Alzheimer beyin yıkamaya beyinin isyanı mı?

14.05.2015 06:09:30
A+ A-

Bence Alzheimer denilen hastalığa bir de felsefel açıdan yani başka bir açıdan bakmak gerekir.
 
Yalnızca sözcükleri ve tümce(cümle) kurmayı yani konuşmayı, yazmayı bilseniz ve nesneleri bilseniz ancak nesnelerin adılarını(adlarını), sayıları ve renkleri bilmeseniz ne olurdu? Bunu başarabilir misiniz yani nesnelerin adlarını bilmeden, düşünmeden, söylemeden, merak etmeden onları kullanmayı başarabilir misiniz ve bunu ne kadar süre yapabilirsiniz? Peki ya hiçbir sözcük bilmeden ya da bildiğiniz tüm sözcükleri yani size öğretilmiş herşeyi unutup dünyayı, hayatı, nesneleri, renkleri, gerçekleri, doğruları anlayabilir ve yaşayabilir misiniz?
 
Neden bir insan bir renke kırmızı ya da yeşil ya da mavi ya da sarı ya da siyah(kara) ya da beyaz(ak) demek zorunda olsun yani beyininin(beyninin)yıkanmasına(beyininin yıkanmasına), bazıları da o renklere örneğin red, green, blue, yellow, black, white derken? Ve insanlar renklere neden kendilerine öğretilmiş, ezberletilmiş(belletilmiş), dayatılmış, zorlanmış şeyleri demek zorunda yani yıkanmış(yıkanmış) beyinle yaşamak zorunda olsunlar? Öğretilmiş, dayatılmış, ezberletilmiş, zorlanmış, benimsetilmiş olanların yani yıkanmışbeyinin(yıkanmış beyinin) dışında bir dünya, hayat, var oluş yok mu yani dünya, hayat yıkanmamış beyinle yaşanamaz mı? Öğretilmiş, dayatılmış, zorlanmış, benimsetilmiş şeyleri atıp dünya, hayat yaşanamaz mı, var olunamaz mı? Yani insanlar bildiklerini bilseler, bilmediklerini bilmeseler olmaz mı?
 
Yalan, kötü, çirkin, zorba, akıldışı, ahlakdışı, vicdansız, adaletsiz, yoz bir dünyaya, hayata, düzene sırtçevirmek(sırt çevirmek), unutmaya çalışmak ya da unutmak, görmezden gelmeye çalışmak ya da görmezden gelmek; dayatılmış düzenlere, dayatılmış ilişkilere başkaldırmak(başkaldırmak) neden mutlaka sorun ya da hastalık olsun? Yani bir insan düşünün ki kendisine öğretildiği, ezberletidliği, zorlandığı, dayatıldığı, koşullandırıldığı gibi nesnelerin adlarını, renkleri, insanların isimlerini bilmiyor ancak onları tanıyor, kullanıyor ve olağan biçimde yaşıyor; bu neden sorun, hastalık olsun? Dünyadaki kaç kişi herşeyin adını, herkesin adını ve renkleri her dilde biliyor? Hayvanlar bizim isimlerimizi yani bize verilen isimlerimizi ve renklere ve nesnelere verdiğimiz adları bilmiyor diye beyinleri sorunlu, hasta mı oluyor? Sınav sorusularını(sorularını) bilemeyen öğrenci beyinsel açıdan hasta mı oluyor? Hiç bilmediğiniz bir ülkenin hiç bilmediğiniz bir iline(şehirine, şehrine) bırakılsanız o ilde hiçbirşeyi bilmiyorsunuz diye beyinsel açıdan hasta mı oluyorsunuz?
 
İnsanlar bu yalan, adi(aşağılık), ilkel, barbar, insanlıkdışı, ahlakdışı, vicdandışı dünyayı, hayatı bilmemek, unutmak istiyor olamazlar mı? Bakın ki bu hastalık yaşlanınca ortayaçıkıyor(ortaya çıkıyor) yani insanlar dünya, hayat hakkında(konusunda) oldukça yani kendi hayatılarına(hayatlarına) göre doruk(zirve) deneyim sahibi olduklarından sonra.
 
Kuşkusuz ki beyinde oluşmuş organik, nicel, nesnel sorunlar sonuçu yani istenç(irade) dışı ortayaçıkan unutkanlık, boşvermişlik, ilgisizlik bu yazının konusu dışındadır ve o konuda söz etmemektedir. Yani seçilmiş unutkanlık, seçilmiş boşvermişlik, seçilmiş ilgisizlik, seçilmiş duyasızlık ile bunların organik, beyinsel nesnel nedenli olanları ayrı tutulmalıdır. Yani Alzheimer kötü denilen, kötü olarak düşünülen, kötü olarak yorumlanan bir dünya, hayat karşısında intihar etmiş, kendini öldürmüş bir yaşayan yaşam(hayat) yani acılardan, sorunlardan, kötü-yanlış-çirkin denilen şeylerden bilinçli, istekli bir kaçış, saklanış ya da bu amaçlı bir ayakta uyku durumu(hali) gibi birşey olabilir. Yani Alzheimer bir uçurum değil bir köprü ya da sığınak olabilir. Bu konudaki araştırmalar bu yönde de yapılmalı yani bel ki(belki) Alzheimer geri döndürebilir diye öneriyorum. Bel ki dünyayı, hayatı yanlış kuruyoruz; dünyamız, hayatımız yanlış ya da çok yanlış kuruluyor; bel ki dünyamızı, hayatımızı başka şeyler üzerine, başka biçimde kurmalıyız. Uyumayı sevmiyor muyuz, herşeyi unuttuğumuz ve akıldışı/gerçekdışı yaşadığımız, akıldışı/gerçekdışı var olduğumuz; bel ki Alzheimer uyumadan sürekli uyku durumudur ve yalnızca kaçış değil seçiştir de; yanlış olmak değil yanlışlara tepkidir de? Yani sonuçta eğitim, devlet, hayat denilen şeyler beyinyıkamadır da, beyininyıkanmasıdır(beynin yıkanmasıdır) da.
 
Necdet Gürçiftçi
Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi
İnternette yayınlandığı zaman: 14.5.15/05.56