Atak sözcüğü Türkçeden Batı dillerine geçti savım

22.02.2015 12:57:58
A+ A-

Bilimdışı, bilimsellik karşıtı imam hatip külütürü ve bilimdışı inanç kültürü ile yetişdiği(yetiştiği) için, sözlerinden, söylemlerinden, Türkçe konusundaki tuhaf savlarından Türkçe'ye soğukluk, uzaklık, karşıtlık ve öyle ki düşmanlık için olduğu anlaşılan; felsefe, Türkçe ve dil konusunda da pek bilgili, yetkin olmadığı 'Türkçe ile felsefe ve bilim yapılmaz' demesi ile de oldukça iyi, doğru, kesin(mutlak) olarak kendi ağızından anlaşılan cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gerçekdışı, Türkçeye iftira bu sözüne karşı ve karşın Türkçenin genelde Batıya özelde ise Batı bilimine ve teknolojisine yani Batı kültürüne destek, güç, dayanak, öz olduğu konusunda daha önce de bir iki örnek vermişdim(vermiştim); o örneklere şimdi de Türkçe 'Atak' sözcüğünü ekleyeceğim.
 
'Atak' öyle bir Türkçe sözcük ki Fıransızcada(Fransızca)da da var, İngilizcede de yani Fıransa'da da var, İngiltere'de de, Abd' de. Ve bu sözcük öyle bir sözcüktür ki Batı dililerine(dillerine) felsefeden, bilimlere; bilim teknolojisinden, savaş teknolojisine kadar her konuda öz, güç, destek, anlam, zorunluluk olmuştur. Örneğin bu sözcüğü kullanmadan pısikoloji(psikoloji) bilimi ya da ruhbilimi(ruh bilimi) 'Panik atak' diyemez; bu sözcüğü kullanmadan Batı savaş ya da savunma yapamaz. 
 
'Atak' sözcüğü Batı dilinde temelde 'Attack', 'Attaque' olarak yazılır. Atak sözcüğü 'Atmak' sözcüğünden türetildiği için Türkçedir.
 
Sen dilini bilmezsen; dilin diye Arabçalara, Farsçalara, Osmanlıcalara, İngilizcelere, İbranicelere sarılırsan dilinin, Türkçenin ne suçu var? Soyadın Türkçe ancak adın Arabça; Türkçenin ne suçu var? Açılım mı istiyorsun; Türklerin adlarının yalnızca Türkçe olmasını iste. Bunu yapabiliyor musun? Hayır. Sen daha dilini açamıyorsan, sen daha dilini özgürleştiremiyorsan neyin çözümü, neyin açılımı, neyin özgürlüğü, neyin kurtuluşu, neyin yarınları olacaksınki(olacaksın ki)? Sonra da bu cehalet içinde kalkar 'Türkçe ile felsefe ve bilim yapılmaz' dersin tıpkı Osmanlı imparatorluğu gibi 'Bundan sonra Türkçe ile felsefe ve bilim yapılmayacak' der gibi, 'Türkçemizi geliştirelim, düzeltelim, kurtaralım, yaratalım' demek yerine. Haa, senin dilinde, senin kültüründe 'Yaratmak' sözcüğü de yasak değil mi? Ancak acı gerçek şu ki 'Yaratmak sözcüğünü yasaklamak; Türkçeyi yasaklamak' demektir.
 
Zaten Tdk, Tdk olsaydı; sanki çok yapmaya çalışmış da yapamamış gibi 'Türkçe ile felsefe ve bilim yapılmaz' diyen cumhurbaşkanı Erdoğan'a bir iki söz ederdi ve Türkçeyi savunurdu, Türkçeyi korurdu.
 
Bir gerçek de şu ki Tdk'nin başında da, içinde de 'Evrim kuramı' karşıtıları(karşıtları), düşmanları olmamalıdır eğer olursa Türkçe gelişmez, var olmaz, güçlenmez, ilerlemez, batar, yok olur gider; bu da bir, bir daha iki. Bu yüzden gelecek bir demokrasi yönetiminin(iktidarının, erkinin' yapması gereken ilk işlerden biri de Tdk'yi evrim karşıtılarından, evrim düşmanılarından arıtmak(temizlemek) olmalıdır. Din hakkı din hakkı içindir; ülkeyi din ülkesi yapmak için değil kaldı ki dinden de anladıkları yok; din diye Arab, Yahudi tarihini, külütürünü, dilini savunuyorlar, öğretiyorlar, yayıyorlar.
 
Türkçeye saygısı, ilgisi, sevgisi olmayanın zaten felsefeye, bilime de saygısı, ilgisi, sevgisi olmaz. Türkçeye saygısı, ilgisi, sevgisi olamayanın ve üstelik de düşmanlığı olanların %100 oy alsalar da Türkiye'yi yönetme hakları yoktur ve yönetmeye de hakları yoktur. Türkçe; bir bilgi, akıl, mantık, dürüstlük, vicdan, sorumluluk, insanlık, adillik yarışması olmayan seçim sandığılarından(sandıklarından), sandıklardan, oylardan çok daha önemlidir.
 
Necdet Gürçiftçi
Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi
İnternetde yayınlandığı zaman: 22.2.15/07.31