılası bir durum olarak görülmektedir. En can alıcı noktalardan biride medyanın bu durumu meşru kılan, kadınların cinsel kimliğini ön plana çıkaran, daha çok anne eş rolüyle bizlere sunulan tamamen erkeğin yanında değersizleştiren yayınlar yapıp topluma da bunları sunması durumun vahimliğini açıkça gözler önüne sermektedir.

Son olarak Türkiye’de kadın olmanın özeti; Her gün gazetelerin üçüncü sayfa haberlerine şiddete maruz kalan kadın olarak yansıyan, bedeni teşhir edilen ve bedeni üzerinden değerlendirilen, erkeğinin eşi çocuklarının annesi olarak görülen, erkeğin her yerde erkek kadının ise her yerde kadın olmadığı bu ülkenin hatta dünyanın en önemli yüz kızartıcı sorunlarından biridir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.