Mars-Plüton kavuşumu sınırlarımızı zorluyor

12.11.2014 21:47:10
A+ A-

 

Ölünceye kadar savaş. Mars-Plüton Açısının en vurucu göstergesidir. Bu açı; hayatta kalma mücadelesi, kazanmaya zorlayıcılık, gücün dayatılması, gömülü öfke demektir.

Bu açı son derece acımasız ve sert rekabetçilikle alakalıdır. Bu acımasızlık dışarıdan ziyade içeriye, benliğe yönelir. Bu açı etkisindeyken, 'Kazanacağım, mücadele edeceğim, ne olursa olsun hayatta kalacağım' en çok söylediğimiz şeydir. Enerjimizin çok yüksek olduğu bu dönemde bu enerjiyi doğru bir şekilde boşaltmak çok önemlidir. Bu süreçte mücadelelerden bir şekilde galip çıkabilir, daha cesaretli ve atak davranabiliriz.  Mücadele ve rekabet güdümüz üst boyuttadır.  Liderliğimizi ortaya koymak önemlidir. Gözü karalık ve agresiflik bu sürecin olmazsa olmazıdır, başımızı derde sokabiliriz. Ego ve güç tutkumuz adına zalimce davranabiliriz.

Öfke bu sürecin anahtar kelimesidir. Hatta bu, bir öfkeden çok hiddettir. Zorla elde etmek için her şeyi göze alabiliriz. Bu tür bir güç, büyük işlerin yapılmasına yarayan dayanıklılığı sağlar ve bundan büyük bir kişisel dönüşüm ortaya çıkar. Fakat bu güç büyük bir zulüm ve şiddetin kaynağı da olabilir. Olağanüstü cesaret ve dayanıklılık kapasitemizin olacağı bu dönemde bu gücü yararlı biçimde kullanmanın yolu, kendimizi işimize vermek ya da spor-dans gibi fiziksel türde bir etkinlikle ilgilenmek olacaktır. Bu etki boyunca hedeflerimizi gerçekleştirmek için sınırsız bir enerji kazanır, agresifleşir, daha coşkulu ve aktif oluruz. Kazanmak için her türlü rekabete açığızdır. Gözümüz başka hiçbir şeyi görmeyecek seviyede yoğun bir hırs, başarı arzusu ve de gözü karalıkla dolabilir.  Elde etmek, kazanmak, önde olmak, haklı çıkmak, gücümüzü göstermek, kendimizi ispatlamak en önemli gayemiz olabilir. İmkânsız bir şey olamayacağı düşüncesi hedeflerimizi çok daha ulaşılır hale getirebilir.

Ancak her şey bu kadar kolay ve basit değil. Sınırları aşabilir, abartılı davranışlarda bulanabilir, inatçılık ve engelleri yıkıp geçme arzumuz nedeniyle çevremizdeki insanları hiçe sayabilir, zorbalık yapabilir, hırsımızla her şeyi yıkabiliriz. Dikkatli olmakta yarar var. Çünkü hem duygusal hem de uç noktada fiziksel şiddet bile devreye girebilir. Ego çatışmaları; kavgalara, tartışmalara neden olabilir.

Üstünlük kurma, ezme ve hükmetme çabamızı, elde etme ve sahip olma arzumuzu frenleyip ruhsallığa ve insancıl değerlere önem vermek sayesinde bu gerilimli etkinin tuzaklarından korunabiliriz. Farkındalığımızı artırmak, bütüne, kolektife yararı olacak faaliyetlerde bulunmak, yıkmak yerine yeniden yapılandırmayı tercih etmek belki de bu haftaki sınavımız…

Sevgiyle kalın…

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.