‘Özgür’ doğuran köle kadınlar

07.08.2015 14:15:00
A+ A-

Birkaç haftadır kadınlara yapılan ‘destekler’ bu konuda beni yazmaya itmedi dersem yalan olur. Uzun zamandır yazmayıp, yeniden yazmaya başlayacaksam ancak bu kadar değerli bir konu beni yazmaya teşvik edebilirdi. Girizgah fazla mı kafa karıştırıcı oldu? Tamam o zaman anlatayım.

Biz bir kadın olarak öncelikle susalım!

Hatırlarsınız geçtiğimiz haftalarda Bülent Arınç, CHP’nin talebiyle olağanüstü toplanan Meclis Genel Kurulu’nda “Sataşma var” diyerek ikinci kez söz almıştı. Konuşma sırasında kendisine tepki gösteren HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan’a “Hanımefendi sus! Bir kadın olarak sus!” diye bağırmıştı. Tabi, bizler bu toplantıdan tutanaklara geçen “Bir kadın olarak sus!” deyimini zihinlerimize ekledik. 300 yıl öğrendiği şeyleri genleriyle taşıyacak olan küçük çocuklarımız, ergenlerimiz, yeniyetmelerimiz de… Bir kadın olarak okuyamazsınız, eğitim göremezsiniz, iş bulamazsınız ama tabii ki, dayak yiyebilir, çocuk yaşta evlendirilebilir, bunların yanı sıra cinsiyetinin verdiği yetkiye dayanarak susabilirsiniz! Evet, bunlar da bize ülkemizin sunduğu nimetlerden biri. Anne de olsak, evlat da olsak, öğretmen de olsak, milletvekili de olsak öncelikle kadın olmanın şartları “Bir kadın olarak sus”maktan geçer. ‘Devlet Büyüklerimiz’ böyle rıza gösterdiyse söylenecek fazla bir şey yoktur.

Biz bir kadın olarak öncelikle kalbimizi aşk için değil ölüm için kullanalım!

Daha ‘Devlet Büyüklerimizin’ bu övgü dolu yeni deyiminden sonra Aysun kardeşimiz tavsiyelere uydu, bir kadın olarak sustu ve kendini kalbinden vurarak öldürdü, arkasında soru işaretleri bırakarak. Aysun’un hikayesini duyunca kanımız dondu ama tabi bizler yine susma görevimizi yerine getirdik. Abisinin tecavüzüne maruz kalmış, ondan şikayetçi olmuş ve ailesinin baskılarından kurtulmak için Kütahya’ya sığınmış. Ama toplumsal baskı orada da onu rahat bırakmadı ve ailesinin tavsiyelerine uyarak sonsuza kadar susdu! Gazanız mübarek ola artık bir suskun daha edindiniz!

Bir kadın olarak susaydı iyiydi!

Üç hafta sonunda bir ‘aydın’ablamız konuştu ki, o da ‘Değerli Büyüklerimiz”in tavsiyesine uyup susaydı iyiydi. ‘Malumunuz’ bu hafta ‘Dünya Emzirme Haftası’, bunun üzerine Ömür Gedik ablamız lafı yine gediğine koymuş! Yazısından bir kesitle sizleri feyizyab edeceğim;

"Kadınlar tabii ki çocuklarını emzirsinler ama bunu herkesin gözüne soka soka yapmasınlar. Kadınların emzirme özgürlüklerini sokak ortasında, istedikleri yerde kullanmaları bana cinsellik ve libido düşmanı bir hareket gibi geliyor. Hele hele parklarda, meydanlarda yapılan şu toplu bebek emzirme eylemleri yok mu?

"Gereksiz bir şovenizmden başka bir şey değil bence."

Evet, kesitin başında da dediğim gibi Ömür Ablamız lafı yine gediğine koymuş. Ama olayı biraz yanlış anlamış. E normal, “Türkiye okuduğunu anlama becerisinde 65 ülke içinde 47.sırada”ymış ya, yanlış algıladığını yazma becerisinde kaçıncı sıradaymışız acaba?

Ama her şeyden önemlisi ‘özgür’ nesiller yetiştiren köle kadınlar olarak kaçıncı sıradayız?.. Takdir sizin…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.