Tüp bebek tedavisinde eş desteğinin önemi

04.10.2015 18:14:42
A+ A-

Tüp bebek tedavisi hem maddi hem manevi açıdan evli çiftleri zorlayan bir süreçtir, bu sadece anne adaylarının sorunu gibi görülse de aslında çiftin ortak sorunudur. Çiftler en çok bu dönemde birbirlerinin desteğine ihtiyaç duyarlar. Gittikçe artan anne ve baba olma isteği, bir aile kurmanın sorumluluğu, sonuç alınamayan tedavi denemeleri ve çevrelerinden gördükleri baskılar nedeniyle zaman zaman çiftler arasında anlaşmazlıklar yaşandığı sıklıkla görülen bir durumdur.

Her insanın kişilik yapısı diğer insanlardan nasıl farklı ise, olumsuzluklarla başa çıkma yöntemleri de birbirinden farklıdır. Bu nedenle tedavi sürecinde karşılaşılan olumsuzluklarla başa çıkmada en çok öne çıkan konu cinsiyet farklılığıdır. Genel anlamda bakıldığında kadınlar ve erkeklerin yaradılışları gereği günlük olaylarda bile verdikleri tepkiler ve duygularını ifade etme biçimleri bu kadar farklıyken, tüp bebek tedavisi gördükleri ve en hassas oldukları bu dönemde, her çift için geçerli olmasa da, bu farklılığın göze çarpıyor olması kaçınılmazdır.

Tedavi sürecinde bir olumsuzluk söz konusu olduğunda anne adayları eşlerine oranla duygularını ifade etme konusunda daha paylaşımcı ve açık olabilmekteyken, eşleri bu konuda daha içlerine kapanık ve soğukkanlı görünebilmekteler. Bu soğukkanlılığın anne adayında düşünce olarak yansıması şu şekildedir :

- "Tek üzülen benim."
- "Beni anlamıyor."
- "Bir derdim olduğunda sadece dinliyor ama hiç teselli etmiyor."
- "Bütün sıkıntıyı ben tek başıma çekiyorum."
- "Üzülmediğine göre demek ki benim kadar çocuk istemiyor."

Eşlerindeki bu soğukkanlılığın içten içe destek amaçlı olduğunun, aslında kendisinden daha çok üzülüyor olsa da yapısı gereği belli edemiyor olabileceğinin farkına varamamaları 
nedeniyle anne adayları kendilerini yalnız hissedebilirler. Aslında eşlerin bu tutumlarının altında yatan neden bir tarafın güçlü durmak zorunda olduğu düşüncesidir, iki taraf da kendisini aynı şekilde üzdüğü ve bu üzüntüyü dışa vurduğu sürece yol kat edemeyecekleri gözle görülür bir gerçektir. Bilinçli olarak yapmasalar da erkekler bu dönemde aslında tedavinin sorumluluğunu üstlerine alarak eşlerine duygularını özgürce ifade edebilmeleri için fırsat vermektedirler.

Baba adaylarına bu dönemde sadece güçlü durmak dışında bazı önemli görevler de düşmektedir:

- Empati kurmaya çalışın.
- Eşiniz ani öfke patlamaları, nedensiz ağlamalar yaşadığında bunları abartılı 
tepkiler olarak görüp hafife almayın.
- Sürece dahil olun, muayenelerinde ya da işlemlerinde mümkün olduğunca 
eşinize eşlik etmeye özen gösterin.
- İlişkinizde suçlamalara yer vermeyin. 
- Gerektiğinde alttan alan taraf olmayı göze alın.

Sonuç olarak infertilitenin bir hastalık değil, çiftin ortak bir sorunudur. Anne adaylarının bu süreçte en çok ihtiyaç duydukları eşlerinin desteğidir, anlaşıldıklarını hissetmektir. Bu dönemin en iyi şekilde atlatılması karşılıklı anlayış ve sabır gösterebilmeye bağlıdır. Çiftin bu sorunun geçici olduğunun farkında olmaları, bu süreci birbirlerinden uzaklaşarak değil birbirlerine daha da yakınlaşabilecekleri bir fırsat olarak değerlendirebilmelerinin önemi büyüktür.

 

Uzman Psikolog Miray Bozburun

 

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.