Darwin ve Evrim Teorisi

16.06.2014 12:00:38
A+ A-

Tarihe dönüp baktığımızda, özellikle on beşinci yüzyıldan on sekizinci yüzyılın sonuna kadar, çok az sayıda bilimsel araştırma gerçekleştirildiğini görüyoruz. Ama on dokuzuncu yüzyıl, bilim alanında altın çağı açtı diyebiliriz. Bu devrede, doğa bilimcilerin çoğu, gezilere/araştırmalara dayalı çalışmalarını sürdürdüler.

Genç bir bilim adamı olan Darwin de bizleri heyecandan heyecana sürükleyen Evrim Kuramının temel taşlarını bu şekilde yerleştirmeye başladı.

Önce dilerseniz, Darwin'in hayatına dair araştırıp bulduğumuz dokümanlarla ilgili kısa bilgiler verelim.Charles Darwin, 1809 yılında İngiltere'de doğdu. Babası, onu on altı yaşında Edinburgh Üniversitesi'negönderdi. Burada başladığı tıp ve daha sonra devam ettiği hukuk öğrenimini kendi için gereksiz bularak yarıda kesti. Ardından Cambridge Üniversitesine bağlı bir koleji devreye sokarak teoloji (dini bilimler) öğrenimi gördü. Ancak aklı, bilim çevresindeydi. O arada tanıştığı Botanikçi John Henslow'un önerisiyle, İngiliz Deniz Kuvvetleri için, dünya çevresinde harita yapmakla görevlendirilen gemiyle beş sene sürecek bir geziye çıkmaya karar verdi.

Gemi, 1831 yılında denize açıldı.

Gezi sırasında günde on altı saat çalışarak fosiller topladı, jeolojik katmanları inceledi, sayısız gözlemler yaptı.Arjantin'in Paspas denilen bölgelerinde soyu tükenmiş birçok hayvan nesline rastladı. Jeolojik katmanların bünyesindeki fosillerin değişimini dikkatle izledi ve hayvan türlerinin değişik ortamlara yaptıkları uyumları saptadı. Bugün şahsen onun yaptığı çalışmaların bir belgesel halinde yayımlamasını isterdim, ama takdir edersiniz ki bu mümkün değil.

Canlıların yavaş yavaş değişmesine ilişkin düşüncesi, kendisi gibi bir bilim adamı olan ALFRED RUSSEL WALLACE'nin teorisine de uygun düşer. Ortak temel yaklaşımları şöyledir: "Bütün canlılar bulundukları ortamdaki sayılarını muhafaza edecek matematiksel düzeylerin üzerinde üreme eğilimindedir. Doğal koşulların sabit kalabilmesi, yani 'denge unsuru'nun oluşturulabilmesi için fazlalık, elimine edilir. Canlı popülâsyonların (1) hepsi mutasyon gösterir."

Etrafındaki bilim adamlarının yoğunluklu baskıları sonunda, Wallace ile birlikte görüşlerinin yayımlanmasını kabul etti. Kısaltılmış adıyla "Origin Of Species" (Türlerin Kökeni) isimli bu kitap piyasaya sürüldü.

Çalışmalarına aralıksız devam etti. İnsanın evrimi ile ilgili düşünceleri "Descent of man selection in relation sex" (İnsanın oluşumu ve Eşeye bağlı seçilim) adlı eseriyle yayımlandı. Darwin, bu teorisinde, önceki inançlarda, özellikle mistisizm alanında benimsenen kalıpçı ve tamamen hayal mahsulü olan "Özel yaradılış" düşüncesini reddediyor, diğer memelilerin fizyolojik yapılarında olduğu gibi varoluşun evrimsel yasalara bağlı olduğunu savunuyordu.

Yerleşik inanış, alışkanlıklar ve önyargıların aksine, Evrim Modelimaden, nebat, hayvan ve insandizilimiyle oluşmuştu. Çünkü gerek jeoloji(2) ve paleontolojide (3) gerek embriyoloji(4) ya da karşılaştırmalı anatomide(5) birçok aşamada görüldüğü gibi, bir anda yaratılmanın olanaksızlığı ortaya konmuştu. Darwin, tepki almamak için "İlahi yaratılış sistemi" ile ilgili düşüncelerini kitabının son kısımlarına monte etti. Çünkü böyle polemiklere girmek istemiyordu.

Zira insanlık tarihinin ilk dönemlerinden beri uygulanmakta olan eğitim yöntemleri, katı mistik inançların etkisi, ayrıca insanın kalıtsal yapısı, yeniliklere kapalı ve itirazcı olunmasına yol açıyordu. Günümüzde bile, gelişen bilim ve teknolojinin birtakım varsayımları devre dışı bırakmasına karşın, Evrim Kuramına tepkiler devam etmektedir.

Oysa mistisizm, gerçek yönüyle insan ismiyle işaret edilen 'hücresel beden' sahibi varlığın, limbik sistemin (talamusun) etkisinden kurtularak, insansı-mental hayvan kapsamı adıyla anıldığını, özellik arz eden üstün insana ise yaratıcının ruhundan yüklemeler yapıldığını bunun içinde bir anlamda mutasyon oluşturduğunu haber verir.

