"TÜRKİYE GEÇMİŞİYLE YÜZLEŞMELİ"

22.05.2014 23:57:28
A+ A-

SOMA faciasının ardından birçok astroloji sitesinde, olaydan haftalar, aylar önce astrologlar tarafından yapılan analizlerde, böyle bir felaketin beklendiğine dair makaleler okuduk. Bunun üzerine, Psikolog, Astrolog ve Müzisyen, Dr. Barış Özkırış ile bu konuda sohbet ettik.

Sohbetin amacı, tüm önyargılardan uzaklaşarak, yaşadığımız acı olayın daha doğrusu “cinayetin” bir daha yaşanmaması için ‘Astrolojiden yardım alınabilir mi?’ sorusuna yanıt aramaktı…

 

1- Astroloji, özellikle sonuçları oldukça üzücü olan, Soma'da yaşadığımıza benzer olayları önceden önlemek, tedbir almak için, ilgililerin faydalanması gereken bir alan mıdır?

 

Hepimizi derinden üzen bu olay ve buna benzer olayların kesin tarihini ve gerçekleşeceği yeri tespit etmek astrolojik açıdan oldukça zordur. Astroloji genel çerçeveyi ve süreçleri öngörme konusunda başarılıdır.

 

Astrolojinin temel amacı olacak olayları tahmin etmek ve onlardan kaçınmak değildir. Astrolojinin gerçek amacı; olacak olaylara karşılıklı hazırlıklı olmak, elimizde olan tedbirleri almak ve olaylar gerçekleştiğinde bunların satır aralarını iyi okumaktır. Mesela; bir araba kazası geçireceğini öngörseniz; hayat boyu arabaya binmekten kaçmak yerine, arabaya binerken emniyet kemeri takmayı akıl etmeniz gerekir. Böylece kaza olsa bile, en azından camdan dışarı fırlamazsınız. Ama kazayı yine de yaparsınız.

Hayatta değiştirebileceklerimiz için güç, değiştiremeyeceklerimiz için sabır, aradaki farkı anlamak için bilgelik gerekir. İşte astroloji bu bilgeliği elde etmemin araçlarından biridir. Zaten modern astrolojinin ana hedefi bu bilgeliktir. Ölümden ya da tüm olumsuzlardan kaçmak değil, kaliteli yaşamayı başarmaktır…

 

2- Dünya'yı ve Türkiye'yi neler bekliyor?

 

2008 yılında Plüton’un Oğlak burcuna geçişinden itibaren; dünyadaki sınırlar, bazı ülkelerin siyasi yapıları ve kapitalizm ciddi bir dönüşüm sürecine girdi. Plüton; krizler yoluyla dönüşme ve güçlenme ile ilintili bir gezegen… Bu dönüşüm 2024 yılına kadar devam edecek. Dünya binlerce yıldan beri çeşitli krizler vasıtasıyla dönüşmüş, bu yüzden korkacak bir şey olduğunu düşünmüyorum.

Türkiye açısından bakıldığında; bu sürecin ülkemizin geçmişi ile yüzleşmesi ve krizleri fırsata çevirerek dönüşmesi açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Her dönüşüm süreci sancılıdır. Önemli olan bu sancının etkisi ile paralize olmamaktır. Gölgesi ile cesurca yüzleşen ülkeler sonunda, bütünlüğe ulaşırlar ve güçlenirler.

 

3- Astroloji, insan malzemesini "iyileştirmek” açısından ne gibi katkılar sunuyor?

 

İyileştirmek kişinin kendisinin elindedir. İstemezse ve astrologun anlattığını içselleştirmezse danışan, iyileşmesi mümkün değildir. Sonuçta hiçbir astrologun elinde sihirli değnek yok… Harita yemeğin malzemeleri, harita sahibi ise yemeği pişiren kişidir. Bu noktada, astroloji aslında en çok, kişinin kendisini bilmesi, yani farkındalık kazanması bağlamında işe yarar.

 

4- Bu alanda daha geniş ve özellikle genç nüfusu hedefleyen çalışmalar var mı? Yoksa başlatmak gerekmez mi?

 

Meslek seçimi, kariyer yönetimi ve eğitim hayatı bağlamında pek çok gösterge vardır bir haritada… Bunlar gençlerin oldukça işine yarar. Ama özellikle genç nüfusa yönelik bir astroloji türü yok… Aslında doğum haritaları; cinsiyetten, yaştan, etnik kökenden ve pek çok etiketleyici özellikten bağımsız… Kişi hangi yaşta olursa olsun, doğum haritası analizinden faydalanabilir.

 

5- Psikoloji okudunuz, Astroloji eğitimleri aldınız ve uzun zamandır eğitim veriyorsunuz aynı zamanda da şarkı söylüyorsunuz. Birbirini besleyen alanlar gibi görünse de farklı prensipler içeriyor. Ortaya çıkan nedir sizin baktığınız yerden?

 

Psikoloji, astroloji ve müzik birbirinden farklı gibi görünse de, aslında hepsinin ortak paydası “insan ruhu”… Her üçü de insanın bu dünyadaki varoluşunu anlamlandırmak için var olmuşlar. Psikoloji ve astroloji insanın ruhsal farkındalığını arttırma ve şifalandırma konusunda ön plana çıkarken, müzik insanın ruhundakileri dışa vurması vasıtasıyla şifalanması için muhteşem bir araç… Allah’a her gece yatağa yattığımda şükrediyorum, bu üç farklı alanı keşfetmeme ve her birini profesyonel olarak yapmama izin verdiği için… ve hepsinden önemlisi kendi yolculuğumda insanların hayatlarına dokunmamı sağlayan nefesi verdiği için…

 

 

 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.