Aristo=Farabi

03.11.2015 20:58:14
A+ A-

FARABİ: Filozofların Babası

Özellikle Türk gençliğinin, geçmiş yıllarda yaşamış “Türk” bilim adamları hakkında bilgilerimiz yüzeysel kaldığı ve genellikle Doğu’nun altın çağında yaşamış bilim insanları hakkında fazlaca bilgiye sahip değiliz. Sahip olabildiğimiz bilgi genellikle ise yüzeysel. Geçenlerde merak ettiğim Türk ve Müslüman bilim insanları serisi elime geçti. İlginenlerle paylaşmak isterim. Bu kitaplardan birisi Farabi hakkında; MS 870 yılında Türkistan’da Farab yakınında küçük bir köy olan Vasic’te doğmuş. Ataları Türkistan’a göç etmişler. Avrupa’da ALPHARABİUS olarak bilinen Farabi bir generalin oğluymuş. İlköğrenimini Farab ve Buhara’da tamamlamış yüksek öğrenim için uzun bir süre okuduğu, yaşadığı ve önemli eserlerini verdiği 901-942 Bağdat’a gitmiştir. Altı Abbasi halifesi hükümdarlığı boyunca yaşamıştır. Birçok dil üzerinde uzmanlaşan ünlü bilim insanı, 950 yılında 80 yaşındayken Şam’da hiç evlenmeden bekar olarak ölmüş.

Farabi İslam dünyasının en büyük felsefecilerinden biriymiş. Fizik, ses olayına açıklık getirmiş. Kendi icadı olan müzik aletleri bulunmaktaymış. Müzikle tedavi uygulaması onun zamanında kullanılan oldukça etkin teknikler arasına girmiş. Eflatun’un “İdeal Devlet” adlı dev yapıtına farklı bir boyut kazandıran bu değerli bilim adamının felsefedeki şöhreti Aristo ayarındaymış. Bazı bilginler Aristo’yu bazıları da Farabi’yi dünyanın en büyük filozofu sayarlarmış. Benim hakkında fazlaca bilgim yoktu ve hakkında bir miktar bilgi sahibi olmak nasip oldu. İdeal Devlet adlı yapıtı okuyanlar bilirler; orada bir şehrin insanları hakkında görev bölümü yapılır. Karşılıklı ihtiyaçların karşılandığı ideal bir toplum yaratmayı amaç edinir. Farabi’de ise; köle anlayışı İdeal devletten farklı olarak verilmiştir. Özellikle adalet ve yönetim ile ilgili mükemmel tavsiyeleri var. Farabi şehirleri “erdemli şehir” ve “cahil şehir” olmak üzere gruplandırmış.  Farabi’ye göre adalet; “ şehir halkının ortak olduğu iyi şeylerin, onların hepsinin arasında paylaştırılması ve sonra da bu durumun korunmasıyla mümkün olabilecektir. Farabi burada iyi şeylerden kastının güven, rütbe ve şehir halkının ortak olması olan her şey olduğunu söyler. Bu durumda şehrin halkının hepsi, hak ettiği bu iyi şeylerden payını almalıdır. Hak ettiğinden az veya çok vermek adaletsizliktir.”

Hak ettiğinden az veya çok vermek adaletsizliktir.”

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.