Avatar dünyanın yeni silahı mı?

22.06.2015 21:02:46
A+ A-

Gerçekte, Türk/Türkiye'li zekası(anlağı) yüksek bir zekadır da teknolojiye dönüşmekte biraz başarısız kalır ya da elinden devlet ve özel sektör pek tutmaz. Yani genelde, ülkemizde, yüksek zekalılarla yüksek zekalarla dalga geçilir. Bunun, televizyon haberlerinde de sıkça gördüğümüz gibi, yaşanmış örneği çoktur. 
 
Aslında Abd sineması; siyah-beyazı da içinde olmak üzere Türk/Türkiye sinemasından çok sahne, senaryo ve teknik araklaması, yürütmesi, esinlenmesi yapmıştır; Türk/Türkiye sineması tarihini bilenler bilirler; kimilerimiz, Türk/Türkiye filimleri(filmleri)ni küçümse de. 
 
Avatar filimi konusunda, daha önce bir yazı yazmışdım(yazmıştım) ancak o yazımda, Avatar filiminin; Abd'nin sömürdüğü, işgal ettiği, ele geçirdiği, yönettiği ülkelerde, muhalif halkın ya da muhalefetin; Abd'ye karşı nasıl savaşması gerektiğinin püf noktalarını gizlice verdiğini yazmışdım(yazmıştım). Bu yazımda ise; Avatar filimindeki başka bir önemli konuya dikkat çekeceğim. 
 
Ben diyeyim 20, siz deyin 30, onlar desinler 40 yıl önceden bu yana, büyük Türk/Türkiye dahisi, vatanseveri, kahramanı, yiğidi, delikanlısı, düşünürü, aydını Mustafa Kemal konusunda; Atatürk düşmanlarınca birşey anlatılır. Denilir ki sözümona, güya aslında Mustafa Kemal, padişaha ve padişahlığa bağlı bir subaymış da Batı'lılar onu öldürüp yerine, O'na çok benzeyen, tıpatıp benzeyen birini geçirmişler ve padişaha karşı ayaklandırmışlar. Gerçeği söylemek gerekirse bununla ben de dalga geçmişdim(geçmiştim) ancak henüz kılon(klon), kılonlama gibi çalışmalarının ve Matrix filimi, onun türevi Azınlık raporu ve ikisinin ve bir başka filimin türevi Avatar filimi gibi filimlerin olmadığı yıllarda; böyle bir bilimsel kuramı ve deneyi ve bu tür bir senaryoyu, öyküyü; Türkler, Türkiye'liler çoktan düşünmüşlermiş, yazmışlarmış! Yani bu iş; teknolojiye ve sinemaya dökülebilseymiş, başarıya ve paraya bakınmış! İşte, bizlerin bir büyük, ana sorunu var: Düşünüyoruz ancak yapamıyoruz. 
 
Avatar filimi. Matrix'in türevi ve uzaktan yönetimli, ultra kılon bence. Sıradan kılonun bir sakıncası var. Diyelim ki Putin'i kılonlayıp, gerçeğini yok edip, kılonunu Rusya'ya gönderdiler. Kılon Putin; kendisine sorulan her soruyu yanıtlamayabilir, gittiği heryeri bilemeyebilir. Sonra da foyası ortaya çıkar. Oysa, Avatar türü; uzaktan yönetimli, ultra kılonun kulağına, gizli, küçücük, deri altı vericilerle, gerekli bilgiler fısıldanabilir ya da doğrudan beyinine iletilebilir. Başka bir örnek; diyelim ki dünyaca ünlü bir matematikçiyi Avatar kılon yapmışlar; yani Avatar kılon matemetikçi, matematik sorularının tümünü çözemeyebilir. Uzaktan yardım ile onun da kulağına ya da doğrudan beyinine yanıtlar gönderilebilir. 
 
Teknolojik Abd sineması konusunda ya da Abd sinemasının filimlerindeki teknolojiler konusunda bir gerçek vardır: O teknolojiler ya bulunmuş ve uygulanmaktadır ya da o teknolojilerin üzerlerinde çalışılmaktadır. Şimdi; Avatar filimi de ya uygulanmakta olan bir Avatar teknolojisini ya da böyle bir teknoloji üzerindeki çalışmaları anlatmaktadır. Bu bağlamdan; bazı Abd filim sanatçılarının, en başta da Tom Cruise'un filimlerine dikkat etmek gerekmektedir. Yani, tekno Abd sineması, boşuna filimler yapmaz. Bu yüzden, Abd'ye karşı casusluk yapmakta ülkelerin, Abd filimlerini iyi izlemelerini öneririm, karşı casusluk konusunda bulunmaz, eşsiz, değerli ve bedava kaynaklardır! 
 
Abd başkanları, gittikleri ülkelere, özel kılozetlerini(klozetlerini) de götürürler. Ve katı ve sıvı dışkıları bile asla, gittikleri ülkelerde bırakılmazlar, Abd'ye geri götürülürler ve orada, özel olarak yok edilirler. 
 
Konu yalnızca bu yönü ile sınırlı değil kuşkusuz ki. Bence; dünya zenginleri, holding patronları, şirket patronları falan da artık çok dikkatli olmalılar; onların da Avatar kılonları yapılabilir ve retina, parmak izi, Dna gibi sorunları da olmaz, belki bu kılonların ve iş geriye yalnızca şifreleri yürütmeye kalabilir. 
 
Yani bence artık; bu Avatar filimi ile; siyasetçi, yüksek düzey asker, patron, zengin, sanatçı, yazar, ünlü herkes tehdit altındadır, haberleri ola! 
 
Düşünelim ya, düşünelim, olmaz mı? 
 
Düşünsek, kıyamet mi kopar! 
 
Necdet Gürçiftçi 
Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi 
İnternetde yayınlandığı zaman: 30 temmuz 2013/14.52