Toplumumuzda şiddet ve sosyal sermaye olarak aile içi şefkat kültürünü geliştiren dedeler-nineler (Şiddetin Sosyolojik Boyutu)

07.05.2015 13:46:34
A+ A-

Şiddeti temellendirecek olursak en geniş ifadesiyle saldırganlık dürtülerinin eyleme dönüşmüş halidir diyebiliriz.

Gün geçmiyor ki izlediğimiz haberlerde, okuduğumuz gazetelerde ve kitaplarda, dinlediğimiz radyolarda şiddetten uzak bir durum yaşamıyoruz.

Şiddeti Önlemek İçin İşe Aileden Başlamak Gerek:

Aile, ferdin bir çok karakteristik özelliklerinin neşet ettiği bir kurumdur. Yani çocuğun aşırı duygusal, ciddi olması, lâubali olması veya şefkatli olması, yardımsever olması, sinirli olması vs. 
Bu tür özelliklerinin gelişmesi bir sosyal kurum olan ailede gelişmektedir. Bu bağlamda şiddetin öğrenmeyle ilgili bir olgu olduğunu hatırdan çıkarmamak gerekir. Aynı zamanda aile içi şiddetin olduğu bir ortamda yetişen çocukların toplumun gelecek fertleri olduğunu hatırdan çıkarmamak lazım.

Çocuklar ebeveynlerini veya diğer aile fertlerini model olarak onlardan aldığı davranışları ileri ki yaşamlarında belirli periyotlarda taklit etme ve eyleme dönüştürme lüzumu duyacaktır. Eğer ebeveynlerin aile içi sorunları çözmede şiddete başvurulması önplandaysa, çocuklara karşı tutum ve davranışları şiddet içerikli ise, geleceğin potansiyel şiddet eğilimli fertleri yetiştiriliyor demektir.

Ebeveynlerin hareket noktaları açısından kendilerine göre haklılık payı olabilir. Örneğin: yoğun çalışma saatleri, uzun süreli çalışma, bireyin kendini maskelemesi yani henüz kendini gerçekleştirmeden evlenmesi...bu şiddeti meşrulaştırır mı tartışılır, ama önemli olan husus çocukların durumudur.

Bir diğer husus ebeveynlerin ya da aile efradının çocukların yanında kendi aralarında şiddet içerikli söylemleri, çocuklara sözlü ve fiziksel şiddet uygulamaları, şiddet içerikli film İzlemeleri, haber izlemeleri veya savaş münazaraları yapmaları... özellikle Türkiye'nin etrafını saran ateş çemberinden dolayı bu muhabbetler kaçınılmaz olmaktadır. Hatta müzik kanallarında savaşı anlatan, anımsatan şarkılar söylenmekte, düğünlerde dahi savaşı destanlaştıran şarkılar söylenmektedir. Durum böyle olunca şarkıların, çocukların diline pelesenk olması da kaçınılmaz oluyor. Böylece çocukların davranışlarında özendirici yan ortaya çıkmaktadır. Bu da şiddet vakalarını arttırmaktadır.

Şiddeti Önleme de Sosyal Sermaye Olarak (Dedeler-Nineler)

Modernleşmeyle beraber çekirdek ailelerin çoğalmasıyla, çocuklar dedelerinden ve ninelerinden alacağı terbiyeden mahrum bırakıldı. Bu da çocuğa karşı yapılmış en büyük haksızlık oldu. Çocuk yetiştirmek ve onu geleceğe hazırlamak büyük bir sabır ister. Bu bağlamda çocuk sürekli ilgi ister, huzur ister, tahammül ister ve her şeyden önemlisi şefkat ister. Dede ve nine çocuğun sosyalleşmesinde çok önemli faktörler. Çocuğun kültürel yapısında, sosyal ve psikolojik gelişiminde de çok önemli etkileri var. Çocuk, görmüş-geçirmiş bir nine ve dedenin terbiyesinden geçmiş ise, hele bir de bunlar "arif" bir kişiliğe sahip ise, çocuklar için, ebeveynler için ve en önemlisi toplum için bundan daha güzel bir durum olabilir mi? 
Dedeler ve nineler çocuklarla iyi bir iletişim kuran, karşılıklı olarak sevgi ve saygıya dayanan sıcak ve dengeli ilişkiler kurabilen yaşlılardır. Bu şekilde daha faydalı çocuklar yetiştirmektedirler. 
Ama anne ve baba çocuğun yetiştirilmesinde birinci yetkili ve sorumlu olmalılar ve aile içerisinde uzlaşma kültürünü, iletişim kültürünü ve şefkat kültürünü geliştirmeliler.

Bir çocuğun bu olumlu davranışları görmeden şiddetten uzak bir yaşam öğrenmesini nasıl bekleriz?

NOT: Toplumu şiddetten yoksun inşa etmek istiyorsanız iyi bir rol model olun.

                                                                                                                         

                                                                                                                              Sosyolog Rıdvan Erdem

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.