Buraya kadar yapılan açıklamalara istinaden kanaatime göre Darwin'in tek eksikliği; Lamarck'ın"Organizmanın kendinde ve davranışlarındaki değişimler, çevredeki değişikliklerin sonucudur"görüşüne karşı, "Dış dünyanın işlemekte olan kendi yasaları ve kendi mekanizmaları vardır"sözlerinde, birimlerin hücre genetiğinde oluşan mutasyonunda ve çevresel faktörlerin değişiminde "astrolojik tesirlerin varlığı" yanı sıra içselliğin tetiklemesini hissetmemiş olmasıdır. Ancak bütün bu ayrıntılar onun ateist olduğunu göstermediği gibi, evrim teorisini de boşlukta bırakamaz.

Düşünen beyinler arasında pek çok bilim adamı gibi Charles DARWIN de tepki çekmiş, yaşadığı dönemde,"Maymunla akrabalık bağın annen tarafından mı, baban tarafından mı?" diye alaya alınmıştır.

Bu noktada insanların yaklaşımları önem taşımaktadır. Gerçek olan, insanın aslını merak etmesidir. Buna göre saçma sapan yaklaşımlar son derece yetersiz kaldığı gibi bir sonuç da vermez.

Newton yerçekimi ilkesiyle, devinim yasalarında nasıl yerini almışsa, Darwin de, insanın, ottan çiçeğe, amipten maymuna uzanan, organik dünyanın bir parçası olduğunu göstermiştir.

Onun fikirleri "Evrim Teorisi" adı altında, Tanrı'nın varlığından ziyade, Mutlak Yaratıcı Gücün, varlığın özünde mevcut olduğunu işaret etmektedir.

Sevgili dostlar! Bugün insanlık âlemi saygıyla önünde eğiliyor.

Araştırmaları, atılımcı görüşleri, sentezleri ile Darwin mükemmele yaklaşmıştır.

 

AHMED F. YÜKSEL

https://twitter.com/sufafy

https://twitter.com/AhmedHulusi

http://www.ahmedhulusi.org/

 

Kaynakça
Prof.Dr. Ali Demirsoy;Yaşamın Temel Kuralları
Mini Sözlük
(1) Popülâsyon
: Topluluk
(2) Jeoloji: Yer bilimi
(3) Paleontoloji: Jeolojik devirlerde, yeryüzünde
yaşamış varlıkları inceleyen bilim dalı
(4) Embriyoloji: Döllenmiş yumurtanın
gelişim evrelerini inceleyen bilim dalı
(5) Anatomi: İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını,
organların birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUMLAR

www.okyanusum.com -

Zaten yapılan en son araştırma, çalışma ve bilimsel veriler Darwin’e hakettiği yeri veriyor.. Daha fazlası için: www.okyanusum.com hakan

0 0
Darwin'in deccal diye anlatanlar!!! -

Malum bir kanal var ve orada din adamı olarak konuşan, kediciklerini ağarlayan hoca.. Hayır, yanlış anlaşılmasın şahsen, beni ilgilendirmez ve ben bazı sınırlar zorlanmadıkça; herkesin kendi görüşlerini paylaşmasından yanayım. Şimdi bunlardan neden söz ettim? Çünkü, bunlar Darwin’e takmışlar!!! Ve hala bu yüzyılın bilimsel gelişmelerini tam takip edemiyorlar. Malum MEHDİ ve DECCAL ikilisi vardır dinde; karşıt olan birbirine.. İşte bu kanalı takip edince göreceksiniz ki; DECCALİYET diye savaş açtıkları, zavallı Darwin amcadan ve bu görüşten başkası değildir… Oyyy oyy gülsek mi, ağlasak mı bilemiyoruz.. Bu yüzden Darwin hakkındaki bu yazınızı oldukça önemseyerek ve düşünerek okudum. Ona ve bilime katkı yapan herkese selam olsun.. Umarım hakettiği saygın yeri bizim ülkemizde de zamanla alacaktır.. hakan

0 0
Darvin bize yanlış sunuldu! -

Aslında küçükken bizlere hep Darvin ve Evrim teorisini kötü gösterip, sanki dinsizlik-miş gibi sundular. Oysa büyüdük, araştırdık, okuduk ve sorguladık… Karşımıza çıkan son durum itibariyle anlaşıldı ki; bu ‘TANRI’ anlatımına dayalı bir anlayışa göreydi.. Ve aslında Tanrı yoktu; yani Kuran’ın ve Hz. Muhammed’İn anlattığı ALLAH; tanrı kavramından farklıydı ve ikisi arasında 180 derece fark var!!! Ve Allah’ın yaratma sisteminde EVRİM TEORİSİNE yer var. Bu dinsizlik demek değil. Üstelik bizden çok kıymetli Alimler de bunu hem yazmış, hem anlatmışlar. Şu an aklıma ilk gelen isim Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleridir.. SNYE

1 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.