Bilimden Sanata ya da Sanattan Bilime -7

09.03.2014 22:37:07
A+ A-

Bizim bilmememiz neyi değiştirir?

Gerçekler karşısında aciz kalışımız ve ihtimal temelli bir teoriye tutunmamız mistik çözümleri güçlendiriyor.

Eğer ihtimal varsa bu biz ihtimal dediğimiz içindir.

Tanrı için ihtimal yoktur.

Bilinen vardır.

Biz bazı olguları öncesinde kestirebiliyoruz, doğanın ilkelerinden geleceği öngörebiliyoruz.

Ancak doğayı kavrayamadığımız noktalarda öngörüler bulanıklaşıyor.

Doğruya yaklaşma miktarımız ihtimallerle ifade ediliyor.

İhtimal olabilirliktir.

Aslında burada bir paradoks var;

Eğer tanrı her şeyi bilen ve yönetense olasılık yoktur.

Yani her şey doğanın kanunları gereği tanımlı ve öngörülebilir olmalıdır.

Bu tanrıya gerek yok doğa zaten kendi kurallarını işletiyora varabilir.

Ya da mükemmel bir sistem kuran tanrının müdahaleye gerek duymaksızın sistemini işlettiğine..

Eğer olasılık varsa, yani biz hiç bir şeyi tam olarak bilemez sadece kestirebilirsek, bu bizim acizliğimiz ve tanrısal güç karşısındaki zayıflığımız anlamına geleceği gibi, evrensel kanunların kusuru ve rast geleliği anlamına gelir ki kendi haline olasılıklarla yürüyen bir evrende tanrı görünmez olur.

Günümüze kadar ki bilimsel gelişmeler yukarıda yaptığımıza benzer akıl yürütmelerin önünü açtı. 

Bu ve benzeri tartışmalar ve bu tartışmaların insan zihninde bıraktığı izler felsefe ve sanatı oluşturur.

İnsan zihni sonuca giderken bilimsel bilginin her yeni bulgusuyla hayatı yeniden kurgular.

Yani bilim bulgularıyla insanın zihinsel gelişimini tetiklerken sanatsal yaratıcılık için de yol gösterici bir işlevdedir.  

Bilimin sanatla ve felsefeyle ilişkisi üzerine yazdıklarım yazamadıklarımın yanında denizde damladır.

Yazılarımın amacı akademik olarak bu ilişkiyi en ince ayrıntısına kadar ortaya koymak değil, bu ilişkinin varlığını ve delillerini göstermekti.

Bu herkesin katkısıyla büyüyecek bir konudur.

Entelektüel kaygıların tüm toplumun gündemi olmasını beklemiyorum.

Ama hatırı sayılır miktarda kişi bilimi, sanatı ve felsefeyi gündem olarak görmedikçe ülke olarak çağdaş medeniyetler seviyesine gelmemiz düşünülemez.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.