Dinleme, Konuşma, Konuşma, Yazma

11.02.2016 13:04:57
A+ A-

Önnot: Dil konusunda sahte-bilim yapan Chomsky'ye bu metnin 4 bacağını birden hediye ediyorum.

Dinleme, konuşma, okuma, yazma birbirlerinden; yazılım ve donanım olarak, zihin ve beden olarak, kullanılan organlar olarak, etkin ve edilgin olarak tümüyle farklıdırlar ve hepsi birarada dili oluşturur.

O nedenle 'dil geni' diye bir şeyden söz edilemez. Söz eden Chomsky de, sahte-bilim yapmış olur.

Dinlediğini anlama geni, konuşma geni, okuma geni, yazma geni belki olabilir, olursa da birden çok olur.

Bu dörtlü, iki artı iki olarak ikiye ayrılır. Dinleme-konuşma işin sözel bölümünü, okuma-yazma işin yazılı bölümünü oluşturur.

İyi dinleyenen iyi konuşmamasının gerekmemesi gibi bir durum vardır.

İyi konuşanın iyi yazmasının gerekmemesi gibi bir durum vardır.

Sonuçta bunların; birli 4, ikili 3, üçlü 3, dörtlü de 1 kombinasyonu vardır ve toplamda 10 eder. İnsan türü, konuşamasa da yazabildiğine göre, bunların hepsi de gerçek yaşamda mümkündür.

Hepsini iyi yapabilene pek raslanmaz. Aslında, herhangi birini de tam-iyi yapabilene pek raslanmaz.

Burada, okurların yazar olmaması / yazı yazmaması, yazarların okumaması gibi, ironik bir durum var günümüzde.

İnsan dinlemek için para alana psikolog denir.

Yazmak için para alana köşe yazarı denir.

Kendi hesabıma:

Hepsini de, birbirinden istatiksel olarak karşılıklı bağımsız olarak icra ederim. Yani, hepsini yaparım ama birini diğerine karıştırmam. Okuma ve yazma nedenlerim birbirinden farklıdır örneğin. Dinleme ve konuşma nedenlerim de öyle.

Örneğin, bir okuma nedenim, sıradan insanların mektuplarını okumaksa; bir dinleme nedenim de, günlük / gündelik popüler dili izlemektir.

Tüm bunlar, yüzyıllardır var ve böyle ama. Yani, benim yaptığımı yapan ve bunu beyan eden milyonlar var ama Chomsky gibiler, hala sahte-bilim konusunda ısrarlı.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.