Bilimin Yapısı-4

08.02.2014 11:55:31
A+ A-

İslam coğrafyasında bilim Mezopotamya, Mısır, Hint ve Yunan uygarlıklarından aldığı mirası işlemiş, dönüştürmüş ve üzerine koyarak sonraki uygarlığa aktarmıştı.

 

Bilim ışıktan bir toptur. Elden ele dolaşır.

Bir ırka, bir millete, bir dine ait değildir.

Onu hak edenlerin misafiridir.

Miras bırakılamaz.

Her sahibin onu tekrar hak etmesi gerekir.

 

Ona hak ettiği değeri veren toplumların elinde her yeri aydınlatacak bir ışık yayar.

Onu yok sayarsanız sizi terk eder.

 

Bu bilimin insanlık tarihindeki yolculuğunun özetidir.

 

 

Bu dinamik öz bilimin yapısını da belirler. Ama her dönemde farklı toplumlar ve bireyler bilimi ayrı ayrı tanımlamıştır.

 

Mesela Klasik dönemde düşünce deneyin önündedir.

 

Düşüncenin deneyle desteklenmesi fikri Galileo'yu ölçümün çok önemli olduğu fikri Lord Kelvin'i, bu günkü anlamda deney teori işbirliği Lavosier'i ve anladığımız anlamda teorik çözümlemesi Isaac Newton'u bekleyecekti.

 

 

Görülen şu dur ki; bilimsel tutuculuk her türden tutuculuk kadar gelişimin önünde engeldir.

 

Burada unutulmaması gereken bilimin tanımını bir daha yineliyoruz:

 

Bilim yanlışlığı ispatlanmamış doğrular topluluğudur.

 

Sakın kendinizi kaptırmayın, inançla değil veriyle değerlendirin, belki inandıklarınızı yıkan siz olursunuz. 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.