Canan Karatay'ın yumurtası- 2

28.12.2015 10:30:24
A+ A-

Kuşkusuz ki dinliler de, cinlere perilere, fala büyüye, bilimdışı inançlara inananlar da bilime ve teknolojiye büyük katkılarda bulunabilirler ancak katkıda bulunamayacakları birşey vardır: Bilimsellik ve toplumu bilimsel yapmak. Ve önledikleri birşey vardır: Toplumun, ülkenin, insanlığın bilimselleşmesini önlemek. Üniversite okuyacakların ve bilimcilere yaklaşımın bu iki gerçek içinde değerlendirilmesi gerekir.
 
Bu yüzden ülkemizde, oluşması gereken çok tuhaf olan bir soru var: Ülkemiz 'şifacı' kaynıyor olmasına karşın son 13 yıldır ülkemizde yerli kaç ilaç fabrikası açıldı, yerli kaç ilaç edildi? Yani bunca şifacı kaynayan ülkemizin şifacılar acaba ülkemize, sağlık-ilaç üretimine de şifa oluyorlar mı? Yani Batıya bakın; bilimciler 'İlaç yapak da patent alak, köşeyi dönek' diye çırpınırlarken, 'şifacı' kaynayan ülkemizde acaba 'şifacılar' çok tok gözlüler mi? Örneğin bu 'şifacıların' kaçında, bırakın laboratuarı, virüsleri, kimyasal molekülleri gösteren bir mikroskop var?
 
Canan Karatay da ilginç savlarda bulunmaktadır ve ilim bırakın bir akademisyenin savını, okuma yazma bilmeyen birinin bile savlarını önemsemek, ciddiye almak zorundadır çünkü cehaletle tanışmaktan kaçınan, ilimle hiç tanışamaz.
 
Nedense çağımız 21. yüzyıl olmasına karşın yine de ilgi bilime, felsefeye, mantığa, demokrasiye, insan haklarına, kültür değil de yiyeceklere içeceklere, yemeye içmeye. Bu bir rastlantı ya da kendiliğindenlik değildir; Abd'ce kotarılmış, düzenlenmiş, ayarlanmış, pılanlanmış(planlanmış) sinsi, hain, insanlıkdışı, vahişice, canavarca, insanlığı ilkelleştirmeye, barbarlaştırmaya, vahşileştirmeye yönelik, 'küresel' bir durumdur.
 
Canan Karatay Pırof'umuz(Prof'umuz) diyor ki 'Günde on yumurta yiyebilirsiniz' ya da 'yiyin.
 
Sanki Canan Karatay'ın yumurtaları çok tuhaf yumurtalar, yumurtalarında bir tuhaflık var gibi çünkü benim bildiğim; beyazı(akı) kağıtları bile yapıştırabilecek özellikte olan ve bu yüzden de bir zamanlar bilinen en büyük yapıştırıclardan biri olan yumurta nasıl olur da kollestrol yapmaz? İkincisi de; benim bildiğim, kaynamış yumurta peklik(kabızlık) yapar ve bu da basura neden olabilir. Yani günde on yumurta yiyorsunuz ve kabız olmayacaksınız öyle mi? Kabızlık da sindirimi engellediği için yetrsiz beslenmeye, kansızlığa, güçsüzlüğe, zayıflığa, halsizliğe neden olur. Ve bir de on yumurtayı kahvaltıda çayla birlikte yerseniz çay da pekliğe neden olabileceği için iki peklik elemanı birlikte alınmış olur.
 
Sanırım ki demokrasimize, sanatımıza, modamızda, eğitimimize ve hukukumuza da yansıyan 'Batıya acentelik/acentalık) durumu şifa alanımıza, sağlık alanımıza, tıbbımıza da yansımış durumda yani Batının tıb dergilerinden topla bilgileri, Türkiye'ye yay. Yahu ben doktor değilim, ben bile iyi bir mikroskop sahibi olmak isterim.
 
Türkiye çalışıyor da yalnızca beton-çimento, rant işlerinde çalışıyor belli.
 
Bence tam bir laboratuarı olmayanların şifa işleri yani 'alternatif tıb' denilen şey ile uğraşmaları yasaklanmalı çünkü samimi olmadıklarını gösterir, laboratuarlarının, bir mikroskoplarının bile olmaması.
 
Yani bence; popolarının üstlerine oturamayanlar ya da sünnet çocuğu gibi yürüyenleri görürseniz bir olasılık olarak Canan Karatay'ın on yumurta kurbanları olabilirler.
 
Acaba Canan Karatay'ın yumurtaları kabız ve basur yapmıyorlar mı?
 
 
Necdet Gürçiftçi
Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi
İnternette yayınlandığı zaman: 28.12.15/10.28