"Kadın" Toplumun Efendisidir!

01.01.2015 13:09:35
A+ A-

Bir toplumu oluşturan bireylerin yaklaşık olarak yarısı kadındır. Bu durum kadının toplumda temsil bakımından en az yarısının kadın olması gerektiği, ancak tam anlamıyla temsil edilmediği gibi bir sonuç karşımıza çıkarır. Bu bizde böyledir de başka ülkelerde farklı mıdır? Hiç de değil. Türkiye'de kadınlarımızın seçme seçilme hakkını diğer Avrupa devletlerinden çok daha önce kazandıkları göz önüne alındığında aslında kadın hakları konusunda yüzyıllardır süren bir tecrübeleri yok denebilir. Medeniyetin aslında kadını metalaştırmaktan başka çok fazla yaptığı bir şey de yok.

Kadınların, toplumsal hayata katılımı onların gerçekten öz saygılarına kavuşması toplumsal ilerleme için oldukça önemli. Kadın aileyi düzenlerken, özellikle çocuk yetiştirme konusunda erkeğe göre çok daha fazla role sahiptir. Ailede bir bebek genellikle anne ile daha fazla zaman geçirir. Öyle ki bebek doğar tüm eğitimlerini neredeyse anne  verir. Bu sebeple annenin bebek, çocuk üzerindeki rolü, babaya göre tartışılmaz derecede üstündür. Öyle ki anne ailedeki en önemli denge unsuru ve asıl liderdir. Gizli liderdir. Evinize bakın, ailenize bakın siz de bunu, kadının asıl liderliğinin izlerini göreceksiniz. Erkek aslında bu rolü gönüllü olarak kadına verir. Yalnız tek şartı kendi liderliğinin sürdüğüne dair sözlü beyandır. Sözlü liderlik beyanı erkek için yeterlidir. Asıl liderin kadın olması onu fazla üzmez, çocuklarını kadının yetiştirdiğini bilir ve asil kadınla evli olduğu için mutlu da olabilir. Uçkur problemi ortaya çıkmazsa o aile zengin, huzurlu, bereketli olur. İşte bu yüzden kadını asil olan toplum da asil olur. Ama asaletin ölçüsü nedir. O halde asaleti tanımlamak gerek. Asalet; mal mülk zenginlik sahibi olmak demek değildir. Asalet kılık kıyafet de değildir. Asıl asalet, öz güven sahibi, haksızlık yapmayan, iç ve dış dengesi sağlam, konuştuğunda sözü dinlenir kişidir. Ancak üzülerek belirtmek gerekir ki günümüz tiyatral yeteneklerin sonradan da kazanılabildiği bir çağ. Çoğunlukla asil rolü yapmak çok kolay hale geldiğinden asalet de alınır satılır, bir meta haline dönüştü.

Asalet, önemli bir şeydir. İnsanların en büyük yanılgısı ise asaletin, para şan şöhret olduğu yönündeki yanlış inançlarıdır. Bu konuda yanılmakta haksız sayılmazlar. Dünya medeniyetine asalet kavramını soyluluk olarak sunan medeniyet, aslında elinde satacak emeğinden başka bir şeyi olmayan insanlar topluluğunun sırtında bulunan bir yüktür. Soyluluk, asaletin bizdeki eski karşılığı ağalık, daha önceki hali ise derebeylikten ibarettir. Bunlar, gerçekte asaletle alakası olmayan ama asaletmiş gibi toplumlara verilen ayar gereği tanımlamalardır.

O halde asalet nedir, aslında siz onu gördüğünüzde derhal tanırsınız. O şatafatı sevmez. Gözünde kibir, üstünlük görmezsiniz. Onu pahalı araba ve evlerde de bulamazsınız. O gevezelik yapıp başınızı şişirmez. Asalet, aslında hiçbir şey yapmadan size hâkim olur. O bazen bir simitçidir, bazen bir ustadır, bazen bir halk pazarında sebze, meyvesini satan ekmeğini kazanmaya çalışan sessiz, sakince aramızda dolaşır. Bu kadın da olabilir, erkek de ama bilin ki erkeği de yetiştiren aslında kadındır.

Ve o kadın toplumun hâkimidir. Olması da gerekir.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.