Bilim alanının nobel ödülü sahibi Onur Güntürkün ile özel röportaj: 'Çocukluğumda harçlıklarımla mikroskop aldım'

13.04.2015 20:55:30
A+ A-

Geçtiğimiz haftalarda Almanya’da yaşayan Türkleri gururlandıran bir olay yaşanmıştı. Bochum Ruhr Üniversitesi’nde yıllardır profesörlük yapan ve başarılı bilimsel çalışmalarıyla kendisini sadece Türklere değil, Almanlara da sevdiren Profesör Doktor Onur Güntürkün, TBMM Onur Ödülü, Gerhard Hesse Ödülü, TÜBİTAK Özel Ödülü, Türkiye Cumhuriyeti Liyakat Nişanı, KRV Eyaleti Liyakat Nişanı ve daha bir çok ödülden sonra Almanya’da bir bilim adamının elde edebileceği en yüksek ödül olan ve ‘Alman Nobel’i’ olarak da tanıtılan Leibniz Ödülü’ne layık görüldü. Aldığı ödülün ardından bizimle söyleşi yapan Prof. Onur Güntürkün, odülü kazandığını duyunca sevincini ilk önce eşiyle paylaştığını ve ödülün kendisini çok mutlu ettiğini, hatta bu ödül için aday gösterilmesinin bile kendisi için çok büyük bir onur olduğunu söylerken, ’’Ödülü kazanmayı tabii ki de çok istiyordum, ancak bu kadar çok başarılı insan içerisinde kazanmamı çok büyük bir ciddiyetle beklemiyordum. Leibniz ödülünü kazanmam bana çalışmalarımın bilimsel dalda kabul gördüğünü gösteriyor. ’’ diyor. Kendisi için önemli olan bir ödül kazanmanın olmadığını da dile getiren Onur Güntürkün, ’’ Ben bir ödül almak için çalışmıyorum. Benim için önemli olan sorulara yanıt bulmak ve beynin bir mekanızmasını anlamak. Kazandığım ödül sorulara yanıt bulmakta yardımcı olan bir mekanizma değerinde. Bu yüzden Bilim Adamı olmak çok güzel. ’’ sözlerini kullanıyor. Kazandığı ödül parasıyla da ne tür bir çalışma yapacağına Noel tatilinde karar vereceğini dillendiren Güntürkün, önümüzdeki yedi yılda yapacağı calışmaların bütçe planlamasını şimdiden yapacak. Güntürkün’ün çalıştığı bilimsel alanda beynin çalışma fonksiyonları detaylı bir şekilde inceleniyor. Dalda, bu yazıyı okuyan bir insanın bundan ne anladığı, olaya nasıl bir yorum kattığı, bundan ne çıkardığı ve bunun niçin bu şekilde gerçekleştiği araştırılıyor. Bilim alanının kendisini çok küçük yaşlardan beri takip ettiğini  söyleyen Güntürkün ekliyor: ‘Bu işten başka birşey yaptığımı hatırlamıyorum. Çocukluğumda küçük böcekler yakalayıp labirentler içerisie koyar ve çıkış yolunu hangi yöntemle bulduklarına bakardım. Balıklarımın renk görüp göremediklerini incelerdim ve bu balıklarla birçok deney yapardım. Anneme ev işlerinde yardımcı olduğumda harçlık alırdım. Bu harçlıklarlı ise biriktirip kendime mikroskop aldım ve çıplak gözle göremediğim şeyleri inceleyip bunların çizimlerini çıkarırdım. Yanı şuan yaptığım şeyden farklı birşey yapmamıştım. Sadece şuan yaptığım şey daha profesyonel. ’

