Kadın ve Börek

31.08.2015 18:42:04
A+ A-

İnanasım gelmiyor o dil dediğimiz iletişim aracımızdan sarf edilen cümlelere. Oysa etraflıca düşünebilmeli insan bir fikri ortaya atmadan evvel. Genellemeleri ve önyargıyı sevmiyorum. Kadın ve erkek ayrımcılığını da yaşadığımız çağa yakıştıramıyorum. Soruyorum size : "Kadın deyince börek mi gelmeli akla?"

Güzel ve uzun ömürlü bir yuvanın temelinde sevgi, saygı, anlayış ve hoşgörü vardır. Ne yediğinin önemi yoktur. Huzurla, mutlulukla çiğnenen lokmanın ağızda ve ruhta bıraktığı hoş tat vardır. Diyelim kadın çok güzel yemekler yapıyor, börekler açıyor ama huysuz. En ufak şeyden kıyamet koparıyor. Çocuklarına kötü davranıyor. Böyle bir durumda erkek midesine güzel şeyler gidiyor diye ağzı kulaklarında mı gezecekti. Bence buna katlanmak midesizlik olurdu.

Bir diğer örnek de şöyle olsun. Kadın çok maharetli. Döktürüyor mutfakta ancak erzak dolabı bomboş. Adam; kıskanç, kendince gururlu. Çalışmasını istemiyor eşinin. Öte yandan evinin geçimini sağlamıyor. Bir ay çalışıyor beş ay yatıyor sırt üstü. Gecenin bir yarısı dürtüyor karısını ve şöyle diyor : "Canım börek istedi. Kalk yap!". Kadın utana sıkıla "Un, yumurta, peynir yok. Yağ da çok az diyor.  Adam tekme, tokat girişirken "Kadın değil misin. Yoktan var et ama yap dediğimi" diyor. Yok mu böyle hikayeler Anadolumuzda? Var. Maalef tanık olduğum manzaralardan biri bu. Yani kadının dikiş bilmesiyle dikiş tutmuyor evlilik ya da hamur açmasıyla, güzel temizlik yapmasıyla alakalı değil yuvanın saadeti. Karakterli olmak gerekiyor her şeyden önce.

Kim ne derse desin önce eğitim diyorum her zaman olduğu gibi. Erkek veya kadın değil erdemli insan yetiştirebilmeliyiz topluma. İşte o zaman sağlıklı olur ilişkiler. O yuvada yetişen çocuklar da ileride güçlü temeller üzerine oturturlar evliliklerini.

Bir de söylemeden geçemeyeceğim hamur işlerinde oldukça başarılı pek çok ev hanımı veya çalışan kadın; kendinin, eşinin, çocuklarının sağlığı için unu mümkün olduğunca sofradan uzak tutmaya çalışıyor. Beslenme uzmanlarının, doktorların tavsiyelerine uyarak sofraya yemek getiriyor. Beyaz un, şeker ve tuzun fazlasının hayatı tehlikeye soktuğunun bilincinde herkes.

Mutluluğun anahtarı sadece börekte olsaydı dünya mutfakları içinde ön sıralarda olan ülkemizde mutluluk patlaması yaşanırdı.  Hiç kimse ayrılmazdı eşinden. Neden pek çok kadınımız mutsuz, şiddet mağduru ve  cinayetlere kurban gidiyor bir düşünmek gerek  detaylı ve derin bir şekilde.

Aysel AKSÜMER


YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.