Başka gezegenlerde hayat var mı?

19.03.2015 19:13:59
A+ A-

İnsanlığın en büyük sorularından birisidir, "Başka gezegenlerde hayat var mı?" sorusu. Bunun üzerine yapılan tartışmalar, yazılan kitaplar, lehte ve aleyhte yapılan binlerce yorum vardır. Her ne kadar başka gezegenlerde hayat vardır diyen insanlar, niceliksel olarak daha fazla olsalar da şimdiye kadar bilimsel bir kanıt bulunamamış olması; başka gezegenlerde hayatın olmadığını iddia edenlerin haklılığını için bir işaret olarak değerlendirilebiliyor. Bu düşüncenin doğruluğunu irdeleyelim; gerçekten başka gezegenlerde hayat var mı? Bu soruya cevap verebilmek için öncelikle birkaç soruyu cevaplandırmalıyız. Bunlardan ilki; hayatın kaynağının ne olduğu problematiğidir.

Hayat nasıl oluşur?

Hayatın oluşması için ortalama olarak -10 ile +50 arasındaki sıcaklığa, H2O'ya (suya) ve enerji kaynağına (güneş) ihtiyaç vardır. Bunların hepsinin bir arada olması hayatın başlaması için yeterli ihtiyaçlar olarak sayılır. İlk bakterinin daha doğrusu mikroskopik canlının nasıl meydana geldiği konusunda henüz bilimin verdiği net bir cevap olmasa da; bu etmenlerin bir araya getirilmesi hayatın ortaya çıkması için yeterli ihtiyaçlar olduğu biliniyor. İlk canlının hayata gözlerini açmasından sonra her şey sistemli bir şekilde ilerliyor. Her canlı, büyük bir gücün sanatını akla erenlere göstermesine yardımcı olurmuşçasına, genetik kodlarını kendinden sonrakine devrederek çeşitlilikleri meydana getiriyor. Sonuç olarak dünya gibi milyarlarca farklı canlı türünün ortaya çıktığı yaşam oluşturulmuş oluyor.

Hal böyle olunca sonraki sormamız gereken soru kendisine vücut buluyor; hayatı oluşturan bu etmenler başka bir yerde bu derecede ortaya çıkmış olabilir mi? Bu sorunun cevabını bulmak için evrenin genişliğine bir göz atmamız gerekir. Peki uzaydiye tanımladığımız devasa boşluk ne kadar geniş?

Evren ne kadar geniş?

Güneş sistemimiz içerisinde bu sorunun cevabını aramaya başlayabiliriz. Güneşin, sistem içerisinde üçüncü gezegen olan dünyaya uzaklığı 150 milyon kilometredir. En uç noktadaki 6. ve 7. gezegenlerin yine dünyaya uzaklığı ortalama 3 milyar kilometredir. Bunlar yine bir nebze de olsa insan hafsalasının alabildiği mesafelerdir. Ancak bize en yakın olan yıldızın uzaklığını tarif etmek istediğimiz başka bir uzaklık birimine geçmemiz gerekiyor. IŞIK YILI... 1 ışık yılı, ışığın (saniyede 300.00 kilometre) 1 yıl boyunca kat ettiği yoldur. Bize en yakın yıldızın uzaklığı ise 4 ışık yılıdır. Kafalar karışmaya başladı değil mi? İçinde bulunduğumuz Samanyolu Galaksisinin bir ucundan bir ucuna gitmek istediğiniz zaman ne kadar mesafe kat etmeniz gerekir? Tam olarak 100.000 ışık yılı! Peki en yakınımızdaki galaksi olan Andromega galaksisine gitmek isteseydik? 2 milyon ışık yılı kadar yol gitmemiz gerekirdi. Tüm bunlara ilaveten uzayda tanımlanan milyarlarca galaksinin olduğunu göz önüne aldığınızda nasıl bir genişlikten bahsettiğimizi biraz daha iyi anlayabilirsiniz.

Yukarıda sorduğumuz, hayatı oluşturan etmenlerin evrenin başka bir yerinde ortaya çıkmış olabilir mi sorusunun cevabı, evrenin genişliği de göz önüne alındığında ne kadar olasıdır değil mi? Yani sadece bizim galaksimizde var olan milyarlarca güneş sistemi içerisinde bile olası milyonlarca hayat mümkündür dersek yanlış bilgi vermiş olmayız; ki milyarlarca galaksinin evrende olduğu düşünüldüğünde başka gezegenlerde hayat var mı sorusunun cevabını çok açık verebilirsiniz. Bu durumda sadece üç ihtiyacın böyle bir sonsuzluk içinde kendisine yer bulmasının olağanlığını herkes rahatlıkla kavrayabilir. Peki paragrafın da başında belirttiğimiz gibi şimdiye kadar dünya dışı yaşama dair herhangi bir ipucuna neden rastlanılmadı?

Bilim başka gezegenlerde var olan hayatı neden kanıtlayamadı?

Bu sorunun cevabı aslında çok açık; henüz teknolojimiz o kadar gelişmedi! Her ne kadar dünya üzerinde devasa gözlem evleri var olsa da, yapılan milyonlarca liralık projeler henüz güneş sistemimiz dışındaki başka bir gezegeni gözlemleyemedi. Bunun nedeni aradaki mesafenin çok ama çok uzun olması; bize en yakın yıldızın uzaklığının yaklaşık 40 trilyon kilometre olduğunu düşündüğümüzde aslında söz konusu bilim adamlarının iyi bir bahanelerinin olduğunu da kabul etmemiz gerekir. Bu kadar mesafe öteden çevrelerinde döndükleri yıldızların ışıkları görece daha az ışık yayan gezegenleri görmemizi engelliyor. Ancak belli başlı yöntemler ile görmesek de yıldızların çevresinde kaç gezegen olduğunu hesaplayabiliyoruz. Bildiğimiz ancak göremediğimiz gezegenler için henüz çok fazla bilgiye sahip değiliz.

Bütün bu açıklamalardan sonra aslında dünya dışı yaşamın ne kadar mümkün olduğunu kavramışsınızdır. Hatta benim kişisel görüşüme göre başka gezegenlerde de aynı bizimki gibi akıllı yaşamların var olmaması imkansızdır! Çünkü dünya tüm uzay sistemi içerisinde o kadar küçük bir noktadır ki dünyadaki tüm kumsalları birleştirseniz içinden seçeceğiniz tek bir kum tanesi bizi, dünyamızı, güneş sistemimizi tanımlamak için çok büyük kaçar. Böyle bir sonsuzluk içerisinde tek yaşam çeşidinin biz olduğunu düşünmenin kulağı ne kadar tırmalayan ve ne denli mantıksızlık içeren bir düşünce olduğunu kavramak çok zor olmasa gerek?

Sonuç olarak dünya dışında var olan gezegenlerde hayat kesinlikle vardır. Sadece henüz bunları keşfedecek teknolojiye sahip değiliz. İlerleyen zamanlarda ilk olarak o hayatları gözlemleyeceğiz, daha sonra belki de kim bilir onlarla tokalaşma fırsatını yakalayacağız!

Kaynak: http://ekremyuksel.com/baska-gezegenlerde-hayat-var-mi/



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.