Sevilen Profesör Almanya’daki Türklerin eğitim durumunun da çok memnun edici olmadığını savunuyor: ‘Almanya’da yaşayan Türklerin arasındaki Üniversite okuyanların sayısı çok az. Bundan hiç kimse memnun olamaz. Almanya’da yaşayan insanlar olarak bunun değişmesi için birşeyler yapmamız gerekir.’  Geçtiğimiz haftalarda Almanya’da yaşayan Türkleri gururlandıran bir olay yaşanmıştı. Bochum Ruhr Üniversitesi’nde yıllardır profesörlük yapan ve başarılı bilimsel çalışmalarıyla kendisini sadece Türklere değil, Almanlara da sevdiren Profesör Doktor Onur Güntürkün, TBMM Onur Ödülü, Gerhard Hesse Ödülü, TÜBİTAK Özel Ödülü, Türkiye Cumhuriyeti Liyakat Nişanı, KRV Eyaleti Liyakat Nişanı ve daha bir çok ödülden sonra Almanya’da bir bilim adamının elde edebileceği en yüksek ödül olan ve ‘Alman Nobel’i’ olarak da tanıtılan Leibniz Ödülü’ne layık görüldü. Aldığı ödülün ardından bizimle söyleşi yapan Prof. Onur Güntürkün, odülü kazandığını duyunca sevincini ilk önce eşiyle paylaştığını ve ödülün kendisini çok mutlu ettiğini, hatta bu ödül için aday gösterilmesinin bile kendisi için çok büyük bir onur olduğunu söylerken, "Ödülü kazanmayı tabii ki de çok istiyordum, ancak bu kadar çok başarılı insan içerisinde kazanmamı çok büyük bir ciddiyetle beklemiyordum. Leibniz ödülünü kazanmam bana çalışmalarımın bilimsel dalda kabul gördüğünü gösteriyor." diyor. Kendisi için önemli olan bir ödül kazanmanın olmadığını da dile getiren Onur Güntürkün, "Ben bir ödül almak için çalışmıyorum. Benim için önemli olan sorulara yanıt bulmak ve beynin bir mekanızmasını anlamak. Kazandığım ödül sorulara yanıt bulmakta yardımcı olan bir mekanizma değerinde. Bu yüzden Bilim Adamı olmak çok güzel." sözlerini kullanıyor. Kazandığı ödül parasıyla da ne tür bir çalışma yapacağına Noel tatilinde karar vereceğini dillendiren Güntürkün, önümüzdeki yedi yılda yapacağı calışmaların bütçe planlamasını şimdiden yapacak. Güntürkün’ün çalıştığı bilimsel alanda beynin çalışma fonksiyonları detaylı bir şekilde inceleniyor. Dalda, bu yazıyı okuyan bir insanın bundan ne anladığı, olaya nasıl bir yorum kattığı, bundan ne çıkardığı ve bunun niçin bu şekilde gerçekleştiği araştırılıyor. Bilim alanının kendisini çok küçük yaşlardan beri takip ettiğini  söyleyen Güntürkün ekliyor: ‘Bu işten başka birşey yaptığımı hatırlamıyorum. Çocukluğumda küçük böcekler yakalayıp labirentler içerisie koyar ve çıkış yolunu hangi yöntemle bulduklarına bakardım. Balıklarımın renk görüp göremediklerini incelerdim ve bu balıklarla birçok deney yapardım. Anneme ev işlerinde yardımcı olduğumda harçlık alırdım. Bu harçlıklarlı ise biriktirip kendime mikroskop aldım ve çıplak gözle göremediğim şeyleri inceleyip bunların çizimlerini çıkarırdım. Yanı şuan yaptığım şeyden farklı birşey yapmamıştım. Sadece şuan yaptığım şey daha profesyonel.

Sevilen Profesör Almanya’daki Türklerin eğitim durumunun da çok memnun edici olmadığını savunuyor: ‘Almanya’da yaşayan Türklerin arasındaki Üniversite okuyanların sayısı çok az. Bundan hiç kimse memnun olamaz. Almanya’da yaşayan insanlar olarak bunun değişmesi için birşeyler yapmamız gerekir. ’  

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.