Aziz Sancar Türkiye’de bilimsel yaşantısını sürdürüyor olsaydı Nobel ödülü alabilir miydi?

18.10.2015 17:15:33
A+ A-

Prof.Dr. Alp Usubütün

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi

Ülkemizde lisans eğitimini tamamlamış bir bilimadamının Nobel kimya ödülü almak gibi büyük başarıya imza atması hepimizi çok gururlandırdı. Aslında her ne kadar konu ile ilgili kişiler dışında pek bilinmese de Türkiye’de lisans eğitimini tamamlamış ve daha sonra bilimsel çalışmalarını Batı Dünyası’nın gelişmiş üniversitelerinde sürdüren çok sayıda alanında öncü bilimadamı var. Onlar da bizim gurur kaynağımız. Ancak Aziz Sancar Nobel kimya ödülü alarak hepsinin önünde ipi gögüsledi. Tüm bunlara karşın “Aziz Sancar Türkiye’de bilimsel yaşantısını sürdürüyor olsaydı Nobel ödülü alabilir miydi?” sorunun yanıtı tartışmasız hayırdır. Sanıyorum aksini idda edecek kimse de olmayacaktır.

Bu başarıdan Türkiye Üniversiteleri ve Bilim Dünyası adına çıkarımda bulunabiliriz miyiz? Aziz Sancar, büyük bir şükran duygusu beslediği İstanbul Üniversitesi öğretim üyelerinin başarısındaki katkılarının büyük olduğunu söylemektedir. Alman bilimadamlarının öncülüğünde kurulan İstanbul Üniversitesi, Türkiye’nin seçkin kurumlarından birisidir. Peki bu veriler Türkiye’deki üniversitelerin dünya çapında kurumlar olduğunun ispatı olabilir mi? Dünya üniversiteler sıralamasında Türkiye’den çok az sayıda üniversitenin bu sıralamada önlerde yer aldığı bir gerçek. Ayrıca geçmiş yıllarda kimya Nobel ödülü alanlar arasında yine dünya üniversiteler sıralamasına isim vermeyen Mısır, Çin Hindistan gibi ülkelerden bilimadamlarının olduğunu görüyoruz. Bu kişilerin ortak özellikleri, tümünün ABD’nin seçkin üniversitelerinde bilim hayatlarını sürdürüyor olmalarıdır. Seçkin üniversitelerde yüksek lisans çalışması yapan kişilerin içerisinde 3. Dünya ülkelerinden çok sayıda insan görmek de mümkündür. Sanırım Nobel ödülü alma başarısını gösteren bu kişilerin ortak noktası, kişisel yetenek, çok çalışma, araştırma ve doğruya ulaşma ihtirası ile, gelişmiş bir üniversitenin olanaklarını birleştirme başarısıdır.

Bizlere düşen bu başarının ardından kendi durumumuzu sorgulamak olmalıdır. Cumhuriyet öncesi eğitim kurumlarında reform çalışmaları 2. Mahmut döneminde tıp ve askeriye alanında başladı. Hem kurumlarda yenileşme çabaları için hem de insan gücü yetiştirmek için yurtdışından bilimadamları getirilirken, yurtdışına da eğitim için insanlar gönderildi. Bilindiği gibi Türkiye’deki modern anlamdaki üniversitelerin kurulmasına en büyük katkıyı Hitler dönemi Almanya’sında kaçan Yahudi bilimadamları verdi. Tıp’tan mimariye, hukuktan güzel sanatlara Türkiye de temeller bu dönemde atıldı. Sonraki yıllarda da hep gelişmiş Batı ülkelerinde alınan eğitim sonrası bu yeniliklerin ülkeye taşınması ana geliştirici öğe oldu. Bugün bile Türkiye kökenli bilimsel makalelerin yurtdışı ortaklar ile yapılanları daha iyi dergilerde yayınlanmakta ve daha çok atıf almaktadır. Bu durum sadece bize ait değildir, tüm gelişmekte olan ülkelerde çalışan bilim insanları için de geçerlidir.

Sonuç olarak bizler uzun bir geçmişten beri yeni ve güncel bilgiyi kaynağından alıp kullanma ve aktarma konusunda deneyimliyiz ama bilgiyi üretmek konusunda henüz yeterli alt yapıyı oluşturamamış durumdayız. Burada alt yapıdan kast ettiğim şey sadece mekan, kaynak ve bilgi, vs anlamında değil düşünsel ortamın oluşturulması durumu için de geçerlidir. Bu nedenle Türkiye’de bilimsel çalışmalar yapan bilimadamlarının uluslararası alanda öncü rol almaları çok zordur. 

Türkiye’de içinde bulunduğumuz durum ne felakettir ne de mükemmel. Ancak geldiğimiz bu noktada, özellikle endüstri üniversite ilişkilerinin de çok yakınlaştığı bu yeni dönemde tartışılması gereken bir çok konu ve yapılması gereken çok ciddi reformlar vardır. Umarım Aziz Sancar’ın bu başarısı Türkiye’de önemli bir tartışma başlatır. Bilim insanları liyatı ve bilimsel düşünceyi egemen kılan bir anlayış ile bilim dünyasını siyasilerin etki alanından çıkartır ve bilgi üreten kurumlara dönüşmesi için gerekli atmosferin ve koşulların oluşturulması için girişimde bulunur.

 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.