Gece uykusu beden, gündüz uykusu beyin ve ruh içindir kuramım

02.01.2016 05:43:14
A+ A-

Genelde sömürgenler, özelde ise kapitalistler genel olarak insanların az uyumalarını isterler yani işçilerin az uyuyup çok çalışmalarını, tüketicilerin de az uyuyup çok alışveriş yapmalarını, ve bu isteklerine dayanak olarak bazı yoz, sözde bilimciler bulmakta da gecikmezler çünkü ne yazık ki cehalet bilimin olmasa da bilimcilerin de yok edilememiş temel sorunlarından biridir ve ne yazık ki dalkavukluk bunca bilimsel gelişmelere karşın henüz bilim alanını terk etmiş de değildir.
 
Yani çok uyku sömürgenler, kapitalistler için, az para demektir.
 
Bir de barbarlık, ilkellik vardır; az uyuyup çok yaşamaya yani çok barbarlık, çok ilkellik yapmaya kendini adamış.
 
İnsanlık anlamamakta direniyor ki az uyuyanlar savaşları, çok uyuyanlar uygarlıkları yaratırlar.
 
Düşünün; dünyadaki herkes tüm gün uyusa, hergün uyusa dünyada kötülük, suç diye birşey kalmazdı. Dinsel açıdan simgelersek uyumamak şeytana, uyumak ise meleğe denk geliyor bu durumda.
 
Neyseki(Neyse ki) uzayın güneşi varsa insanlığın da felsefesi var.
 
Yoz, nicel mantıkça uyku tembellik olarak gösterilip insanın, insanlığın, çalışmanın, emeğin, insan olmanın düşmanı olarak gösterilse de gerçekte uyku felsefeden ve bilimden sonra insanın ve insanlığın en büyük dostudur bence. Uyku yalnızca beden için değil beyin ve ruh içindir de. Bence uykunun ilk sekiz saatlik bölümü beden içindir; ondan sonraki her saati ise beyin ve ruh için yani beyini(beyni) ve ruhu geliştirmek için.
 
Uykunun bedene etkisini, yararını hemen hemen herkes bilir, tıb daha iyi bilir.
 
Ancak bilinmeyen ve savım olan şu ki uyku beyinin evrimi ve ruhun olgunlaşması, gelişmesi, evrimi için de zorunludur.
 
Uyku basit birşey değildir; her isteyen uyuyamaz, her isteyen hemen uyuyamaz, her isteyen istediği kadar uyuyamaz; dünyanın en kolay şeyi gibi görünür ancak gerçekte en zor şeylerinden biridir. Uyumanın bir zanat(zanaat) yönü vardır ki beden yönüdür; bir de sanat yönü vardır ki beyin ve ruh yönüdür ki zanat yönünü herkes becerir.
 
Uyku uyku da olsa bir de gece uykusu ve gündüz uykusu durumu ve farkı var ve bunların etkileri de, sonuçları da birbirlerinden çok farklıdır bence. Gece uykusu beden için, gündüz uykusu ise beyin ve ruh için daha iyidir bence. Neden mi? Çünkü gece herkes uyur ve beden kolayı sever; gündüz beyin, ruh ya da nefs uyumak istemez çünkü dışarıda(dışarda) güneş vardır, ışık vardır, gündüz vardır, hayat vardır, canlılık vardır, herkes vardır, herşey vardır ki bu durumda beyini ve ruhu uykuya sokmak ya da uykuda tutmak oldukça zordur; ve bunu başarabilme derecesi beyinin ve ruhun gücünü gösterir yani beyin ve ruh gündüze karşı daha çok direnmek, çabalamak zorundadır ki bunu her beyin ve her ruh beceremez. Sabah oldu diye, gündüz oldu diye uykudan kalkmak kolaydır, bedensel bir iştir, bir nefs işidir, bir kendiliğindelik işidir ancak bu duruma karşı direnmek, ilgisizleşmek, duyarsızlaşmak, önemsizlik beyin ve ruh işidir yani zeka ve akıl işidir yani gündüze uymamaya karşı direnmek, uykuda kalmak için direnmek büyük bir zeka(anlak) ve akıl(us) gerektirir ve daha da büyük bir zekaya ve akıla ulaşması yolunda zekayı ve akılı zorlar ve onları böylece geliştirir ki bu da beyinin ve ruhun da gelişmesidir. Yani yalnızca beden için uyumak, yalnızca geceleri uyumak, sabah oldu diye kalkmak, gündüz oldu diye uyumamak insanı robota, mekaniğe, niceliğe, nesneliğe, maddeye çevirir ki sömürgen düzenlerin ve barbarlık düzenlerinin de istediği işte böyle bir insan ve toplum türüdür ki onlar insanları sürekli az uyumaya, sürekli sokağa, sürekli bedene, sürekli maddeye, daha çok uyanık tutmak için sürekli sıpor(spor), eğlence, şenlik gibi şeylere çağırırlar. 
 
Gece uykusu beden içindir, nicelik içindir, maddeye yani bedene yenilmektir; gündüz uykusu ise beyin, ruh, nitelik içindir, maddeyi yani bedeni yani bedenin çağrılarını yenmektir bence.
 
Bilim ve insanlık birgün bunu anlayacak ve günlük çalışma saati 4 saati geçmeyecektir bence.
 
Dibçik(Dipçik) gibi robotlar görmektense uykulu alimler görmek yeğdir bence.
 
Halklara sürekli 'Uyan ey halk, uyan ey halk!' diyenleri hiç anlamıyorum ben çünkü zaten halklar hiç uyumuyorlar, hiç uyutulmuyorlarki(uyutulmuyorlar ki); ah bir uyuyabilseler hergün gecegündüz, belki alimliğe yönelirler bile.
 
Bence insanlığın hoplayıp zıplayıp duran değil uyuyan bir insanlığa gereksinimi var. İşte bundan 1400 yıl önce ne güzel, ne doğru demiş, onca yokluk, yoksunluk, kıtlık içinde hadis: 'Alimin uykusu bile cahilin ibadetinden hayırlıdır; fitne zamanı bol bol uyuyun' diye.
 
Köleler ve askerler uyumazlar; demek ki ya köle ya asker bir toplum, insanlık, dünya istiyorlar.
 
Bence insanlık gece en az sekiz saat, gündüz de en az dört saat uyumalı ve bol bol kitap okumalı; senesine varmaz kendilerinde alimlik hisleri(duyguları) algılamaya, yaşamaya başlarlar. İşinize gelir mi ey sömürgenler, ey barbarlar, ey ilkeller? Gelmez de mi, gelmez. Herkes alim olursa kimi sömüreceksiniz, kimi kandıracaksınız, kimi aldatacaksınız, kimi kullanacaksınız değil mi?
 
Yalan ve çirkin bir dünyada yaşamaktansa yalan ancak güzel rüyalarda yaşamak yeğdir bence.
 
Evden çıkmayın; bol bol kitap okuyun ve bol bol uyuyun; sömürgenler, barbarlar, ilkeller, avcılar delirsinler, çıldırsınlar.
 
Gece uykusu dünyaya boyun eğmektir; gündüz uykusu dünyaya direnmektir ki gündüz uykusu herşeyden önce bu yüzden beyini, ruhu, kişiliği, hayatı, toplumları, insanlığı geliştirir bence.
 
 
Necdet Gürçiftçi
Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi
İnternette yayınlandığı zaman: 2.1.16/05.39