Kitabın Ortasından...Kadınlar, kadın hariç her şey oldu...

10.03.2015 15:40:04
A+ A-

Nasıl yazacaktım ki???

Biraz fazla gülse ya da şuh bir kahkaha attığında "bu karı o yolun yolcusu" nasıl diyecektim?

Sessiz kaldığında ise "bu karı sinsi",

biraz kısa giydiğinde, "aranıyor lan bu",

göğüs dekoltesi olduğunda, "karı sergici oğlum",

dar bir etek giydiğinde ya da kalem eteğin altında gördüğümüzde, "offff tampona (defransiyele-erkek tabiriyle-) bak lan",

ağladığında "sulu göz",

bize akıl vererek ya da yol göstererek yanlış yapmamızı önlemek için çırpındığında, "aklını kendine sakla",

yatakta değişik bir fantazi düşüncesini bizimle paylaştığında, "demek ki, karı porno izliyor amk" diye düşündüğümüzü,

akşam eve geldiğimizde yemek henüz hazır değilse, "ne o lan anana mı gittin yine" ya da "ne o bir araya gelip laklakta boğuldunuz değil mi" dediğimizi,

içikiye, aleme, erkek erkeğe muhabbete para bulurken, o pazar parası istediğinde, "bu ne lan daha geçen hafta aldın ya dediğimizi",

bayramlar da bile önce bebelerine bir şeyler alıp kendine hiçbir şey alamadığında bile yüzünü asmayıp çocuklarına aldıklarıyla mutlu olduğunu ve kesene bereket hayatım dediğinde, "bön bön" baktığımızı,

birkaç kadın arkadaş bir araya gelerek eğlenmeye gittikleri bir mekanda onlara rastladığımızda, "ben bu karıyı götürürüm oğlum" dediğimizi,

hastalanma hakları olmadığını, hasta olsalar bile evdeki işlerin aksamaması gerektiğini ve bu nedenle "surat astığımızı",

kısa giymesinin, makyajlı olmasının, kahkaha atmasının, başının açık olmasının, tecavüzümüz için yeterli sebep sayıldığını,

tecavüze uğrayanın değil de, tecavüz edenin mahkemeye gelirken "Kur'an ve seccadeyle geldiği için" iyi halden indirim aldığını,

tecavüz esnasında "neden çığlık atmadın" diye sorulmasını,

tek başına dışarıya çıktığında ".rosbu gözüyle" bakıldığını,

evinde karısının hakkını veremeyen kansızların sokakta tacizlerine maruz kaldığını,

dul kaldığında ise evli eski kadın arkadaşlarının bile kocalarını ondan kıskandıklarını ve görüşmek istemediklerini,

yanımızda kadın ya da kadınımız olduğunda gereğinden fazla içerek çevremizdeki veya yanımızdaki diğer kansız er kişilerin bu durumdan faydalanarak ona kesik atmalarının sebebinin de bizler olduğumuzu,

bizim anne babalarımıza kölelik yapmasını beklerken, kadının kendi annesine gitmesine bile tahammül edemediğimizi,

kırıtarak yürüyorsa "kancık sulanmazsa erkek dolanmaz" diyerek kendimizi savunduğumuzu,

kadına teklif ettiğimizde hemen kabul etmişse "bu zaten yolluymuş lan" dediğimizi,

teklifimize yanıt vermezse "naz yapıyor ama verecek oğlum görürsün" dediğimizi,

geceleri uyanık kaldıkları için nette olan kadınlara "aranıyor" gözüyle baktığımızı,

kocasından ayrılan kadına "potansiyel şıllık" ön yargısıyla yaklaştığımızı,

kadın boşandığında onu sevdiğimizden değil, "başka bir erkeğin altında daha büyük zevkten inlemesine dayanamayacağımızı" bildiğimiz için onları öldürdüğümüzü,

yatakta en iyilerin hep bizler olduğumuzu (öyle olmasak da bize böyle hissettirildiği için) sandığımız için "vazgeçilmez" olduğumuzu düşündüğümüzü,

kadının evlendiğinde şunun karısı diye, kocasından ayrıldığında ise şu adamın kızı (ki babası ölmüş bile olsa) şöyle yapmış diye bir erkeğin soyadıyla anıldığını,

tek başına bir eğlence mekanında ya da parkta oturduğunda "iş beklediğini"

tecavüz ettiğimizde bile kendimizi haklı gördüğümüzü, utanmadan, arlanmadan "mini giymişti, iş atıyordu, kahkaha atıyordu " diyebilecek kadar alçaklaşabildiğimizi,

