Evrime kanıt savım: Cinsiyet

26.06.2015 08:43:32
A+ A-

Felsefe de, bilim de evrimi kanıtlıyorlar olmasına karşın evrime inanmayanlar hem felsefe bilmedikleri ve bilimsel olmadıkları için hem de evrime inanmak dinilerini(dinlerini) yanlışlamak anlamına geldiği için evrime inanmak istemiyorlar yani evrime inanmamasıları(inanmamaları) felsefel, bilimsel değil yalnızca kişisel bir durum; evrimi kanıtlayan sayısız somut ve soyut kanıta karşın ve onların sığınabilecekleri yalnızca 'Herşeyi bir yaratan vardır öyleyse dünyayı, evreni ve insanı da bir yaratan vardır ve o da bizim ilahımızdır'dır. Yani başlangıç iyi de, doğru da yani 'Herşeyi bir yaratan vardır' bölümü ki o da gerçekte doğrusu 'Herşeyi birden çok var eden vardır' olmalıydı, ötesi daha, tümden yanlış yani 'herşeyi var edenin ilahıları(ilahları) olduğu' kararı kısımı(kısmı) ve konuyu zaten ortaya yanlış koydukları için zorunlu olarak şu soruyla karşılaşmak zorundadırlar ve o soruya da başlangıçtaki sava, mantığa uygun yanıt verememek zorundadırlar: Herşeyi bir yaratan, var eden varsa ilahınızı kim var etdi?'. Yani kendi mantığılarına(mantıklarına), kendi savılarına(savlarına), kendi sorusularına(sorularına) kendileri ve kendikendisilerine(kendi kendilerine) yenik düşerler zorunlu, kaçınılmaz olarak. Gerçekte savısıları(savları) başka bir yanlışı, çelişkiyi daha barındırmaktadır: 'Herşeyi bir yaratan vardır'. Bu savda yaratan olan 'bir' nedir; şey mi, kim mi? Yani ya 'Herşeyi yaratan birşey vardır' ya da 'Herşeyi yaratan birisi var' demeliler ki bu durumda tavuğun yumurta yaratmasını açıklamakta yine sorunla karşılaşırlar yani evrim karşıtılığı sorunlarla karşılaşmaya, tutarsızlığa, yanıtsızlığa, bilimdışılığa, felsefedışılığa zorunludur, tutsaktır, esirdir, yeniktir her zaman.
 
Evrim bir bilim yani bilimsel birşey olduğu için bazan evrim karşıtılarının anlamayacakları dilden, bazan da anlayacakları dilden konuşmak zorunludur yani örneğin yüksek matematiği okuma yazma bile bilmeyen birine indirgeyemezsiniz, göreleyemezsiniz.
 
Evrima bu yazımda kanıt gösterdiğim bilimsel gerçek de onların anlayacağı dildendir yani dinden. Adam'lı(Adem'li) ve Eva'lı(Havva'lı) dinler derler ki, savıları(savları) şu ki: İlahları önce Adam'ı yani erkeği, sonra da onun kaburga kemiğinden Eva'yı yani dişiyi yaratdı(yarattı). Burada Eva'nın Adam'ın kemiğinden ya da falan kemiğinden yaratılması önemli değil; Eva'nın yani dişinin Adam'dan yani erkekten sonra yaratılmış olduğu savıdır.
 
Oysa tıb yani bilim diyor ki görsel kanıtlarla: Önce dişi var olur, oluşur sonra erkek var olur, oluşur yani dişi erkekten değil erkek dişiden ürer, oluşur, rahimde. Yani bilim bu dinlerin söylediğilerinin(söylediklerinin), savılarının(savlarının) tam tersi olduğunu yani bu dinlerin bu savılarının doğru olmadığını, yanlış olduğunu söylüyor ve somut görüntülerle, somut verilerle, somut kanıtlarla kanıtlıyor ve zaten bu yüzden erkekte de memeler var.
 
Yani madem ki hadise göre din ilimdir, ilimin olmadığı yerde din de olmaz; madem ki dinliler, dinciler bilimin kendisileriyle(kendileriyle), kendisilerinin de bilimle olduğularını(olduklarını) söylüyorlar, kendisilerini ya da dinilerini(dinlerini) kanıtlamak için bilime sarılıyorlar; öyleyse bilimin daha doğrusu gerçekliğin, doğanın, dünyanın, maddenin, var oluşun bu somut kanıtını da kabullenmeliler yoksa bilim ile ilgisileri(ilgileri) yalnızca lafta kalır yani madem ki bilimciler, bilimi kabul etmeliler.
 
Yani kanıtlar gösteriyor ki rahimde embriyonda önce dişilik organı oluşmakta, bu organ sonra erkeklik organına dönüşmektedir, bebek erkek olacaksa. İlim(Bilim) demek yalnızca ilim(bilim) öğrenmek değildir, ilimsel(bilimsel) olmaktır da yani önce yöntem işidir, bilgi değil.
 
Ey felsefe, ey bilim; onların gözlerine cehaletle, nefsle ve zulümle öyle bir sis perdesi örtülmüştür ki güneş diplerine gelse bile görmezler; onlar felsefeye, bilime değil önyargılara öylesine bağımlıdırlar ki dostları bilim değil önyargısılarıdır(önyargılarıdır). Onlar sanıyorlar ki evrim doğru olursa din yok olur; onlar korkuyorlar ki evrim doğu ise din yok olur; asla ve asla din yok olmaz; din daha da güçlenir, doğrulanır, bilimselleşir, egemenleşir, kalıcılaşır, mutluluklaşır; gerçekte onlar evrim ile, dinin yok olmasından değil dinlerinin yok olmasından korkuyorlar ve kuşkusuz ki zaten onlara göre din ilim değil korku demektir yani onlara göre korku yoksa din de yoktur oysa din hadisin de dediği gibi korku üzerine değil ilim üzerine kuruludur, vardır; korku ile değil ilim ile vardır ve ilim korku değil sevgi demektir.
 
Yapraklar ağaçlardan düşerler ve ağaç yine kalır. Din bir ağaçın yaprağıları(yaprağıları) değil köküleri(kökleri), gövdesi, dalıları(dalları) gibidir de bilmezler, anlamak istemezler, öğrenmek istemezler ve onlar din diye ilime değil korkuya, korku verici, korkutucu şeylere koştukları için din asla onlara gelmez, gitmez ve oruçta bile ziyafet, şölen, mutluluk, eğlence, nefs ya da zulüm, zalimlik, adaletsizlik, ilimsizlik içindedirler.
 
Korkmayın; evrim dini yok etmez; daha da var eder, daha da güçlendirir, daha da doğrular, daha da sonsuzlaştırır, daha da kalıcılaştırır; ilimsel(bilimsel), dürüst, vicdanlı, adil olun yeter yani din için tehlike evrim değil ilimsizlik, ahlaksızlık, vicdansızlık, merhametsizlik, adaletsizlik, zulüm, nefs, kitap okumamak gibi şeylerdir. Korkmayın; evrim dini yok etmeyecek, daha da var edecek çünkü evrim dine aykırı, karşıt birşey değil dinin doğrulanmasıdır.
 
Din felsefeden ve bilimden korkmaz; felsefeyi ve dini destekler çünkü zaten dinin temeli ilimdir.
 
Necdet Gürçiftçi
Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi
İnternette yayınlandığı zaman: 26.6.15/08.37