Üniversite mezunlarında görücülü evlenme sorunu savım

19.03.2015 10:08:20
A+ A-

Evlilik hem kolay hem zor iş; felsefe, bilimsellik bilirsen kolay, bilmezsen zor. Evlenme isteği felsefel, bilimsel temellere, nedene, amaça(amaca), öze, içeriğe ve yönteme sahipse evlilik hem kendi içinde hem de insanlığa örnek olabilir.
 
'Davul bile dengi dengine' sözü gerçekte özellikle evlilik için söylenmiş ve iyi de söylenmiş ancak bu söz sanıyorum ki, anlıyorum ki güzelliği, gençliği, mevkiyi, makamı, ünü, parayı, malı yani niceliği yani dünya işlerini daha çok gözetmiş. Bence ise bu sözün evliliğe nitelik olarak da uygulanmasının tam zamanı çünkü üniversite okumuş kişi sayısı hızla çoğalıyor.
 
Evliler görüyorum genelde koca üniversite okumuş ve geçimsizlik içindeler; bir tanesi de geçen gün bir televizyon kanalında vardı, dinsel bir yayında, 'Kocam doktor ancak beni hem dövüyor hem de aldatıyor, ne yapayım?' diyordu. O bayana sormak isterdim 'Sen ne mezunusun, kitap okuyor musun?' diye. Bu sorun yalnızca biri üniversite okumuş öteki okumamış eşli evliliklerde değil iki eşinde üniversite okumuş olduğu evliliklerde de olabiliyor ancak her durumda bir yükseklik(irtifa) farkı var mutlaka örneğin iki üniversite mezunulu eşli evliliklerde eşlerden biri fakülte, biri de yüksek okul mezunu olabilir; eşlerden biri kitapsever iken öteki kitapın yüzüne bile bakmıyor olabiliyor; eşlerden biri bilimsel iken öteki bilimdışı şeylere inanan biri olabiliyor ki bir eşin birinin fakülte, birinin de lise mezunu bile olmadığı evlilikleri düşünün ya da tersi de olabiliyor yani fakülte bitirmiş olan eş hiç kitap okumazken lise mezunu eş kitapsever olabiliyor. Gerçekte üniversiteli evliliklerde bu sorun 'Görücülü' denilen evlilik türünde oluyor çünkü olağan durumda üniversite bitirmiş bir insanın örneğin bir doktorun, öğretmenin, mühendisin, hukukçunun lise bile bitirmemiş biriyle içten(samimi) açılı karşılaşması olması bile oldukça zordur ki bırakın evlenmeyi yani olağan durumda üniversiteli insan üniversiteli insanla karşılaşır, arkadaş olur, mutlu olur, özgür olur.
 
Bu bakımdan üniversite yani fakülte okumuş ve kitapsever insanların görücülü evlenmemelerini ve eşlerini fakülte okumuş ve kitapsever kişilerden seçmelerini, bulmalarını öneririm ancak asla diplomaya aldanılmamalı ve kitap okuma durumu mutlaka öğrenilmeli evdeki kitaplar da ölçüt sayılmamalı ki evinde onlarca kitap olmasına karşın kapaklarını bile kaldırmayan sayısız üniversite, fakülte mezunu, doktor, mühendis, öğretmen, hukukçu insan var. Benim önerim doğru, iyi, güzel bir evliliğin üniversite mezunu bile olmasalar da kitapsever, kitap okuyan; dürüst; güvenilir;-içki-deniz-av-kumar-gezmek tozmak-yemek içmek bağımlılığı-gösteriş bağımlılığı-temizlik bağımlılığı-marka bağımlılığı-gösteriş teşhiri bağımlılığı ya da zaafı gibi merakları ve zaafları olmayan kişilerle yapılan evlilik olduğu ki böyle insanlarla görücülükle bile evlenilebilinir yani önce kitapsever olmalı ve sigara-içki gibi kötü alışkanlıkları olmamalı, temizlik bağımlılığı, ruhsal sorunları olmamalı, dürüst-güvenilir olmalı ve cinsiyet sunumlu giyimden hoşlanmamalı bence.
 
Yani anlaşılması gereken temel nokta, öz şu: Alim bir bay, alim bir bayanla; alim bir bayan, alim bir bayla gözü kapalı evlenebilir çünkü onların alimlikleri en doğruyu, en güzeli, en iyiyi, en mantıklıyı arayan bir soyut bir süzgeç ve dünya gibidir.
 
Yani bence gerçekte evliliği karmaşıklaştıran, sorunlaştıran temel şey evliliğin basite alınmasıdır yani yöntemdedir. Bir evlilik bir bina yapımına benzer; tuğla sayısı çok azsa olmaz; fazla az değilse azlık başka şeylerle tamamlanabilir ve azlık ne kadar aza o kadar iyidir.
 
Yani gereksinimin(ihtiyaçın, ihtiyacın) olmayan birşeyi ne kadar ucuz olursa olsun almayacaksın; gereksinimin olan birşeyi ne kadar pahalı olursa olsun alacaksın.
 
Yani davul evlilikte nitel, kültürel açıdanda ne kadar çok dengi dengine çalarsa o kadar doğru, iyi, güzel olur bence.
 
Necdet Gürçiftçi
Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi
Patentsiz, internetde yayınlandığı zaman: 19.3.15/09.44