bırakın kadını, çocuğa bile tecavüz edecek kadar "insanlıktan çıktığımızı",

kadınla içki içip kafasını güzelleştirip yatağa atmak için her türlü ayağı çekerken, kadın sarhoş olmazsa "vay amk.karı kaşarmış" dediğimizi,

içki sofrasında kadının karşısında içtikçe ağırlaşacağımız yerde içmenin de adabını bilmediğimiz için "küçüldüğümüzü",

başka bir kadının yüreğinde yer edinebilmek için o anda boşandığımızı ve eşlerimizin üzerine basarak yatağa atmak için çırpındığımız o kadının yüreğinde böyle yer edinmeye çalıştığımızı,

netteki hemen her kadını " yatağa atılacak karı" gözüyle gördüğümüzü

yatakta 5 dakikada işimiz bitince ya da artık erliğimizden eski randımanı alamayınca "sen kadınlığını yapamıyorsun ki, ben ne yapayım"  diyerek yine kendimizi haklı çıkarmaya çalıştığımızı,

bir kadınla bir şeyleri yaşadıktan sonra bunu erkek arkadaş ortamında konuşacak kadar haysiyetsizleştiğimizi,

iyi sevişiyorsa "kaşar" dediğimizi,

saçı platin sarısı olan kadının banko ".rosbu" olduğunu,

nasıl yazacaktım ki?

 

Konuşsa suç, gülse suç, ağlasa suç, gezmek istese suç, ilgi istese suç, boşanmak istese suç, para istese suç, güzel giyinse suç, tek tabanca bir yere gitse suç, suç, suç, suç... Kadındı ve adı kadın olan her insan biz erkek geçinenlerin yaftasıyla etiketlenmişti. Peki, çok gülen bir kadının içindeki çocuğu hala diri tutuyor olma olasılığı yok muydu? Sessiz kalan bir kadının bizim söylediğimizin aslında yanlış olduğunu bildiği halde ve bizi küçük düşürmemek adına susuyor olma olasılığı? Rutin rahatsızlığı boyunca daha çok ilgi isteyemez miydi, sarhoş olmuyorsa ve yatağa atamadıysak kendini taşıyacak kadar erdemli olamaz mıydı, telefonunu istediğimizde verdiği için bizi diğerlerinden farklı algılamış ve yanılmak istemediğinin ispatı için olamaz mıydı, nette geç vakitlere kadar kalan bir kadın namuslu ve onurlu olamaz mıydı, saçlarının güzel olduğu için görünmesini isteyemez miydi, bir mekanda tek tabanca oturacak kadar kendine güveni olamaz mıydı, kısa veya kalem etek giydiğinde kendine güveninin ve güzel olduğunu hissetmek istemesi doğal olamaz mıydı? Kısa giyemez miydi, bir yere tek tabanca gidemez miydi, saçını boyatamaz mıydı, iyi sevişemez miydi, düşünemez miydi, boşanmak isteyemez miydi, annesine gidemez miydi, rutin rahatsızlığı olduğu için bir şeyler aksayamaz mıydı,   belki evliliği boyunca doğru dürüst bir orgazm yaşayamadığı için sevişmeden soğuyamaz mıydı, bizim teklifimize insanca yaklaştığı veya bizi diğerlerinden farklı algıladığı için teklifimizi kabul etmiş olamaz mıydı, tecavüz eden suçlu olamaz mıydı, tek tabanca bir yere gidiyorsa bizimleyken bile yalnızlaşması kaynaklı olamaz mıydı? Hep biz ne dersek o olmak zorunda mıydı kadınlar?   

Yeter ulan, yeter. Bu dünyayı bu hale bizim uçkurumuz getirdi. Bir et parçasıyla kendimizi bir halt sanmaktan vaz geçelim artık, evinde bir kadını mutlu etmekten aciz zavallılar, bir kadına tecavüzü haklı çıkarabilmek adına onun giyimini, tarzını öne süren Allahsızlar, sübyancı soysuzlar, bir kadına yetemezken başkalarının kadın ve kızına asılanlar, zavallılar, düşünce, ilgi, alaka, paylaşım, sevgi, saygı, iletişim kabızı olanlar, sözüm size:

"KEŞKE O ETİKETLEDİĞİNİZ KADINLAR KADAR DELİKANLI OLABİLSEYDİNİZ."

NOT: Allah bile Kur'an'da bir kadına zina suçu isnad edilebilmesi için 4 şahit istiyor ve bunlar olayı çıplak gözle ve bizatihi cima fiili üzerinde görmek zorunda olan 4 şahit. (http://www.kuranikerim.com/telmalili/nur.htm)

Sevgilerimi ve saygılarımı yolluyorum siz KADINLARIMIZA...

Bin selam olsun kadın gibi kadınlara ve adamlara..

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.