Avm'ler mikroskop satın

28.03.2015 08:47:05
A+ A-

Siyaset ve siyasete dayalı nicel, yoz demokrasi felsefeden, bilimden uzaktır ve olmak zorundadır da çünkü bir insan bile mutlu olmadığı şeye yaklaşmaz uzaklaşır. Ancak insanda; anlamadığı şeye de eğer mutluluk verici ise yaklaşırken siyaset ve siyasete dayalı demokrasi felsefeden, bilimden mutlu olmadığı için felsefeden, bilimden uzaklaşır yani yaklaşmanın da uzaklaşmanın da genel nedeni mutluluğun varlığıdır.
 
Yalnızca ülkemiz değil tüm dünya küresel olarak felsefeden, bilimden uzaklaştırılmakta ve nefsin en ilkel boyutlarına sürüklenmektedir ülke, dünya egemenlerince. Kimdir bunlar? Medyadır, medya tanıtımlarıdır, şirketlerdir, modadır, sanatçılardır, mankenlerdir, cinselliktir, sanattır falan.
 
Avm'lerde herşey var ancak mikroskop yok. Medyada herşey satılıyor ancak mikroskop yok. Okullarda her öğrenciye bilgisayar olanağı var ancak mikroskop yok. Televizyonlarda ayakkabı, terlik bile satılıyor ancak mikroskop yok. Oysa 21. yüzyıl mikroskop çağıdır da. 21. yüzyılda bilimsel ve teknolojik ilerlemeler mikroskop üzerine kuruludur. Dünyada her icat yapılmış, her bilinmeyen öğrenilmiş, her soruna çare bulunmuş, herşey anlaşılmış değildir. Buna karşın ne yazık ki bilimde ve teknolojide gelişme Abd'deki, İngiltere'deki üç beş bilim ve teknoloji şirketine teslim edilmiş ve dünyanın geri kalanına 'Siz çalın oynayın, keyifinize(keyfinize) bakın' denilmiştir. Abd ve İngiltere de dahil dünyada bilim ve teknoloji silaha, savaşa yönlendirilmiştir. Abd'deki, İngiltere'deki bilimsel en masum buluşlar bile 'İnsanlığın zararına nasıl kullanılabilir' sorusu ile kardeş olmak zorundadır. Bu soru yalnızca fiziksel silah olarak değil insan beyinine, insan ruhuna, insan kişiliğine zarar vermek konusunu da kapsamaktadır. Bulunan genler bile insanlığın zararı, öteki ülkelerin zararı için de kullanılmaya çalışılmaktadır. Yani dünyayı sanki bilim ve teknoloji donanmış bir mafya çetesi, terör örgütü yönetmektedir ki buna ben 'Bilim ve teknoloji terörü' diyorum yani bilimin ve teknolojinin insanın ve insanlığın zararına olarak da örgütlü, amaçlı, kasıtlı olarak kullanılması.
 
Çocuklar, gençler, öğrenciler bilgisayar yani bilim ve teknoloji adı altında bilgisayar oyunularına(oyunlarına), bilgisayar bağımlılığı denilen hastalığı ve internetteki yozluklara yönlendirilmektedir. Geçen gün bir televizyon kanalında 'Üstün yetenekli' denilen öğrenci çocuklarla, 19 yaş altı öğrenci gençlerle ilgili bir yayın izledim; hiçbirinin ağızından(ağzından) ülkem, insanlık, barış, demokrasi, özgürlük sözcüğü çıkmadı öyle ki bir açıkça 'Ünlü olmak istiyorum' bile dedi. Oysa bu ülkede bir zamanlar yani evlerde telefonun bile olmadığı zamanlar çocukların okuma, okula gitme amaçları toplumsal, ülkesel, vatansal, insansal, vicdansal, ahlaksal nedenlerdi. Yani bilim, teknoloji, okullar, eğitim bir amaç olarak değil öğrencileri saptanmış, yoz bir yöne yönlendirmek için kanal olarak kullanılmaktadır bence yani bilim ve teknoloji, eğitim, okullar bilimsel, insanca bir ülke ve dünya yaratmak için değil bilimsel, teknolojik yoz bir dünya yaratmak için kullanılıyor. Yalnızca yoz bir ülke, yoz bir dünya yaratmak için olsa yine iyi sayılır ancak bu değil yalnızca amaç; amaç 'Yoz, insanlıkdışı, cahil, mantıksız, kişiliksiz, ahlakdışı, akıldışı, akıl yoksunu, nicel, nesnel, robot bir insan türü ve insanlık da yaratmak' yani bilimi ve teknolojiyi akıl yoksunluğu ile birleştirmek. Yani düşünün ki 21. yüzyılda bile ülkemizde öğrenciler özanne, özbaba, özkardeş, eş, özevlat katili padişahları, padişahlığı sevmeye, saymaya, övmeye, baştaçı(baştacı) etmeye, örnek almaya, savunmaya yönlendirilmektedir ki o öğrencilerin ellerinde bilgisayarlar, ceptelefonuları(cep telefonuları) vardır. Bu bir açık akıldışılıkçılıktır, açık bir akıldışılıktır. Yani bilim, teknoloji, eğitim, okullar amaç değil siyasi amaçlar için, düzen için, şirketler için bir araç, yol, kanal yapılmıştır yani bilim bilim olmaktan, teknoloji teknoloji olmaktan, eğitim eğitim olmaktan, okul okul olmaktan, üniversite üniversite olmaktan, akademisyenlik akademisyelik olmaktan, demokrasi demokrasi olmaktan çıkarılmıştır.
 
