Erdoğan`ın iddiasına Küçük Prens`ten yanıt

21.07.2015 09:46:52
A+ A-

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ay`ı feth etmiş ilk insanın türk olduğunu söylemekle amerikalıların ayağını bastaladı.

Şimdi düşünülelim:

1969 ve ya 1635?

"Apollon", ya da 50 okka barut macunundan yedi kollu bir fişek?

Neal Armstrong, yoksa Lagari Hasan Çelebi?

Şu konuda kafa yormak istemiyorum. Biliyorum ki, çokluk amerikalıların tarafında. Amma Cumhurbaşkanı da haklı ola bilir.

Neden?

Antoine de Saint Exzupery`nin "Küçük prens"ini hatırlarmırsınız?

"Küçük prensin geldiği gezegenin B-612 diye bilinen asteroid olduğu konusunda beni haklı
çıkaracak ciddi bir nedenim var.
Bu asteroidi ilk kez 1909 yılında bir Türk gökbilimci teleskopla gözlem yaparken görmüş.

Bu buluşunu hemen Uluslararası Gökbilimi Toplantısı'nda büyük bir heyecanla sunmuş, ama
adamcağız şalvar, cepken ve fes giyiyor diye onun söylediklerine hiç kimse değer vermemiş.
Büyükler böyledir işte...
Bir süre sonra bir Türk lideri herkesin Avrupalılar gibi giyinmesini zorunlu kılmış, hatta buna
uymayanları ölümle cezalandıracağını söylemiş de, 1920 yılında aynı gökbilimci etkileyici ve şık bir
giysiyle Asteroid B-612'yi tanıtabilmiş. Bu kez herkes ilgiyle izlemiş onun söylediklerini".

Evet, Aya ilk kez rocketle uçuş yapan insanın türk olduğu iddiasının sahibi olan Cumhurbaşkanı Avrupalılar kibi giyiniyor. Fakat insanlarda onun söylediklerini kabullenmek isteyi görünmüyor. Osmanlı kafalı olduğundanmı?

19-cu yüzilda Azerbaycan`da Abbaskulu ağa Bakıhanov ismli bir maarifperverin buna benzer bir iddiası vardı.

1846 yılında Mekke'ye giderken İstanbul'a uğradı ve Osmanlı sultanı I Abdülmecid tarafından kabul edildi. Gök cisimleri hakkında Arapça yazdığı eserini sultana takdim etti ve bu eser Osmanlıca 1848'de İstanbul'da basıldı.

"Asrarul melukut" risalesininde Bakihanovun iddiası şuydu: 100 yıl sonra bir yıldız Yerle burun-buruna gelecek.

100 yılı atladık, fakat dünya hala Güneş etrafında sağ-salim fırlanıyor. Fakat şu 100 yılda kaç kuyruklu yıldız gezegenimize yakın mesafeden keçmiş...biz de nefesimizi içimizde tutmuş, heyecana boğulmuşuk...

Son not: Yere dönerken “Padişahım, İsa peygamber sana selam etti” diyerek şaka yapmış Lagar Hasan Çelebinin hikayetine inanmamak zorunda diyilik. Ama Batı ilminin İslam ilminden faydalanması büyük hakikat. Şunu inkar edemeyiz! Fakat bu gün şu yalnızca bir teselli!!!

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.