En uzak yıldızlar en karanlık kuyularda yansır

07.03.2015 23:34:16
A+ A-

Ben söylemedim, Tarkovski ‘İvanın Çocukluğu’nda söyledi.

Bazı dalgıçlar da şöyle derler:

En büyük inciler, en derin sulardaki istiridyelerde bulunur.

Ben böyle bir acaip yaratığım işte...

Ve bendenizden, hiçbir katkı maddesi olmaksızın, en serbest beyinsel uçuş örnekleri, konu: Sarışınlık tarihi üzerinden insanın evrim tarihi:

+

Soğuk ve puslu bir gün. Huysuzluk muğdundayım. Beni bugün ancak kitap okumak veya film seyretmek paklar. Çok okuduğum 'Neuromancer'i cebime tıktım. İkinci el kitapçılar çarşısı Aslı Han'a doğru yola koyulacağım birazdan, bugün mezat var orda. Ancak önce bulgur pilavı tıkıntısı.

(14:00)

+

Ülen, Puik gibi kaşınmaktan anam ağladı. Gittim, son paramı Prednol'a bayıldım. Hayır, bi şii diil, hem ilaç alıyoruz, hem daha beter hasta olucaz yaşlanınca, kemiklerimiz eriyecek. Ben bugün gene 32 miligramla idare ettim, doktorlar 2010'da 10 gün günde 80 gramı dayadılar. 3 hafta, neft yağı sürülmüş katır gibi koşturdum ortalıkta. Bi şii deil, bu Prednol adamı azcıkın mümin de yapıyor. Yarın sabah ezanından az önce zınk, İstiklal Marşı duymuş gibin ayakta olacağım. Ne ülke, ne nekrografi, ne absürd yav. Neyse, hiç olmazsa Dolapdere'nin bağrında, kronik kriminal kardeşlerimle sabah çayımı içerim artıkın.

(21:00)

+

Neyse, 1-2 sıyrıkla kaşınma krizini atlattım. Kafein limitimi epeyi zorladım. Bu gece bana uyku haram gibi. En son çalıştığım sarışınlık tarihi üzerinden, insan türünün en son Dünya'ya yayılışı konusunu bir tur daha okurum sabaha kadar. Epeyi ilginç bilgilere ve çıkarsamalara ulaştım. Bu bilimcilerin, en az ümmiler denli şavalak olduğunu görmek beni üzüyor. Bilimciler, sıfırdan yeni epsilon bilgi üretme konusunda feci tekliyorlar. Eğer onu tanıdığı biri üretmişse ve eğer o bilgiye temas etmişlerse, kabulü konusunda daha da tekliyorlar.

(22:55)

+

Eğri / yamuk ile doğru arasında, karşılaştır-karşıtlaştır yapamıyorlar. Çok basit: Tarım Havzası'nın doğusunda bir zamanlar bir içdeniz olduğu kesinleşmiş ama o koskoca çöküğün de bir içdeniz olması gerektiği çıkarsamasına hala ulaşamamışlar. Aral Gölü'ne bakıp, tersine ekstrapolasyon bile yapamıyorlar.

(22:57)

+

Proto-Vikingler'in d vitamini sentezi için beyazladığını düşünüyorlar da, Eskimolar'a veya Laponlar'a bakamıyorlar. Yani sarışınlık, kutup ile ilgili ama güneş ışığı ve balık yemek ile ilgili değil. Haritada belli bir yerde çok yoğun sarışın var: Orada binyıllardır makro-bölgesel göç yok. Yani, o bölgede bir zamanlar bir şey varmış. Danlar, 1 eski-insanın genomunu çözmüşler. O ipucu verebilecek ama yorum gerek bilader, yorum. Bilginin tamamına yakını çıkarsamadır, gözlem / deney veri tabanı değil. Unutun o pozitivist dönem bilim anlayışını. Kuhn'u sollayın, Popper'ı sollayın, Feyerabend'ı da. Kaufman'ın çevresinde azcıkın oyalanın ve 30 yıllık bir paradigmatik sıçrama yapın.

(23:02)

+

Benim kanım bir melezleme olduğu. Proto-Finler'e en yakın genetik akraba, en-en Kuzeydoğu Sibirya'daki Yakutlar. Biz onları Türk saysak da, değiller. Taa Moğolistan'dan oralara kuzeye çıkmışlar. Bu en-en kuzey halkları, kuzeye soğuk nedeniyle mi, ara sıcaklar nedeniyle mi çıkıyor, hala üzerinde düşünülmemiş.

(23:04)

+

Bence burada eksi 60 derece soğuk bir etken değil. Sonuçta o, bugün Orta Sibirya'da hala var ama kimse orayı terketmiyor, üstelik bu mümkünken. Alışmışlar oraya.

(23:05)

+

Demek ki bir şeylerin çekici ve alışkanlığın nötral gücü, soğuğun itici gücünden büyük. İşte o birşeyler, balık değil ama, sarışınlık üzerinde belki de geçici bir tetikleme yapmış. Yani, tarih öncesinde epeyi yaşandığı anlaşılan sarışınlık mutasyonlarının biri, taa Kuzey'in dibinde de olmuş. Soru şu: Kutupta çok soğuk ve çok balıktan başka, ne çok çok az veya ne çok çok fazla veya hangi ikisi çok çok özel bir karışımda? Sallayayım: Balıklarda veya bukelamunlarda renk, duygu-durumuyla değişebilir. O dönemin Kuzey-Kuzey halklarının duygudurumunda çok çok özel bir şey varmış gibi olabilir. Benim hani Nordikler'e kardeşlik duymamı sağlayan o çok tuhaf duygu-çekicilikleri. Yine sallıyorum: Nordiklerin o hala kültürel-genetik baki olan kış-uykusu-donmuş duyguları, pekala bu sarışınlığı tetiklemiş olabilir. Bu özel duygudurumun özel bir bileşiği olabilir, çünkü bende kış-uykusal duygudurumun özel bir nörokimyasal bileşiği var. O hem sentezlenip, hem ayrıştırılınca; hem kaliteli uyuyorum, hem çok düşünüyorum / yazıyorum. İşte, o bir şeyin Nordik versiyonu, aradığımız şey. Bu çıkarsamayı genetikçi kardeşime ithaf ediyorum. Benim çok disiplinli bilimci ve düşünce deneyci olmaktan anladığım ve eylediğim budur. En az on bin düşünce buluşum var zaten.

(7 Mart 2015)

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.