e2 televizyon kanalında gördüğüm bir belgeselde Abd'de bir evin her türlü bilimsel deney araçılarına(araçlarına) sahip garajında boşzaman(boş zaman) uğraşısı olarak Dna'lar ile deneyler yapmakta olan çolukçocuk, genç, yaşlı, bay, bayan kişiler vardı ki biliyorsunuz bilgisayar ve internet üzerine birçok buluş(icat) Abd'de böyle ev garajılarında(garajlarında) yapılmıştır, ortaya çıkmıştır. Peki bizim üniversite altı kaç okulumuzda, genler ile ilgili çalışma yapmakta olan öğrenciler vardır, böyle çalışmalar yapma olanağı vardır? Kaç evimizde kaç öğrenci bilimsel deneyler, bilimsel araştırmalar yapmaktadır? Bir elde bilgisayar 'çet çet çet', bir elde cep telefonu 'çıt çıt çıt'; başka ne var? Bunun ana sorumlusu kimdir? İktidardır; öğrencileri, gençleri bilime, teknolojiye yönlendirmeyen iktidar. Televizyon tanıtımları 25 Krş'luk, 50 Krş'luk abuksubuk şey tanıtımlarıyla(reklamlarıyla), tıkınma tanıtımlarıyla, nefs malı tanıtımlaryla dolu sabahtan akşama kadar; peki neden hiç bilimsel tanıtımlar yok, kitap tanıtımları bile yok? Sanıyorum ki öğrencilerin yüzde doksanının evinde bırakın mikroskopu bir büyüteç bile yoktur. Milyonlarca öğrencinin olduğu bir ülkede bilime, teknoloji üretmeye bu ilgisizlik, duyarsızlık neden? Çünkü en başta Abd ve İngiltere böyle istiyor.
 
Herşeyi satan büyük Avm'ler neden acaba mikroskop satmıyor; on milyonlarca öğrencinin olduğu ülkede? Bir çip üretmek ya da icat etmek için bile mikroskopa gerek var; ilaç üretmek için mikroskopa gerek var; hastalıklara çare bulmak için mikroskopa gerek var yani 21. yüzyıl 'Mikroskopu sevme' çağı da bence. Son model bilgisayarları, ceptelefonularını kapışanlar; her yıl bilgisayar, ceptelefonu değiştirenler neden acaba bir de bir mikroskop almıyorlar? Çünkü toplumda, ülkede genelde bilime ve teknoloji üretmeye özelde ise mikroskopa bir soğukluk, uzaklık yaratılmış çünkü dünyanın, insanlığın düşmanıları(düşmanları), bilimi ve teknolojiyi amaç değil de kanal yapanlar biliyorlar ki 21. yüzyıl ve sonrası mikroskop üzerine dayalıdır, kuruludur yani 'Gelecek(İstikbal) göklerde' değil artık 'Gelecek mikroskopta' çünkü göklerdeki uçaklara bile egemen olacak olan mikroskoptur; aya, Mars'a gidip gelmeyi sağlayan bile gerçekte mikroskoptur; koca koca, dev boğaz köprüsülerini(köprülerini) bile yapmayı sağlayan şey mikroskoptur. Dna, gen çalışmasıları(çalışmaları) mikroskop olmadan olmaz. Hastalıklara çare üretmek mikroskop olmadan olmaz.
 
Evet bu ülkede her halt satılıyor da neden mikroskop satılmıyor? Öğrenciler, gençler neden mikroskopa yönlendirilmiyor? Ülkemiz, insanlık gözlerini artık görünen dünyaya değil görünmeyen dünyaya dikmelidir.
 
Dünyada insanlar, insanlıki toplumlar kasıtlı olarak cinselliğe, modaya, popa, rocka, eğlenceye, magazine, yemeye içmeye, çıplaklığa, denize, havuza, nefse; bilimciler, düşünürler, alimler, bilgeler, kitaplar yerine modaya, popçulara, rockçulara, denize, yemek yayınılarına(yayınlarına), çıplaklığa, silaha, arabaya, bilgisayar tüketimine, ceptelefonu tüketimine, nicel şeylere, ilkel şeylere, nefse yönlendirilmektedir; bu bir akıl savaşıdır; bunun önlenmesi, durdurulması gerekiyor.
 
Bu bağlamdan olarak daha önce de 'Çocuklarınıza mikroskop alın' diye bir yazımı yayınlamışdım(yayınlamıştım) internetde. Evet çocuklarınıza mikroskop alın ve ey Avm'ler sizler de mikroskop da satın kıredi(kredi) kartıyla taksit taksit işte. 21. yüzyılın nicel simgesi bilgisayar ya da cep telefonu ya da sayısal(digital) kamera, bulaşık makinası falan değil mikroskoptur; evlerinde mikroskop olmayan bir ülke dışı sağlam, içi çürük bir dişe benzer bence.
 
Ve okullarda her öğrenciye tablet yerine mikroskop olmalı önce. Bilgisayar bağımlılığı, internet bağımlılığı olur ancak mikroskop bağımlılığı olmaz yani bilgisayar bağımlılığına, internet bağımlılığına da çözümdür mikroskop bence.
 
Çocuklarınıza, gençlerinize abuksubuk çocuk odası, abuksubuk genç odası değil 'Bilim odası' yapın; içi kitaplık, kitap, mikroskop, teleskop, büyüteç olan. Dürbün ve teleskopu pek önermiyorum çünkü bunlar hem sapkınlıklara yol açabilir hem de ortam uygun değilse sonra 'Evimizi gözetliyorlar, bizi gözetliyorlar' gibi sorunlar, tartışmalar, kavgalar çıkabilir; bunlar ancak uygun durumlarda kullanılmalıdır.
 
Evet; gelecek mikroskoptadır.
 
Necdet Gürçiftçi
Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi
İnternetde yayınlandığı zaman: 28.3.15/08.04